Sevginar Sali

Biz geride kalırken, onlar ilerledi

Değerlendirecek konular birikince “Nereden başlasam, nasıl anlatsam?” oldum.
Geçen hafta 2009-2019 dönemi CHP'li Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar ile yerel, genel gündem ve Silivri'de yaşananlar üzerine bir değerlendirmede bulunduk. Işıklar'a görevdeyken de çok söylemişliğim vardır; ‘Yavaş ilerle yetişemiyoruz sana. Yönettiğin toplum ile bağlantın zayıflıyor' diye. Çok okur, kendisini fikir bazında geliştirmekten, geleceği anlamlandırma çabasından bir an olsun geri durmaz.

Cumartesi günü de İstanbul'daydık. 2019-2024 dönemi Silivri Belediye Başkanı olan Volkan Yılmaz'ın MHP'nin seçilmiş İstanbul İl Başkanı olduğu kongreye katıldık. “MHP bitti” diyenlere oldukça net bir yanıt vardı kongrede. Öncekilerine hiç katılmadığım için bir kıyas yapamayacağım. Ancak pek çok siyasi toplantı izlemiş biri olarak Yılmaz'ın kalabalıkları heyecanlandırma, coşturma kabiliyetine pek az siyasetçinin haiz olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. MHP en zorlu politik virajlarından birindeyken hem de İstanbul teşkilatında bu etkiyi uyandırmak emin olun kolay olmamıştır. Yılmaz'ı biraz yakından tanıma fırsatı olanlar okyanusları aşıp, derelerde boğulma potansiyeline de aşinadır. İmkânsızı verin başarsın, kolayı verin başarısız olsun.
İstanbul'da beş ayda sıkı bir iş çıkardığı ortada. Teşkilatçılık; partinin her kademesinde görev yapmış olmasından, İstanbul konularına hâkimiyeti 5 yıl boyunca MHP'nin İBB Grup Başkanlığını da üstlenmesinden sebep etkisini ziyadesiyle hissettiriyor.
Sadece Silivri deyince içinde dinmeyen bir sızı olduğu hissediliyor. Defaten üstlendiği milletvekili adaylıklarını düşününce takıldığı şeyin basit bir seçim kaybı olmadığını sanıyorum. Çok uzak geçmişi bilmiyorum ama Silivri Belediye Başkan Adayı olmadan önceki son milletvekili seçiminde ilçemizin oy potansiyelinde olağanüstü etki olmasa da seçmen kitlesinin gönlünde ciddi bir yer ettiğini söyleyebilirim. Kendisine TBMM'nin değil ilçemizde yerel iktidar yollarını açan bu aşamada da, Silivri Belediye Başkanıyken ve kaybettiğinde, bugün MHP İstanbul İl Başkanlığında da seven, sevmeyen aynı şeyi söylüyor: “Daha yüksek makamlara layık.”
‘Seven, sevmeyen' ayrımına özel bir parantez açmak zorundayım. Çünkü Yılmaz'ın başka bir temel özelliğini es geçemiyoruz. Çoğunlukta oy kaygısından oldukça bağımsız tıpkı bürokrat gibi düşünüp davranıyor. Bu yüzden siyasetçi olduğunu hiç hatırlıyor mu bilmiyorum? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin “Önce devletim ve milletim sonra partim ve ben” mottosunun ilk kısmına olağanüstü sadakati siyasette önemli bir kesimde “Volkan Yılmaz'a rağmen Volkan Yılmaz'ı desteklemek” durumunu oluşturuyor. (Tanım için teşekkürümün sahibi bu satırları okursa üzerine alsın lütfen.)
Bir kişisel gelişimci arkadaşım söylemişti: “Bir kişide sizi rahatsız eden ne varsa onda çok olduğu için değil. Sizde az olduğundandır.” Büyük bir çoğunluğun kendi derdine düştüğü toplumda “önce devlet, millet” diyen bir siyasetçinin kişisel ikbalini konuşmayı sürdürmekte bu noktada güçlük çekiyorum.
Ama şu bir gerçek ki Işıklar düşünceleri, Yılmaz yaptıkları ile Silivri'de başardıklarının çok ötesine geçti. Göz ardı edilmeyecek bir potansiyele sahipken Silivri'de ise en net gözlenen gelişme geri düşmek. Sahip olduğundan, gördüğünden, bildiğinden geride kalmak. Biz sadece ilerleyemiyor değiliz. Bariz bir biçimde süratle geriye gidiyoruz.
Uzun lafın kısası seçmediklerimizden pek bir şey eksilmemiş, hatta bildiklerinin, gördüklerinin, etkilerinin üzerine koymuşlar. Bence bunu bir sonraki seçimlere kadar iyice bir düşünelim.

Işıklar'a Ankara hedefinde başarılar diliyorum; CHP'nin bunu Silivri'ye borçlu olduğu hatırlatmasıyla.
Yılmaz, daha dün üç yıllığına MHP İstanbul İl Başkanı seçildi. Hayırlı, uğurlu, yolu, bahtı açık olsun.
Silivri'nin de Allah yardımcısı olsun.

 

YORUM YAP