Önceki yazımızda Belediye Futbol Akademisinin Silivri'nin sporcu potansiyeli ve sporcu üretim politikalarına etkisi katkısından bahsetmiştik…
Bu konuda başka iyi örnekler yok mu?
Tabii ki var.
Örneğin diğer kulüpler kadar ilgi destek görmeyen, sahası bile elinden alınan zor şartlar ve kısıtlı imkanlara rağmen mahallenin çocuklarını spora teşvik eden futbolu sevdiren ve yaş gruplarında İstanbul Finalleri, Türkiye Finalleri oynayan Mimarsinanspor Kulübü var…
Rahmetli Nedim hocanın açtığı yola dönerek altyapıyı tekrar hatırlayan yaş gruplarında kız, erkek futbol takımlarıyla çocukları sporla buluşturan Gümüşyakaspor Kulübü var…
Bunlar Belediye Akademisi gibi hizmet amaçlı üretim odaklı çalışanlar. Birde özel ve ücretli olduğu için fizyoterapist, diyetisyen, mentör eşliğinde biraz daha profesyonelce çalışan Çatalca Orkun Koçak Akademisi var…
Mimarsinan Kulübü pedagojik formasyon almış eğitimli, bilgili aynı zamanda beden eğitimi öğretmeni ve futbolculuk geçmişi olan Selçuk Yılmaz ile çalışıyor…
Gümüşyaka Kulübü yenilikleri, seminerleri yakından takip ederek kendini sürekli güncelleyen ve yaş gruplarında Milli takımlar bölge antrenörü olan ve futboldan gelen Seyhan Küçük ile çalışıyor…
Orkun Koçak'ta futboldan gelme teknik anlamda kendini geliştirmiş kurduğu akademide ekip çalışmasıyla örnek teşkil ediyor…
Şampiyonluklar, madalyalar tabii ki önemlidir ama özellikle altyapılarda esas olan spor ahlakı, spor kültürü gelişmiş, sağlıklı, disiplinli, centilmen, sportmen bir nesil yetiştirmektir. Zira oralarda bir karakter oluşuyor. Kimin yönettiği kimin çalıştırdığı onun için önemlidir…
Dolayısıyla geçmişte antrenör olarak çalıştığımız eski oyuncularımızın çalışmalarını, çocuklara katkılarını gururla keyifle takip ediyoruz.
Atatürk yaklaşık yüz yıl önce sanatla bağı kopmuş toplumların hayat damarlarından biri kopmuş sayılır demiş, buna bir de sporu etlerseniz sonuç akran zorbalığı, şiddet, Urfa, Maraş katliamları olaylarla karşımıza çıkıyor.
Böyle olaylarla karşılaşınca sanatsal aktivitelerin sportif faaliyetlerin önemi değeri daha iyi anlaşılıyor olmalı…
Bu çalışmaların kısa vadeli kişisel çıkar değil uzun vadeli toplumsal yarar gözetilerek yapılmasında fayda var.
Bu arada sezonun bitmesiyle birlikte Silivrispor'da yine yeni bir genel kurul kararı alınmış.
Adaylarla ilgili rivayetler muhtelif mali tablo pek parlak değilmiş.. Kim kalırsa kalsın, kim gelirse gelsin öncelikle bahis dalgasıyla karaya oturmuş gemiyi tekrar yüzdürerek sağ salim limana yanaştıran bizim çocukların hakları teslim edilmeli, takımı aldıkları durumla getirdikleri nokta son derece başarılı iş yaptıklarını gösteriyor.
Bu da kulüp için çıkış ya da kurtuluş reçetesi bizim çocuklarda demektir…






