Her kulübün kendine has bir tarihi bir hikayesi vardır.
Kuruluşundan itibaren görev yapanların fikirleri, tutum ve davranışları, bakış açıları, her türlü olay ve sonuçlara verdikleri kabul edilebilir tepkiler o kulübe sempati duyulması insanların kendi yaşam felsefelerine yakın gördüğü kulübe karşı aidiyet duygusu hissetmesini sağlar…
Tabii ki şampiyonluklar da değerleriyle uyumlu bir takım kültürünün oluşturulması geliştirilmesindedir…
Katıldığınız kulübün tarihini hikayesini bilmek ona göre davranmak gerekir.
Mesela ben Silivrispor'a gelmeden önce kulübün hikayesini Şerafettin Arda'yı, Ahmet Dağlı'yı, Akgün Silivrili'yi, Öner Abiyi, Çevik Abiyi, Mustafa Cambaz'ı, Necati hocayı biliyordum.
Geldim, Selami Değirmenci'yi tanıdım.
Bir çok yönetici antrenör, oyuncu gördüm.
O zamanlar herkesin kulübün eskisiyle, yaşlısıyla, genciyle tabanıyla bağı bağlantısı vardı. Özellikle başkan Selami Değirmenci'nin desteğiyle bu bağı güçlendirmek için çok çaba sarf ettik.
Ancak bizim olduğumuz yönetim bu takımı çıkarır sevdasıyla transfer odaklı skora endeksli, şampiyonluk peşinde koşanları ikna edemedik…
BU arada takım birkaç kere çıktı düştü ama kulübün standartları hiçbir zaman yükselmedi aksine eridi…
Bizim zamanımızda antrenörler, bazı oyuncular sezonu tamamlayamazdı, artık başkanlar, yöneticiler sezonu tamamlayamamış hale geldi…
Çalışan kulübün üyesini, eskisini tanımıyor, oyuncuların aidiyet duygusu sözleşme bedeli ve süresine göre değişiyor. Kulübün maddi kaynaklarını tüketenler kulübün manevi değerlerini umursamıyorsa gelinen nokta sürpriz değildir…
Kulağımıza gelen bazı artçı sarsıntılar yeni bir depremin öncüsü olabilir.
Eğer doğruysa ve mümkünse önce kulübün vizyonu misyonu tekrar gözden geçirilerek başkan, yönetici, antrenör, oyuncu, çalışan, üye profili yeniden ele alınmalı ve kulüp dönebiliyorsa kuruluş ayarlarına dönmeli.
Tüketerek değil üreterek ayakta kalınabileceği görülmeli…
Kulüplere aktarılan kaynakların etkisi var mıdır bilmiyorum, belediye başkanının tutuklanması tüm kulüplerin faaliyetlerini aksatacaktır ama aslında bizim olduğumuz yönetim bu takımı çıkartır demenin tam zamanı!
Hadi bakalım, pamuk eller cebe!
Dolayısıyla bugün hesaplaşılması gerekenler kişiler değil anlayışlardır…
Aksi halde değişen sadece isimler oluyor, sorunlar ise hep aynı kalıyor.
Eğer bu kulüp yeniden ayağa kalkacaksa bunun yolu geçmişten ders alıp geleceği inşaa etmekten geçiyor.
Çünkü gerçek başarı kupalarla değil sağlam temeller üzerine kurulan bir kulüp kültürüyle kalıcı olur…






