Salı sabahı Doruk Bulut'un gözaltına alındığı haberi gelince ilk başta tarafına yöneltilen suçlamalar belli değildi.
İlk anda akla, Halk TV ve CHP'nin önde gelen isimlerine yönelik yürütülen soruşturmalar geldi.
Silivri Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında olduğu açıklanınca pek çok kişi ile şaşkınlığımızı paylaştık. Çünkü Silivri'de siyaseti takip eden herkes Doruk Bulut ile Bora Balcıoğlu arasındaki soğuk savaşı çok iyi bilir. Bulut, bir şey istese Balcıoğlu'nun yapacağı varsa da yapmaktan vazgeçer. İki isim arasında uzun süredir siyasi bir mesafe ve rekabet bulunduğu herkesin malumu.
Aralarındaki rekabet ve ilişkiye dair Bulut'un tutuklanmasından sonra ne Başkan Bora Balcıoğlu ne de yerine vekalet eden Yalçın Ekici hesaplarından bir destek paylaşımı yapılmamasına bakabilir. Sosyal medya hesaplarında 'hikâye'ye koydukları destek buluşma çağrısı görselini dilediğiniz kadar anlamlandırabilirsiniz tabi.
Uzun lafın kısası Silivri Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında CHP İlçe Başkanı Doruk Bulut'un tutuklanması çok garip bir gelişme olarak kayda geçti. Şu aşamada söylenebilecek tek şey, geçmiş olsun dileğinde bulunmak ve adaletin en kısa sürede tecelli etmesini temenni etmek.
Bulut'un tutuklanmasıyla birlikte Özgür Özel çizgisinin Silivri'deki en görünür siyasi aktörü de fiilen devre dışı kaldı. CHP'den ayrılarak Özgür Özel'le birlikte yeni bir siyasi oluşum kurması beklenen isimlerin Silivri'de kimin liderliğinde yol yürüyeceği de artık büyük bir soru işareti.
Doruk Bulut'un tutuklanması, Bora Balcıoğlu'nun ise cezaevinde bulunması nedeniyle CHP, Silivri'de hem belediye yönetiminde hem de örgütsel yapıda en önemli aktörlerinden yoksun kaldı.
Endişenin hakim olduğu, krizler silsilesinin yaşandığı bu durumu yönetmek ve atlatmak kolay bir mesele değil kuşkusuz. Ama gerek yönetimsel anlamda üstlenilen sorumluluk, gerekse politik açıdan halkın gelecek umudunu diri tutmak bakımından CHP ve ondan kopanların zaman kaybetmeden organize olması gerekiyor.
Tutuklu Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, CHP'de kalacağını ilan etmişti. Meclis üyeleri de aynı eğilim içinde. Özgür Özel'in kuracağı partiyi Silivri'de kim kurar, nasıl ekip oluşturur zaman gösterecek. Şartlar göz önünde bulundurulduğunda ve Bulut'un yokluğunda ‘Değişimcilerin' işi zorlaştıkça zorlaşıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönetiminde CHP Silivri İlçe Başkanlığını üstlenecek Başkan ve yönetimin işi kolay mı? Özel kanadı kadar olmasa da onları da dikensiz gül bahçesi beklemiyor. Atanacak ismin kim olacağı ve ayrıca nasıl hareket edeceği de çok önemli.
Bu tatsız hatta yer yer acı, sevimsiz ve renksiz günlerin sonunda dilerim adalet kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tecelli eder, dağılmamızı toparlayacak irade hakim olur.
CHP ve şimdilerde ondan ayrılarak yeni bir yola girmeye hazırlananlar Silivri siyasetinde azımsanmayacak bir ağırlığa sahip. İlçemizde onlarca yıldır siyaset sahnesi bu Sol geleneği merkezine alarak varlığını sürdürdü. Siyasetçilerimiz politikalarıyla temel taşları yeniden dizerken dengemizi büsbütün bozmamaya özen gösterir umarım.
Kurmaya soyundukları yeni yapı çökerse altında sadece seçmenlerinin umutları olmaz, başaramayan siyasetçiler de gömülür.
Bu arada çatışma sadece CHP'de yok, bütün partilerde var ama iç meselelerini yönetme tarzı fark yaratıyor.
Silivri'ye dönecek olursak; Silivri Belediyesi ve CHP ile yeni parti ekseninde toparlanmak şart. Hatta olağanüstü hal minvalinde bir çeki düzen gerektiğini söylemeden geçemeyeceğim. Silivri siyasetinde artık kişisel hesapların değil, kurumsal aklın devreye girmesi gerekiyor. Aksi halde bu krizin bedelini sadece CHP değil, Silivri ödeyecek.






