Silivri, İstanbul’un üvey ilçesi mi?

Hİç unutmam “Bunca yıldır Sırbistan Belediyesi muamelesi gördüğümüzü anlatmak istemiyorum” demişti Özcan Işıklar birkaç ay evvelki bir belediye meclis toplantısında. Anlamı ise çok açık değil mi? İBB, Silivri Belediyesi'ne kol kanat germiyor, sahip çıkmıyor, hiçbir şekilde destek vermediği gibi bir de imkânlar olanak verdiğince icraatlarına da köstek oluyor. İBB Silivri'yi ötekileştiriyor, başkalaştırıyor. Neden? Çünkü Silivri Belediyesi'nin suçu büyük, hatta en büyüğünden! Silivri Belediyesi CHP'li! Ne büyük suç değil mi efendim? Adeta skandal!
AK Parti'nin başyapıtı olan ötekileştirme, kutuplaştırma çalışmaları İBB bünyesinde de son hızla sürdüğü pek bilinen bir dedikodu. İBB'nin Silivri'ye toplu taşımayla ilgili çıkardığı zorlukları zaten daha önceki köşe yazılarımda da belirtmiştim. Geçen seneler boyunca iyice sarpa sarıp resmen yılan hikâyesine dönen Boğulca Deresi mevzusu da zaten hala daha Silivri için kanayan bir yara. Peki, İSKİ'nin onca ay dururken Silivri sokaklarını kazıp köstebek yuvasına çevirmek (ve öylece bırakmak) için yaz aylarını tercih etmesinin altında art niyet değil de ne arayalım? Bildiğiniz gibi Silivri yazlık bir bölge ve yaz aylarında nüfusu neredeyse 2-3 katına çıkıyor. Yani altyapı çalışmaları(!) gerçekleştirmek için yaz aylarından daha kötü bir tercih yapılamaz. Ancak nedense İSKİ, Silivri'de bu çalışmaları yapmak için hep yaz aylarını tercih ediyor. Ayrıca bu çalışmalar hiç bitmiyor, senelerdir sürüyor. Ne altyapıymış arkadaş…
Özellikle Mimar Sinan Mahallesi'ndeki rezalete değinmek istiyorum. İSKİ Mimar Sinan Mahallesi'nin Kumluk Mevkii olarak bilinen bölümlerini öyle bir kazıp bırakmış ki mahalleye girip çıkabilmeniz için adeta Survivor parkurlarındaymışçasına mücadele vermeniz gerekiyor. Bu çalışma alanlarında hiçbir güvenlik önleminin bulunmaması da çabası. Ne bir güvenlik bandı ne de doğru düzgün tabela var… Bunların akıllanması için illa bir facianın mı yaşanması gerekiyor? Allah korusu, illa küçük bir çocuğun o pislik çukurlarından birine düşüp can vermesi mi gerekiyor? Ayıp yahu…
İşin kötüsü cehaletten mi ilgisizliklerinden mi bilinmez ama bazı insanlar bu çalışmaları(!) gerçekleştirenin Silivri Belediyesi olduğunu sanıp bilhassa Özcan Işıklar'a demediklerini bırakmıyorlar. Geçen gün Klassis minibüsündeydim kadının biri kazılmış yollar yüzünden zikzaklar çizerek ilerleyen minibüsten rahatsız olup aynen şu cümleleri sarf etti “Silivri Belediyesi bu yolları kazıp bırakarak rezil etti. Özcan bu işi yapamıyor. Bir daha ona oy atarsak bize yazıklar olsun!” Gel de şimdi o kadına bunları yapanın Silivri Belediyesi değil de İBB olduğunu açıkla! Silivri Belediyesi halka neden böyle eziyet etsin? Bu resmen kendi topuğuna kurşun sıkmak olmaz mı? Ben Işıklar'ın yerine olsam alırdım elime mikrofonu, meydanlara çıkarak “Bu zulmü size ben yapmıyorum! İBB bizlere eziyet etmek için mahsus yapıyor!” diye bas bas bağırırdım. Hatta toplardım CHP Silivri İlçe Örgütü'nü, o rezil durumdaki bölgelerin önünde “Bir çalışma başlatıyorsan, tamamla” eylemi dahi yapardım. Işıklar'ın bunları neden yapmadığını, İBB'nin zulümleriyle kendisinin ve Silivri Belediyesi'nin bir ilgisi olmadığını açıklamak için neden çaba göstermediğini inanın hiç anlamıyorum. İnsanlar bu zulümlerin sorumlusunu Işıklar sanarken, susması kesinlikle onun yararına olmuyor…
Keşke Silivri'ye eziyet etmeye ant içtiği iddia edilen sadece İBB olsa. İstanbul Valiliği'nin de inanın İBB'den aşağı kalır yanı yok gibi görünüyor. "Kadroları baştan aşağı AK Parti sempatizanlarıyla ile dolu olduğu iddia edilen bu kamu kuruluşu da “CHP'li Silivri'ye eziyet etmek için elini taşın altına koymaktan geri durmuyor” şeklinde düşünüyor millet. Belki de haklıdırlar… Piri Mehmet Paşa Camii'nin restorasyonu görevini normalden çok daha uzun bir sürede tamamlayan valilik hakkında “Restorasyon başladığı sene doğan çocukları bittiği sene ilkokula yazdırdık” şeklinde espriler dahi yapıldı. Yine Silivri'nin en kıymetli kültür miraslarından biri olan tarihi Mimar Sinan Köprüsü'nün restorasyonu görevini de adeta fiyasko bir şekilde sürdüren (?) valilik bu konuna da çok eleştiri aldı ve almaya devam ediyor. “Mimar Sinan köprüyü restorasyon süresinden kısa sürede inşa etmiştir” dahi denildi. Yıllardır kapalı olduğu halde bir çivi dahi çakılmayan köprünün yeniden kullanıma açılacağı günü Silivri halkı umutsuzlukla bekliyor…
İlçe emniyet müdürlüğünün de Silivri halkını yıldırma operasyonunda görevini elbette etkin bir şekilde yerine getirdiği iddiası da halkın ağzında. Mütemadiyen E5 karayolunun “Bölge Trafik” olarak bilinen noktasında çevirme yapan polis, trafiği sürekli felç ediyor. Hayır, yani aramaların da göstermelik olduğu o kadar belli ki… 20 arabadan yalnızca 1 tanesini falan çeviren polis, trafiği felç edip şoförleri resmen kanser ediyor. O yolda çevirme olduğu artık sağır sultanların bile malumu. Kaçak bir iş çevirecek olsam elbette alternatif yollardan geçip şehir içine girerdim. Gerçi onu da yapamayalım diye İSKİ her yaz bir bahane bulup Bölge Trafik'in alternatif yolu olan Mimar Sinan Mahallesi'nin yollarını delik deşik ediyor. Onu da geçtim, Silivri İstanbul'un gümrük kapısı mı be güzel kardeşim? Nedir bu yani her gün her gün çevirme? İstanbul'a girmeye çalışan terörist mi arıyorsunuz? Uyuşturucu ticareti yapanları mı arıyorsunuz? Onlar İstanbul'a Trakya'dan mı geliyor zannediyorsunuz? Edirneli, Tekirdağlı mı bu teröristler? Yapmayın, güldürmeyin beni…
İnsan resmen “Tüm bu kurumlar el ele vermiş, CHP'yi seçen Silivri halkını yıldırmaya mı çalışıyor?” diye düşünmeden edemiyor. Bir ilçenin her konuda böyle talihsizlikler yaşaması başka ne türlü açıklanabilir ki yoksa?
Sizin anlayacağınız İBB ve valilik el ele vermiş, AK Parti'ye geçit vermeyen Silivri'ye eziyet ediyorlar şeklinde düşünüyor herkes. Durumu değerlendirmek size kalmış. Bilhassa İBB geçtiğimiz Ramazan ayı boyunca iftar yemekleri tertip edip gövde gösterisi yapmayı çok iyi bildi. Bu iftarlarda hep “Çalışıyoruuuuz, hizmet ediyoruuuuuuz!” diye çığırdılar mütemadiyen. O kadar iftar yemeği tertip edip göz boyamaya çalışacağınıza göreviniz olan Boğulca'nın ıslahını tamamlasaydınız bunca senede. Millet o kadar sürede bırakın dere ıslah etmeyi çocuk, torun sahibi dahi olur. Pek becerikli İSKİ düzgün bir altyapı çalışması gerçekleştirip ilçemizi son haftalarda artarda vuran sel felaketlerinin önünü kapasaydı ne güzel oldurdu diye düşünmeden de edemiyor tabi insan değil mi? Silivri neden bilhassa İBB tarafından bunca hizmetten mahrum bırakılıyor? Bunlar kasten mi yapılıyor? Silivri, İstanbul'un üvey ilçesi de biz mi bilmiyoruz? Bakalım daha neler göreceğiz… Bu gözler İSKİ'nin mahvettiği yolları yetki alanında olmamasına rağmen tamir eden cefakâr bir Silivri Belediyesi dahi gördü.
Ötesi var mı?

  1. Muzaffer Kundu Muzaffer Kundu

    Bu adamlar 1993 ten beri istanbul da yonetimde,bunu silivri de belediye yonetimine talip herkes bilir,mesele bunlarin silivri de yaptiklari islerin sorgulanamamasi hesap sorulamamasi cok rahat her tarafa is yapiyoz diye daliyolar,silivri belediyesinin hic yetkisi yok mu,kanuni bir sorumlulugu yok mu,halk niye belediye seciyor silivri de,bu konuda acaba gorev ve sorumluluklarini tam anlamiyla yerine getiriyormu silivri belediyesi,yoksa isin kolayi ibb bize engel is yaptirmiyor cal babam oyna,bilerek geldiniz onlemleriniz neydi,silivri de sorun azalacagina artiyor,laf degil is istiyor silivri.

YORUM YAP