Silivri Belediye Meclisi'nin olağanüstü toplantısında açıklanan rakamlardan, siyasi atışmalardan ve karşılıklı suçlamalardan geriye acı bir gerçek kaldı: Silivri Belediyesi ciddi bir mali krizle karşı karşıya.
Belediye ile EZGİ AŞ'nin toplam kamu borcu yaklaşık 2 milyar 281 milyon liraya ulaşmış durumda.
Peki, bu borcun ne kadarı geçmiş dönemlerden kaldı, ne kadarı mevcut dönemde oluştu?
Mecliste yapılan açıklamaya göre Bora Balcıoğlu yönetimi göreve geldiğinde geçmiş dönemden devralınan kamu borcu yaklaşık 301 milyon liraydı. Bugün açıklanan toplam borç ise 2 milyar 281 milyon lira. Önceki dönemden devir alınan borç konusunda belirtmemiz gereken önemli bir husus var. 2019-2024 dönemi Silivri Belediyesi tarihinde ayrıcalıklı bir yere sahip. Volkan Yılmaz yönetiminin, kendi dönemindeki kamu borçlarının tamamını zamanında ödediği ve belediyeyi bir kuruş dahi borçlandırmadığı yakın geçmişimizden biliniyor. Üstelik bunu ne seçim döneminde ne de yönetimde bulunduğu süre boyunca “Kimse bana belediyenin borcunu sormadı” anlayışını bilerek yaptı.
Milletçe kanıksadığımız durumlardan biri de belediyelerin mutlaka bir borç yüküne sahip olması gerektiği düşüncesi. Oysa Yılmaz döneminde çok açık gördük ki borçlu belediye yönetimi bir kader değil, yapılan idari ve mali tercihlerin sonucudur. “Çalışan belediyenin borcu olur” deniyor. Hem Silivri tarihinde görülmemiş hizmet ve yatırımları hayata geçirip hem de Belediyeyi tek kuruş borçlandırmadan 5 yılını salgın ve savaşların yol açtığı toplumsal krizlerin gölgesinde tamamlayan bir yönetimi de gördü Silivri. Takdir edip etmediği ayrı bir konu tabi.
YAPILANDIRMA VAR, ÖDEME PLANI NEREDE?
Başkan Vekili Yalçın Ekici, bu borcun 72 aya kadar yapılandırılmasını belediye açısından bir çıkış yolu olarak anlattı. “Bu bir borç affı değil, yeni bir borç da almıyoruz” dedi. Geçmiş dönemden devralınan borçları (burada açıkça belirtilmese de yine bir önceki CHP'li yönetimin kastedildiğini not düşelim) ve merkezi idare paylarından yapılan yüzde 40'a varan kesintileri gerekçe olarak sundu.
Kamu borçları nedeniyle belediyenin merkezi idareden aldığı paylardan kesinti yapılması sürpriz değildir. Devlet, kamuya olan borcunu yine kamu alacaklarından tahsil eder. Belediye de olsanız vatandaş da olsanız bu durum değişmez. Dolayısıyla yapılan kesintiler mali tablonun nasıl bu noktaya geldiği sorusunu ortadan kaldırmaz.
Yaklaşık iki buçuk yıldır Silivri Belediyesi yönetimini idari ve mali konularda uyaran muhalefet, komisyon görüşmelerinde cevabını alamadığını belirttiği soruyu bu kez meclis salonunda sordu:“Bu yapılandırma neyle ödenecek?”
Cumhur İttifakı'nın belediyenin mali yapısına ilişkin eleştirileri Cuma günü başlamadı. Yaklaşık iki buçuk yıldır mecliste farklı zamanlarda belediyenin harcama politikaları, borçlanması ve mali yönetimi üzerinden “Bu gidiş sürdürülebilir değil” uyarıları yapıldı.
Bu eleştiriler karşısında CHP cephesinden verilen siyasi cevapların merkezinde ise çoğu zaman seçim sonucu vardı:“Biz bu seçimi yaklaşık 16 bin oy farkla kazandık.”
Sandık elbette önemlidir. Seçimi kazanmak yönetme yetkisi verir; ancak mali sorunlar ve usulsüzlük iddiaları karşısında dokunulmazlık sağlamaz.
Sultan Aşkın'ın, Dorukhan Enes Kocabaş'ın, Salim Çavdar'ın ve Celalettin Yazıcı'nın konuşmalarındaki ton farklı olsa da yönelttikleri sorular aynıydı: Kaynak nerede? Cari SGK ve vergi yükümlülükleri nasıl ödenecek? Yapılandırmanın taksitleri hangi gelirle karşılanacak? Personelin birikmiş alacakları ne olacak? Yapılandırmanın bozulması hâlinde teminat gösterilen belediye taşınmazlarının karşı karşıya kalacağı risk nasıl önlenecek?
Celalettin Yazıcı bunun üzerine bir de “kriz eylem planı” hazırlanmasını istedi; tasarruf tedbirleri, gelir artırıcı önlemler ve nakit akış planı önerdi.
Bu nedenle muhalefetin itirazını yalnızca “Yapılandırmaya karşı çıktılar” şeklinde okumak eksik kalır.
Asıl söyledikleri şuydu:“Bu borcu ödeyebileceğinizi bize gösterin.”
MALİ SORULARIN MUHATABI SALONDA YOKTU
Yaklaşık iki buçuk yıllık süreçte mali işlerden sorumlu Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Tan Kıroğlu'nun toplantıda bulunmaması da önemliydi.
Cumhur İttifakı oturuma tam kadro katılırken CHP Grubundaki eksikler daha fazla dikkat çekti. Mazereti bulunan isimleri elbette ayrı değerlendirmek gerekir. Ancak milyarlarca liralık borcun ve belediye taşınmazlarının geleceğinin konuşulduğu olağanüstü toplantıya iktidar grubunun eksik katılması ister istemez şüphe ve güvensizlik yaratıyor.
OY FARKI BORÇTAN DÜŞÜLMÜYOR
16 bin oy farkı siyaseten önemlidir. Ancak o fark ne SGK borcundan düşülüyor ne vergi borcuna mahsup ediliyor ne de yapılandırmanın taksitlerini ödüyor.
Muhalefetin yaklaşık iki buçuk yıldır yaptığı idari ve mali uyarıların ne kadar yerinde olduğu artık gün gibi ortada.
İktidar açısından “Biz seçimi 16 bin oy farkla kazandık” demenin Silivri'ye sağlayacağı hiçbir fayda kalmadı ne yazık ki.Çünkü sandık, yönetme yetkisi verir. Krizleri seçilenler çözmek sorunda.






