Silivri Belediye Meclisi'nin ekim ayı toplantısında belediye yönetimine sert eleştiriler yönelten MHP Grup Başkan Vekili Sultan Aşkın, “Siz Silivri'ye hizmet etmiyorsunuz, Silivri'ye ihanet ediyorsunuz” dedi. İmar ve ruhsat işlemleri üzerinden yaklaşık 500 milyon TL kamu zararı oluştuğunu ileri süren Aşkın; belediye taşınmazlarının yönetimi, yakınların işe alındığı iddiaları, ödenmeyen personel ikramiyeleri ve spor kulüplerine geciken destekleri gündeme taşıyarak yönetime hesap verme ve görevi bırakma çağrısında bulundu.
Silivri Belediye Meclisi'nin Ekim ayı toplantısında MHP Grubu adına söz alan Grup Başkan Vekili Sultan Aşkın, belediye yönetiminin uygulamalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında belediyeciliğin şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkeleriyle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Aşkın, kamu taşınmazlarının ve belediye gelirlerinin yönetiminden çalışanların haklarına, sosyal desteklerden spor kulüplerine yapılacak ödemelere kadar birçok başlıkta eleştiri ve sorularını dile getirdi.
Aşkın'ın konuşmasında yer verdiği usulsüzlük, kamu zararı, işe alım ve işten çıkarma hazırlığına ilişkin ifadeler, kendisinin meclis kürsüsünde dile getirdiği iddia ve değerlendirmelerden oluştu.
İSTANBUL'UN KURTULUŞU, MUHTARLAR GÜNÜ, KIZILAY HAFTASI VE CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI
Konuşmasının başında belediye başkan vekilini, meclis üyelerini, toplantıya katılan önceki dönem belediye başkanları Selami Değirmenci ve Özcan Işıklar'ı, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini, basın mensuplarını ve toplantıyı canlı yayından izleyen Silivrilileri selamlayan Aşkın, ekim ayındaki önemli günlere değindi.
İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü kutlayan Aşkın, muhtarların kamu ve yerel yönetimler arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini belirterek tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü'nü tebrik etti. Türk Kızılayının kuruluşundan bu yana din, dil ve soy ayrımı yapmadan insanlığın yardımına koştuğunu ifade ederek Kızılay Haftası'nı da kutladı.
Cumhuriyet Bayramı'na ilişkin değerlendirmesinde Mustafa Kemal Atatürk'ün “Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” sözlerini hatırlatan Aşkın, Cumhuriyet'in Türk milletinin kendi kaderine yön vermesini sağladığını ve egemenliğin sahibini tescillediğini söyledi.
Aşkın, “Cumhuriyet yalnızca bir yönetim şekli değildir. Bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun ve özgür yaşama iradesinin adıdır” ifadelerini kullandı. Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, hayatını kaybeden gazileri ve şehitleri rahmet, minnet ve şükranla anarak milletin Cumhuriyet Bayramı'nı şimdiden kutladı.
“BELEDİYECİLİK, ŞEHRİN VE İNSANLARIN HAKKINI EMANET ALMAKTIR”
Konuşmasının devamında belediyeciliğin hangi ilkelerle yapılması gerektiğini ele alan Aşkın, Silivri Belediyesi yönetiminin gelinen noktada bu ilkeleri yeniden değerlendirmeye ihtiyacı bulunduğunu savundu.
Belediyeciliğin yalnızca yol yapmak, kaldırım döşemek, çöp toplamak veya bina inşa etmekten ibaret olmadığını belirten Aşkın, belediye yönetiminin bu temel hizmetleri yerine getirmekte de yetersiz kaldığını ileri sürdü.
Belediyeciliği bir beldenin, bir şehrin “emini olmak” şeklinde tanımlayan Aşkın, şehrin toprağının, bütçesinin, imarının, doğasının ve orada yaşayan her insanın hakkının, hukukunun ve geleceğinin yönetime emanet edildiğini vurguladı.
Bu emanete sahip çıkmanın temel koşullarından birinin şeffaflık ve hesap verebilirlik olduğunu söyleyen Aşkın, şöyle konuştu:
“Gerçek belediyecilikte gizli kapılar arkasında alınan kararlara yer yoktur. Harcanan her kuruş kamu kaynağı, halkın alın teridir. Bir belediye yönetimi attığı her imzanın, harcadığı her kuruşun hesabını Silivri halkına açıkça vermekle yükümlüdür.”
“HUKUKA AYKIRI İŞLEM YAPMAYIN DEDİK, DİNLEYEN OLMADI”
Silivri Belediyesine ilişkin yürütülen soruşturmaya da değinen Aşkın, belediyenin bu süreç nedeniyle ülke gündemine geldiğini söyledi.
Meclis kürsüsünden daha önce kamu hakkına zarar verecek ve hukuka aykırı olacak işlemler yapılmaması yönünde uyarılarda bulunduklarını belirten Aşkın, bu uyarıların dikkate alınmadığını savundu.
“Bizler bu kürsüden belediyemizi yönetirken kamunun hakkına zarar verecek, hukuka aykırı işlem yapmayın dedik durduk. Ama maalesef dinleyen olmadı” diyen Aşkın, yöneticilerin uyarılara kulaklarını kapattığını, karşılaştıkları uygulamaların ise denetim konusunda da eksiklikler bulunduğunu gösterdiğini ileri sürdü.
İKİTELLİ KOOPERATİFİNİN ÜZERİNDEKİ PARSELE İLİŞKİN HAFRİYAT VE YOL İDDİASI
Aşkın, soruşturmaya konu olduğunu belirttiği İkitelli kooperatifi alanının hemen üzerinde bulunan başka bir parsel hakkında vatandaşlardan şikâyet aldıklarını açıkladı.
Şikâyetlerin bu alanda hafriyat dökülmesi ve ulaşım için komşu parsellerden geçilmesiyle ilgili olduğunu ifade eden Aşkın, alanı incelediklerinde belediyeye ait park alanlarına inşaat hafriyatı döküldüğünü ve söz konusu parselin imar yoluna bağlantısının bulunmadığını gördüklerini ileri sürdü.
Mecliste görsel üzerinden açıklama yapan Aşkın, alt bölümde İkitelli kooperatifinin bulunduğunu, üst bölümde ise yaklaşık 29 dönümlük başka bir parsel yer aldığını söyledi. Bu parselin üç tarafının park alanı olarak göründüğünü, kuzeyindeki taşınmazda ise gerekli yol terkinin yapılmadığını belirtti.
Kadastral yol bulunmasına rağmen plan uygulamasının ve gerekli terk işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle parselin imar yoluna bağlantısının sağlanamadığını savunan Aşkın, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İmar uygulaması yapılmamış olması nedeniyle yolu yok. Burada teknik arkadaşlarımız var. Yola çıkışı, imar yoluna doğrudan cephesi ve ulaşım bağlantısı bulunmayan bir parsele imar durumu verilemez, inşaat ruhsatı düzenlenemez.”
Vatandaşların hafriyat yığılmasının görünür hâle geldiği yönünde kendilerine başvurduğunu belirten Aşkın, komşu parseller üzerinden geçiş yapıldığına ilişkin şikâyetleri de aktardı. Buna rağmen söz konusu parsele imar durumu verildiğini ve yapı ruhsatı düzenlendiğini ileri sürerek belediye yönetiminden bu işlemlerin dayanağını açıklamasını istedi.
“PARK ALANI HAFRİYAT DÖKÜM SAHASINA ÇEVRİLDİ; ZABITA NEREDE?”
Konunun yalnızca ruhsatlandırma işlemiyle sınırlı olmadığını söyleyen Aşkın, halkın kullanımına ayrılan park alanının hafriyat döküm sahasına dönüştürüldüğünü iddia etti.
Belediye meclis üyeleri ve belediye personelinin görebileceği bir alanda bu durumun yaşandığını belirterek neden idari işlem yapılmadığını soran Aşkın, zabıtanın denetim sorumluluğuna dikkat çekti.
“Silivri Belediyesinin zabıtası nerededir? Kamu malı gözlerinizin önünde talan edilirken bu sessizlik, bu hareketsizlik ne anlama gelmektedir?” diyen Aşkın, kamu görevlilerinin görevinin kişilerin çıkarlarını veya usulsüz işlemlerini korumak değil, kamunun hakkını ve kentin geleceğini korumak olduğunu vurguladı.
Aşkın, park alanına dökülen hafriyata karşı ceza kesilmemesi ve tutanak tutulmamasını “görevi kötüye kullanma ve idari ihmal” olarak nitelendirdi.
Durumu belediye yöneticilerine de ilettiğini belirten Aşkın, inşaat mühendisliği, mimarlık veya şehir planlama geçmişi bulunmamasına rağmen parselin yol bağlantısındaki sorunu fark ettiğini söyledi. Yönetime, “Bu parselde yol yok. Nasıl buna imar durumu verdiniz, akabinde ruhsat düzenlediniz?” sorusunu yönelttiğini aktardı.
Parselin geçmişine ilişkin başka hususlar da bulunduğunu ifade eden Aşkın, kişileri zan altında bırakmamak için bu ayrıntılara konuşmasında girmek istemediğini belirtti.
KOOPERATİF ALANINDAKİ BELEDİYE HİSSESİNİN SATIŞINI HATIRLATTI
Aşkın, bu parselin hemen altındaki İkitelli Silivri Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi alanına ilişkin eleştirilerini de dile getirdi.
Kooperatifin bulunduğu arazide belediyeye ait hissenin değerinin çok altında bir bedelle satıldığı yönündeki konunun gündemde olduğunu belirten Aşkın, belediyenin zararının yalnızca bu satışla sınırlı kalmadığını ileri sürdü.
Aynı alandaki plan hükümleri ve kamuya terk edilmesi gereken taşınmazlar üzerinden yeni bir usulsüzlük iddiasını gündeme taşıyan Aşkın, bu işlemlerin kamu yararı açısından incelenmesi gerektiğini söyledi.
“26 DÖNÜMLÜK PARK VE YOL ALANI BEDELSİZ TERK EDİLMEDEN RUHSAT VERİLDİ”
Aşkın, mülkiyeti Sınırlı Sorumlu İkitelli Silivri Toplu İşyeri Yapı Kooperatifine ait olan ve imar planında park ile yol alanında kalan iki taşınmazın bilgilerini meclis üyeleriyle paylaştı.
Konuşmasında belirttiği taşınmazlar şöyle sıralandı:
• 696 ada 35 parsel: 18.156,19 metrekare.
• 425 ada 1 parsel: 8.066,48 metrekare.
Bu iki parselin toplamda yaklaşık 26 dönümlük bir alan oluşturduğunu ifade eden Aşkın, uygulama imar planı değişikliğinin 7 numaralı plan notuna dikkat çekti.
Aşkın'ın aktardığı plan notunda, plan onama sınırı içindeki donatı alanlarının kamu eline bedelsiz geçmesi sağlanmadan ilgili taşınmazın imarlı kısımlarında uygulama yapılamayacağı hükmünün bulunduğunu belirtti.
Bu hükmün, yaklaşık 26 dönümlük park ve yol alanı belediyeye bedelsiz terk edilmeden ilgili alanda ruhsat verilemeyeceği anlamına geldiğini savunan Aşkın, bedelsiz terk işleminin gerçekleştirilmediğini ileri sürdü.
Buna rağmen kooperatifin imarlı alanları için yapı ruhsatı düzenlendiğini iddia eden Aşkın, belediye yönetimine şu soruyu yöneltti:
“Plan notunu hiçe sayarak yaklaşık 500 milyon TL değerindeki kamu terkleri yapılmadan bu yapı ruhsatını hangi yetkiyle ve niye verdiniz?”
YAKLAŞIK 500 MİLYON TL KAMU ZARARI İDDİASI
Kamuya bedelsiz geçmesi gerektiğini belirttiği taşınmazlar için yaklaşık 500 milyon TL değer ifade eden Aşkın, terk işlemleri sağlanmadan ruhsat verilmesinin belediyeyi bu büyüklükte bir kamu zararına uğrattığını ileri sürdü.
Söz konusu uygulamayı plan notuna aykırılık ve mevzuat ihlali olarak nitelendiren Aşkın, konunun münferit bir parsel işlemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Bugün burada sadece bahsedilen parsellerdeki usulsüzlüğü değil, kentin idaresine çöken kurumsal yönetim zafiyetini ve kamu düzeninin nasıl tahrip edildiğini konuşmak zorundayız” diyen Aşkın, belediyeye ilişkin yürütülen soruşturmanın tesadüf olmadığını savundu.
Soruşturmalara konu olan uygulamalarla benzer yönetim anlayışının belediyede devam ettiğini ileri süren Aşkın, bu durumun idari krizi büyüttüğü görüşünü dile getirdi.
“BELEDİYE TAŞINMAZLARININ KİRALAMA İHALELERİ NEDEN YAPILMIYOR?”
Konuşmasında belediyeye ait taşınmazların kiralanmasına da yer veren Aşkın, uzun süredir kiralama ihalesi ilanı göremediklerini söyledi.
Kira süresi sona eren belediye taşınmazlarında ihalelerin yenilenmemesinin belediye gelirlerini olumsuz etkilediğini savunan Aşkın, taşınmazların değerine uygun kira bedelleriyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Belediye mallarının ihale yoluyla kiralanmadığı ve değerinde kira alınmadığını söylediği önceki uygulamalara geri dönüldüğünü ileri süren Aşkın, şu soruları yöneltti:
“Kira süresi biten taşınmazların kiralama ihaleleri niye yapılmıyor? Yeni kiralaması yapılacak belediye taşınmazları kimler tarafından kullanılıyor?”
Bu uygulamaları belediye kaynaklarının heba edilmesi olarak değerlendiren Aşkın, kamu zararının yalnızca imar işlemleriyle sınırlı kalmadığını, kiralama süreçlerinde de benzer sorunlar yaşandığını iddia etti.
KÖY PAZARI YANINDAKİ OTOPARK İÇİN ÇAĞRI
Aşkın, daha önce de gündeme getirdiğini belirttiği Köy Pazarı yanındaki belediye mülkiyetinde bulunan otopark alanına ilişkin talebini yineledi.
Bu alanın zaman kaybetmeden kiralama ihalesine çıkarılması veya doğrudan belediye tarafından işletilmeye başlanması gerektiğini belirten Aşkın, belediyenin elindeki taşınmazları gelir sağlayacak ve kamu yararına hizmet edecek biçimde değerlendirmesini istedi.
“BELEDİYE KADROLARI KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR”
Belediyeciliğin etik ilkelerinin başında liyakatin geldiğini vurgulayan Aşkın, belediye makamlarının ve kadrolarının kişisel mülk, yakınlara sunulan ayrıcalık alanı veya siyasi ikbal kapısı olarak görülemeyeceğini söyledi.
Belediyenin biriken personel ikramiyelerini dahi ödeyemediğini belirten Aşkın, yeni bir hizmet alanı açılmamasına rağmen personel sayısının arttığını ileri sürdü.
Kendilerine ulaşan bilgilerin, belediye yöneticileri ile bazı meclis üyelerinin yakınlarının işe alındığı yönünde olduğunu ifade eden Aşkın, bu bilgilerin doğruluğunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.
“Eğer bunlar doğru ise Silivri Belediyesi hiç kimsenin şahsi mülkü, eşine dostuna kadro dağıtacağı bir arpalık değildir” diyen Aşkın, belediye yönetiminin kendi çevresinden de bu uygulamalara yönelik rahatsızlık ve eleştiriler geldiğini savundu. Yakınlara ayrıcalık sağlandığı iddiasıyla eleştirdiği uygulamalara son verilmesi çağrısında bulundu.
MÜDÜRLÜKLERDEN İŞTEN ÇIKARILACAK PERSONEL LİSTESİ İSTENDİĞİ İDDİASI
Aşkın, bir taraftan yönetici ve meclis üyelerinin yakınlarının işe alındığı yönünde bilgiler geldiğini, diğer taraftan müdürlüklerden işten çıkarılacak personelin isimlerinin istendiğini duyduklarını söyledi.
Her müdürlükten iki veya üç isim verilmesinin talep edildiği yönündeki bilgiyi mecliste paylaşan Aşkın, “İnşallah doğru değildir bu bilgi” ifadelerini kullandı.
Bu iddianın doğru olması hâlinde yıllardır belediyeye emek veren çalışanlar açısından ciddi bir adaletsizlik doğacağını savunan Aşkın, şöyle konuştu:
“Yıllardır bu belediyeye emek veren, alnının teriyle evine ekmek götüren personeli kapının önüne koymak için bahane ararken kendi yakınlarınıza yer açma telaşınız hangi kamu vicdanına sığar?”
Aşkın, belediye yönetiminin sıkça dile getirdiği adalet anlayışı ile bu iddialar arasında çelişki bulunduğunu belirtti.
“ÜÇ İKRAMİYE ÖDENMEDİ, ÖNÜMÜZDEKİ AY DÖRDÜNCÜSÜ EKLENECEK”
Belediye çalışanlarının mali haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aşkın, personelin üç ikramiyesinin hâlen ödenmediğini söyledi. Önümüzdeki ay dördüncü ikramiye alacağının da bunlara ekleneceğini belirtti.
Personel sayısını artıran yönetimin mevcut çalışanların haklarını ödemekte geciktiğini savunan Aşkın, bunun sosyal belediyecilik ve yönetimin dile getirdiği vicdan belediyeciliği anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.
Evine ekmek götürmek ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için çalışan emekçilerin ikramiyesiz bırakıldığını söyleyen Aşkın, toplantıda çocuklardan söz eden Önder Çolak'a da seslendi:
“Önder Bey biraz evvel çocuklardan bahsetti. O çocukların bir kısmı da sizin personelinizin çocukları. Bunu da tekrar hatırlatmak istiyorum.”
KAHVALTI DESTEĞİ, BURSLAR VE HARÇ ÖDEMELERİ İÇİN RESMÎ BİLGİ İSTEDİ
Aşkın, sosyal desteklerle ilgili vatandaşlardan şikâyetler aldıklarını da meclis gündemine taşıdı.
Kahvaltı desteğinin kaldırıldığı, bu desteğin gıda kolileri içinde yapılan düzenlemelerle karşılanmaya çalışıldığı yönünde vatandaşların kendilerine bilgi verdiğini aktardı.
Burs verilmediği ve harçların ödenmediği yönünde de şikâyetler bulunduğunu belirten Aşkın, mecliste yapılan açıklamalarla vatandaşların aktardıkları arasında farklılık olduğunu söyledi.
Vatandaşların yanılıyor olmasını temenni ettiğini belirten Aşkın, Önder Çolak'ın meclisi yanlış bilgiyle bilgilendirmeyeceğini ümit ettiğini ifade etti. Kahvaltı desteği, burslar ve harç ödemelerinin mevcut durumuna ilişkin bilgilerin kendileriyle resmî kanaldan paylaşılmasını istedi.
“ÇALIŞANIN HAKKI İÇİN BÜTÇE YOK BAHANESİNE SIĞINAMAZSINIZ”
Belediye imkânları ve taşınmazlarının etkin yönetilmediğini savunan Aşkın, kamu kaynaklarının doğru kullanılmamasının sonuçlarının çalışanlara yüklenemeyeceğini söyledi.
Bir taraftan kamu kaynaklarının heba edildiğini, diğer taraftan çalışanların kazanılmış hakları ve ikramiyeleri söz konusu olduğunda bütçe yetersizliğinin gerekçe gösterildiğini ileri sürdü.
“Alın teri kurumadan hakkının verilmesi gerekirken Silivri Belediyesi, çalışanın alacağını geriden takip eden, emekçisini mağdur eden bir kurum durumuna düşürülemez” diyen Aşkın, belediyenin bu noktaya getirilmesini “iş bilmezlik” olarak nitelendirdi.
Yönetimin gerçekleştiremediği sözler vererek vatandaşlarda beklenti oluşturduğunu savunan Aşkın, bu yaklaşımı “umut tacirliği” sözleriyle eleştirdi.
SPOR KULÜPLERİNE YARDIM GÜNDEMİ ÜZERİNDEN ÖDEME ELEŞTİRİSİ
Meclis gündeminin 16'ncı maddesinde Silivrispor, Çantaköy Spor Kulübü ile birinci ve ikinci amatör liglerde ve diğer amatör branşlarda faaliyet gösteren spor kulüplerine nakdî yardım yapılmasının yer aldığını belirten Aşkın, önceki destek kararlarının ödeme sürelerine dikkat çekti.
Geçen kasım ayında Silivrispor'a destek verilmesine ilişkin karar alındığını hatırlatan Aşkın, bu karara ilişkin 1 milyon TL'nin ancak meclis toplantısının yapıldığı gün kulübün hesabına yatırıldığını söyledi.
Aradan neredeyse bir yıl geçtiğini belirten Aşkın, konuyu mecliste gündeme taşıyacakları için kulüp başkanıyla görüştüklerini ve görüşme sırasında ödemenin henüz yapılmadığını öğrendiklerini aktardı.
Önceki destek ödenmeden yeni yardım kararının gündeme getirilmesini eleştiren Aşkın, sporun ve sporcunun yanında görünmenin yeterli olmadığını, alınan kararların zamanında uygulanması gerektiğini vurguladı.
“MADEM ÖDENECEKTİ, AYLAR ÖNCE NEDEN ÖDEMEDİNİZ?”
Silivrispor'a ilişkin ödemenin toplantı günü yapılmasına tepki gösteren Aşkın, şu ifadeleri kullandı:
“Madem bu para ödenecekti, aylar evvel niye ödemediniz? Bir milyon gibi bir paradan bahsediyoruz. Bugün meclis gündemine geliyorsunuz, tam meclis zamanı parayı ödüyorsunuz.”
Bu durumu spor kulübü yöneticileri ve sporcular açısından kırıcı bulduğunu belirten Aşkın, yönetimin kulüpleri belirsizlik içinde bıraktığını savundu.
Yeni yardım kararlarının ne zaman ödeneceğinin de belirsiz olduğunu söyleyen Aşkın, mecliste aldıkları destek kararlarına bu nedenle sevinemediklerini ifade etti. Spor kulüpleri ve ödüllendirme kararı alınan sporcular tarafından sürekli arandıklarını, kendilerine “Ne zaman ödenecek?” sorusunun yöneltildiğini aktardı.
Belediye yönetiminin basiretli davranması gerektiğini söyleyen Aşkın, ödeme gecikmelerinin yalnızca yöneticilerin itibarına değil, Silivri Belediyesinin kurumsal kimliğine ve prestijine de zarar verdiğini savundu.
“BU UYGULAMALARIN FATURASINI SİLİVRİ HALKI ÖDÜYOR”
Konuşmasında dile getirdiği usulsüzlük, kayırmacılık ve menfaat politikası iddialarının sonuçlarını Silivri halkının yaşadığını söyleyen Aşkın, belediye yönetimini kamu imkânlarını belirli kişilerin yararına kullanmakla suçladı.
Belediyenin “akraba çiftliğine” dönüştürüldüğünü ileri süren Aşkın, bu süreçte ilçenin hizmetlerden yoksun kaldığını savundu.
Silivri'nin sokak ve mahallelerinin hizmet eksikliği nedeniyle çamur içinde kaldığını belirten Aşkın, yönetimin ilçeye yatırım yapamadığını ve vatandaşın karşısına çıkmakta zorlandığını söyledi.
Bu eleştirilerin yalnızca kendilerine ait olmadığını savunan Aşkın, belediye yönetiminin kendi çevresindeki bazı kişilerin de vatandaş karşısına çıkamadıklarını ifade ettiğini aktardı.
Belediyenin içinde bulunduğu durum nedeniyle Silivri'yi ileriye taşıyacak ve vatandaşların refahını artıracak yatırımların konuşulamadığını belirtti.
KALE MAHALLESİ İÇİN SANAT VE AVRUPA FONLARI ÖNERİSİ
Aşkın, eleştirilerinin yanı sıra ilçenin kültürel ve tarihî değerlerinin değerlendirilmesine yönelik bir öneriyi de paylaştı.
Geçtiğimiz günlerde kadınların emeklerinin sergilendiği bir sergide bir seramik sanatçısıyla yaptığı sohbet sırasında Kale Mahallesi'nin değerlendirilmesinin yeniden gündeme geldiğini anlattı.
Silivri'nin tarihî dokusuyla öne çıkan Kale Mahallesi'nde bölgeyi kalkındıracak, iyileştirecek ve sanatçılara çalışma ile sergileme imkânı sağlayacak bir proje geliştirilebileceğini söyledi.
Bu tür çalışmaların belediye bütçesinden kaynak harcanmadan, proje üretilerek Avrupa fonları gibi finansman imkânlarından yararlanılarak yapılabileceğini ifade eden Aşkın, verdiği örneğin birçok olası çalışmadan yalnızca biri olduğunu vurguladı.
“Bunun için Silivri'yi düşünmek, Silivri için dertlenmek gerekiyor” diyen Aşkın, mevcut yönetim anlayışıyla ilçeye hizmet etmenin mümkün olmadığını savundu.
YÖNETİME GÖREVİ BIRAKMA ÇAĞRISI
Vatandaşlardan alınan oyların gereğinin yerine getirilmediğini ileri süren Aşkın, belediye yönetiminin görevde kalmakta neden ısrar ettiğini sordu.
Yönetimin bu tutumuyla Silivri'ye zarar vermeyi sürdürdüğünü savunan Aşkın, “Silivri'yi yönetemiyoruz deyin ve bu görevi bırakın” çağrısında bulundu.
Daha önce de meclis kürsüsünde benzer eleştiriler yaptığını hatırlatan Aşkın, “Siz Silivri'ye hizmet etmiyorsunuz, Silivri'ye ihanet ediyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“KAMU MALINI ATIL BIRAKMAKTAN VE USULSÜZ UYGULAMALARDAN VAZGEÇİN”
Konuşmasının sonunda belediye yönetimine yönelik taleplerini sıralayan Aşkın, çalışanların haklarının korunmasını, liyakat esasına uyulmasını, kamu malları ve gelirlerinin etkin değerlendirilmesini ve kamu zararı doğurduğunu ileri sürdüğü uygulamalara son verilmesini istedi.
Aşkın, sözlerini şöyle sürdürdü:“Emekçinin ekmeğiyle oynamaktan, liyakatsiz atamalardan, kamu malını ve gelirlerini atıl bırakmaktan ve kamu zararı doğuran usulsüz uygulamalardan derhal vazgeçin. Zira Silivri Belediyesi hiç kimsenin şahsi mülkü, eşine dostuna kadro dağıtacağı bir arpalık, müteahhitlerin ve kooperatiflerin usulsüz ruhsat alma kapısı değildir.”
MHP Grubu adına ekim ayı meclis toplantısında alınacak kararların Silivri ve ülke için hayırlı olmasını dileyen Aşkın, katılımcıları saygıyla selamlayarak konuşmasını tamamladı.
Sevginar SALİ
Aşkın: Siz Silivri’ye hizmet etmiyorsunuz, Silivri’ye ihanet ediyorsunuz






