Ferhan Tezcan

TEDESCO NEDEN OLMADI!

Rudi Assauer, Alman futbolunun önemli isimlerinden biriydi. Werder Bremen ile 1962 yılında Alman futboluna giriş yapmış ve daha sonra da Schalke 04'te kendisine olan hayranlarının sayısını artırmıştı. Hem akıllı hem de nüktedan bir kişiliğe sahipti.

Yakın bir tarihte, uzun süredir uğraştığı kansere yenik düştü ve hayata veda etti. Ölümü bütün Almanya'yı yasa boğdu. Schalke'nin bulunduğu Gelsenkirchen kenti ise bu ölümü derinden hissetti.

Kilisedeki törende Domenico Tedesco da vardı. Bu İtalyan asıllı hoca, o sıralarda Schalke 04'ü çalıştırıyordu. Almanya'nın gelecek vadeden hocalarından biri olarak kabul ediliyordu.

Tedesco, Schalke'nin ardından Roberto Martinez'den mutlu olmayan Belçika Milli Takımı'nın başına geçti. Yaklaşık iki yıl Belçika Milli Takımı'nın hocalığını yaptı. Ancak orada da bazı sorunlar yaşadı. Mesela hâlen Real Madrid kalesini koruyan Courtois ile bir “kişilik savaşı”na girdi. Bu ikili arasındaki savaş fazla uzun sürmedi ve Tedesco tekrar Almanya'ya döndü.

Almanya'da Nagelsmann'ın başını çektiği umut vadeden hocalar sıralamasındaki yerini kaybetmedi.

Sakin bir hocaydı. Ne hakemlerle ne de rakip takımlarla uğraşırdı. Önüne bakar ve yoluna giderdi. Ama öyle bir inadı vardı ki, sormayın gitsin. Kafasına bir şeyi taktığında kimse onu etkileyemezdi. Fenerbahçe'de olduğu gibi.

Avrupa futbolu ile Türk futbolu arasındaki fark şudur: Türkler lig ikinciliğini hiç benimsemezler. Takımları mutlaka şampiyon olmalıdır. Avrupa'da ise durum farklıdır. “Ne olacak, üçüncü de olabiliriz” derler.

Derler de gel bunu bizimkilere anlat.

Tedesco ayrıldıktan sonra şunları söyledi:
“Hayret... İki gün önce kulüpte sözleşmemi nasıl uzatabiliriz diye konuşuyorduk. Şaşırdım.”

Tedesco için “Karagümrük maçı sonrası gönderilmeliydi” diyenler de var. Peki, Tedesco'nun yanlışları nelerdi?

Önce derbi maçında Talisca'ya penaltı attırmamak. Orta sahaya İsmail ile başlamak. Nene ve Şerif'i yedek soyundurmak. Kalecinin iyi çalışmadığını fark edememek. Türk oyuncular konusundaki önyargıdan kurtulamamak. Devre arasında santrfor alamıyorsan, hiç olmazsa Cenk Tosun'u takımda tutmak. Oğuz'a, Yiğit'e şans vermek.

Daha yazacaklarımız var ama sayfalar yetmez.

Ben bir Galatasaraylıyım. Oğlum Fenerbahçeli. Biz birbirimize düşman olamayız. Gerçekten bu sezon Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını istedim. Ama onlar getirip Galatasaray'a altın tepside sundular. Maalesef yine seneye kaldı.

Hayırlısı olsun.

Hoşça kalın…

YORUM YAP