Üç Gündür Devrilen Tırlar Görüyorum Otobanda


Yolunuz Trakya’ya düştüyse Çorlu’dan sonra üç şeritli otoyolun tenhalığını bilirsiniz...
Yol dümdüzdür... Şoför rehavete kapılır, radyo açıktır bir süre sonra çalan türkü ninni gibi gelir, göz kapakları ton olur...
Sürücü gözlerini açtığında çok geçtir...

Ölüm uykusu dedikleri bu mu?

Hem tedirgin olduğum için hem de Sinanlı köyünde Kasap Arif’in yerinde karnımı doyurmak düşüncesiyle Edirne dönüşü E5’i tercih ettim...
Yorgunluk etkisini göstermeye başlayınca Havsa’da çay molası verdim...

Babaeski’ye yaklaşırken yolun sol tarafında kalan bir tabela dikkatimi çekti.
“ Mutlu Köyü- Bolca Nine 4 km”

Kısa bir tereddüt yaşadım ve çok yakın olduğunu düşünüp arabanın burnunu Mutlu Köyü’ne çevirdim...

&&&

Arabadaki göstergenin yalancısıyım sıcaklık 36 derece...
Kimsecikler yok köyde... Yeşil şapkalı amcayı görünce duruyor selam veriyorum;
“ Bolca Nineye gitmek istiyorum da ben!”
Amca yüzüme bakıyor parmağı ile yolu gösterip;
“ Hiç bırakma” diyor... “ Çok yakın.”

Dediği gibi de oluyor tepeyi çıkıp sola doğru kıvrılınca Bolca Nine türbesini buluyorum...

Ne yalan söyleyeyim gördüklerim biraz hayal kırıklığına uğrattı beni...
Ne umuyordun diye soracak olursanız cevaplamam mümkün değil ama...
Sağlı sollu üstü bezlerle örtülmüş satıcı tezgâhları görmek değildi beklentim...

Türbenin tam karşısında büfe benzeri bir şey var... Çay gazoz öteberi satılıyor... Arabayı park edip büfede müşteri bekleyen çocuğun yanına gidiyorum;
“ Aracın burada kalmasının sakıncası var mı?”
Konuşmuyor kafasını iki defa arkaya doğru atıyor
“Iı”

Türbenin önünde gelen ziyaretçilerin abdest alması için şadırvan benzeri bir yer yapılmış, duvarına kocaman bir mermer konmuş mermerin üzerine de Mutlu Köyü Muhtarlığı Bolca Nine’nin tarihçesini yazdırmış...

Rivayet olunur ki 15. yüzyıl içinde Fatih Sultan Mehmet Edirne’ye giderken askerleriyle birlikte burada konaklamış. Bu konaklama esnasında bu kabirde yatan hatun kişi tarafından, bir kazandan o kadar çok kişiyi doyurmayı başarması askerleri hayrete düşürmüş... Askerler yemeğin yetmeyeceğini söylemesi üzerine hatun kişi “ yeyin evlatlarım bolca bolca yeyin” demiş ve yemek hepsine yetmiş artmış bile; bu hikmetli olay padişaha anlatılınca Fatih Sultan Mehmet yaşlı kadının elini öper ve derki; “senin adın Bolca Nine olsun.” O zamandan beri bu hatun kişin adı Bolca Nine olarak kalmış...
Diğer bir rivayete göre; bu yaşlı kadın padişaha derki “ atlarınızın kazıkları mola yerinde kalsın” ve bu isteği kabul edilir... Sabah olup kalkıldığında kazıkların yeşerdiği fark edilince Bolca Nine’nin ermiş olduğuna hüküm edilmiştir... Bir mesire yerine dönüşen bu ziyaret yeri her yıl hıdrellezden sonraki Cuma günü başlar ve bütün bir yıl boyunca devam eder...

Düzenlemelerle kullanılır duruma getirilen bu yer sizlerin kıymetli bağışlarıyla daha da yücelecektir... Bağışlarınızı bekler dileklerinizin gerçekleşmesi temennisi ile saygılar sunarız... Mutlu Köyü Muhtarlığı...

Mermerin üzerinde yazılı olanlar harfi harfine bunlar...
Size de düşündürücü geldi değil mi?

Bir taraftan abdest alıyor diğer taraftan aklıma üşüşen kötü düşünceleri kovmaya çalışıyorum... Yazının dilek kısmına da takılmış durumdayım...
Hazır gelmişken dilesem mi?
Ne diyebilirim ki?
Ayakkabılarımın kördüğüm olan bağcıkları ile uğraşırken bir araba yanaşıyor türbenin önüne, orta yaşlı bir çift sessizce iniyor... Kadın açık olan başına beyaz bir tülbent bağlıyor mezar taşının başında yan yana durup dua etmeye başlıyorlar...
Duaları bitince hiç konuşmadan arabaya binip gidiyorlar...

Ben de dua ediyor kontağı çevirirken sahip olduğum her şey için şükür ediyorum...

Not: Babaeski, Pancarköy ve Alpullu’yu geride bırakıp Sinanlı Köyüne geldiğimde Kasap Arif’in camında kocaman bir kartonun üzerinde aynen şunlar yazılıydı; “ Kandil dolayısı ile kapalıyız... İyi Kandiller...”

YORUM YAP