2024 yerel seçimlerinde Bora Balcıoğlu yaklaşık 16 bin oy farkıyla kazandı. Bu fark, yalnızca aday performansıyla açıklanabilecek bir tablo değildi.
O seçimde Türkiye genelindeki siyasi iklim, ekonomik şartlar, genel iktidara yönelik tepki oyları, Silivri'nin uzun yıllardır merkez solda şekillenen sosyolojisi, Cumhur İttifakı içindeki yerel dengeler hep birlikte sonucu belirledi.
Volkan Yılmaz'ın belediyeciliğine yönelik memnuniyetin bulunmasına rağmen seçimin kaybedilmiş olması da bunun göstergesi olarak okunabilir. Yani seçmen o gün belediyeciliği değil, daha çok genel siyaseti oyladı.
Bora Balcıoğlu'nun adaylık sürecine bakıldığında en güçlü söylemi;"Silivri ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında uyum" mesajıydı. Kampanyanın merkezinde güçlü kadrolar, büyük vizyon projeleri, yeni yatırım modelleri yer almıyordu. En önemli argüman;"İBB ile aynı siyasi anlayışta belediye."fikriydi. Seçmen de bunun ilçeye daha fazla yatırım getireceğini düşündü. Ancak seçimden kısa süre sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik başlayan soruşturmalar ve yaşanan süreç, bu beklentiyi önemli ölçüde değiştirdi.
Bu noktadan sonra seçmenin değerlendirmesi ister istemez;"Kim hangi partiden?"sorusundan ziyade,"Kim hizmet üretti?"noktasına kaymaya başlıyor.
Bora Balcıoğlu'nun tutuklanması elbette devam eden adli sürecin konusu. Bu konuda yargı süreci tamamlanmadan hüküm vermek doğru olmaz.Ancak siyaset açısından ortaya çıkan gerçek şu: Silivri Belediyesi yaklaşık iki aydır olağanüstü bir şekilde yönetiyor.Bu durum doğal olarak belediyenin hizmet gündemini ikinci plana itti.
Siyasette ise boşluklar uzun süre boş kalmıyor.
Volkan Yılmaz'ın son Silivri programına bakıldığında aslında tamamen doğal görünen ziyaretlerden oluşuyor. Bunların her biri tek başına sıradan siyasi temaslar.Ancak koşullar nedeniyle anlamları değişiyor.Çünkü bugün Silivri'de güçlü bir belediye figürü görünürlüğü bulunmuyor.Bu ortamda Volkan Yılmaz'ın sahada görünmesi, ister istemez seçmenin hafızasında önceki dönemle bugünkü dönemin kıyaslanmasına yol açıyor.
BU BİR "ERKEN ADAYLIK" GÖRÜNTÜSÜ MÜ?
Bunu söylemek için erken. Çünkü ortada açıklanmış bir adaylık yok. Fakat siyaset yalnızca seçim döneminde yapılmıyor. Özellikle il başkanlığı görevine yükselmiş bir ismin ilçede görünür olması son derece doğal. Ancak Silivri açısından bunun farklı bir etkisi oluşuyor.Çünkü Volkan Yılmaz sadece MHP İstanbul İl Başkanı değil.Silivri'nin son Cumhur İttifakı belediye başkanı. 2029 ile ilgili adaylığı değerlendirme potasında yer alan en güçlü isimlerden biri. Dolayısıyla yaptığı her ziyaret, eski belediye başkanı kimliğiyle de gelecek dönem adayı olarak da okunuyor.
Siyasette nostalji önemli bir sermayedir. Bir siyasetçinin görevden ayrıldıktan sonra ziyaretlerinde en çok konuşulan konu geçmişte yaptığı hizmetler olmaya başlıyorsa, bu seçmen hafızasının yeniden çalışmaya başladığını gösterir.
Bu, tek başına seçim sonucu doğurmaz. Ama siyasetin yön değiştirmeye başladığının önemli işaretlerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Bugün Silivri'de yaşanan tablo, aslında hizmet ile beklentinin yeniden karşılaştırıldığı bir dönemdir.2024 seçiminde seçmen büyük ölçüde siyasi atmosferi oyladı. Aradan geçen sürede ise ilçede yatırım beklentilerinin karşılanamaması, İBB desteğinin beklenen ölçüde hissedilememesi ve belediyeye yönelik adli süreçler, değerlendirme ölçütlerini değiştirmeye başladı.
Bu nedenle Volkan Yılmaz'ın Silivri'deki her ziyareti yalnızca bir taziye, nezaket ya da esnaf programı olarak okunmuyor; aynı zamanda önceki dönem belediyeciliğinin yeniden hatırlandığı bir siyasi zemine dönüşüyor. Bunun bugünden yarına bir seçim sonucuna dönüşeceğini söylemek mümkün değildir. Ancak Silivri siyasetinde gündemin yeniden "kim kazandı?" sorusundan "kim hizmet üretti?" sorusuna evrilmeye başladığını söylemek, mevcut tabloya bakıldığında makul bir siyasi değerlendirme olarak öne çıkıyor.






