Sevginar Sali

İYİ Parti’nin Silivri’deki siyasi hattı

Mert Erişken'in 2 yılı geçen söylemlerinde en dikkat çekici unsur, muhalefetini yalnızca AK Parti iktidarına yöneltmemesi. Nepotizm açıklamasında merkezi yönetim kadar belediyeleri de hedef alan bir çerçeve kuruyor; “iktidar değişse bile zihniyet değişmiyorsa sorun yönetim anlayışındadır” yaklaşımını ileri sürerek önemli bir siyasi misyonu yerine getiriyor.
Bu, Silivri açısından önemli ayrıca önemli çünkü ilçedeki klasik siyasi denklem kabaca CHP'nin belediye iktidarı ile Cumhur İttifakı'nın muhalefeti etrafında şekilleniyor. Erişken ise kendisini bu iki bloktan birinin uzantısı olarak değil, ikisini de gerektiğinde sorgulayabilecek üçüncü bir siyasi pozisyonda tutmayı başarıyor.
Büyük Sinekli'deki kuvars kumu ocağı tartışması bunun daha açık örneği. Erişken yalnızca hükümeti ya da belediyeyi hedef almak yerine belediye başkan vekilinden başkan yardımcılarına, iktidar ve muhalefet meclis üyelerine kadar yerel siyasetin tamamına “Bu konuyu neden sahiplenmiyorsunuz, neden TBMM'ye taşımıyorsunuz?” diye soruyor.
Dolayısıyla temel söylemi giderek şu noktaya oturuyor:“Ben CHP–AK Parti kavgasının tarafı değilim; Silivri'nin meselesi neyse onun üzerinden konuşurum.”
YERELDEN ULUSALA UZANAN KONU SEÇİMİ
Erişken yalnızca belediye siyaseti yapan bir ilçe başkanı profili çizmiyor. Büyük Sinekli'de çevre ve maden projesi; Çanta Pazarı'nda esnaf ve vatandaş teması; nepotizm ve liyakat tartışması; mazot ve alım gücü; YPG ve Suriye tartışmaları gibi birbirinden farklı alanlarda açıklamalar yapıyor.
Böylece iki ayrı seçmen hassasiyetine aynı anda seslenen bir profil oluşuyor: bir tarafta milliyetçilik, devlet, terör ve milli değerler, diğer tarafta ekonomi, hayat pahalılığı, çevre, liyakat ve yerel sorunlar.
Bu aynı zamanda İYİ Parti'nin kendi siyasi kimliğiyle de uyumlu bir hat.
DİĞER İLÇE BAŞKANLARINDAN FARKI
Silivri'deki diğer aktörlerle karşılaştırınca fark daha görünür oluyor.
CHP tarafında Doruk Bulut'tan boşalan İlçe Başkanlığında Önder Çolak örgütsel sorumluluklar için çözüm arayışında henüz Silivri'ye odaklanamadı.
AK Parti İlçe Başkanı Sami Barlas'ın görünürlüğünde ise teşkilat ve saha siyaseti belirgin: mahalle toplantıları, pazar-esnaf ziyaretleri, AK Nokta çalışmaları ve vatandaş temasları öne çıkıyor.
MHP İlçe Başkanı Zafer Yalçın'ın çizgisinde teşkilat disiplini, Cumhur İttifakı kimliği ve Silivri Belediyesi'ne muhalefet daha görünür. Son dönemde mahalle başkanları toplantıları, İstanbul teşkilatıyla temaslar ve belediye yönetimine yönelik açıklamalar çizgisinde yol alıyor.
Erişken ise bunların arasında daha fazla “gündeme müdahale eden ilçe başkanı” görüntüsü veriyor.
BELEDİYE MECLİSİ DIŞINDAN MUHALEFET
İYİ Parti'nin Silivri Belediyesinde meclis grubu bulunmuyor. Dolayısıyla CHP, AK Parti ve MHP'nin önemli bir siyasi sahnesi Silivri Belediye Meclisi iken Erişken aynı imkâna sahip değil. Bu nedenle siyasal görünürlüğünü başka kanallardan üretmek zorunda. Saha ve medya aracılığı ile meclis eksikliğini gideriyor. Mecliste sandalyesi olmamasına rağmen mecliste temsil edilen partilere çağrı yaparak tartışmanın içine giriyor ve onları pozisyon almaya davet ediyor.
İYİ PARTİ'NİN SİLİVRİ'DEKİ KONUMU
CHP'nin belediye gücü yok. AK Parti'nin merkezi iktidar gücü yok. MHP'nin belediye meclisindeki kurumsal muhalefet imkânı yok. Bu nedenle İYİ Parti İlçe Başkanı Mert Erişken, sahip olmadığı kurumsal araçların yerine gündem siyaseti ve doğrudan vatandaş temasını koymaya çalışıyor.
Birileri taban desteğini hoyratça harcarken, başkaları her oy için adeta savaşırken Silivri'de İYİ Parti azimle, ilmek ilmek seçmene alternatif bir siyasi örgüt örüyor. Kolay da hemen de olmayacağı kesin. Ancak hak da emeğin karşılığı da muhakkak yerini bulacaktır.

YORUM YAP