Herkes kendi işini yaparsa sorun kalmaz

Bir yanımız "Kar tatili” bir yanımız, "Yeni yıla alışma” modu… Aslında ne değişti ki rakamlardan başka… Ama vardır ya insanın içinde bir yeni sayfa açma arzusu… Yeniden başlayınca bir şeye hatalarımız da sıfırlanıyor sanki… Bazı konularda o kadar çok tecrübe yüklenmişiz ki; daha az olsa acaba daha iyi mi olurdu diye düşünmeden edemiyorum. Artık insanlarla iletişime geçerken sadece ne söylediklerini duymuyorsunuz, aklınız geçmiş dönem tecrübeleri ile ne yapmaya çalıştıklarının şifrelerini de kendiliğinden çözüp önünüze servis ediyor; "Buraya bak” diye uyarıyor mantığınız, aklınız… Özellikle duygusal tarafınızın, hatta saflığınızın küçümsedikleri, görmezden gelmenizi istedikleri ile ilgili…
Arkadaşlık, dostluk başka iş bambaşka… Bunları karıştırdığınızda ortaya bir keşmekeş çıkar. Her şeyi yerinde, sınırları içinde tutmak ve herkese işini yapmaya müsaade etmek lazım. Ve her konumda bazı sınırlar vardır, olmalı ve bunlar korunmalı; her ihtimale karşı…
Saygı beklerken, ne kadar gösterdiğinizi değerlendirme dışı tutma şansınız yok.
Siyaseti zaman içinde bırakanlara gıptayla bakıyorum. Benim hiç öyle bir şansım olmayacak her halde; içinde olmadığım bir şeyin dışına çıkma şansım yok! Siyaset yapmıyorum ama birçok siyasetçiden daha çok siyasi konulara bağlıyım. Hürhaber aracılığıyla kendini kamuoyuna anlatmak isteyen insanlara bizlerin en iyi ve doğru şekilde hizmet etmesi görevdir. Başka mercileri tercih edenler de olacaktır; en doğal hakları. Ne kimsenin tercihini kötüleyecek ne de zorla değiştirecek bir durumumuz yok. Kapımızı çalanları da geri çeviremeyiz kimse kusura bakmaz sanıyorum; bakarsa da bakış açısını değiştirmeyi önermekten başka yapacağımız bir şey yok!
Anlayış sorunum olduğunu hiç düşünmüyorum böyle düşünenlere de naçizane önerim kendilerinde bu konuda bir eksik var mı, yok mu bir tekrar gözden geçirsinler; söz yine de ben de aynısını yapacağım…Bir gazeteciye kendini anlatamayanın halka anlatması çok zor. Birine değil de hepsine hem de istediği şekilde kabul ettirmeyi hedefleyen babayiğit yoktur; hem de Silivri koşulları özelinde…
Herkes kendi işini, üstlendiği sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirme konusuna odaklanırsa yaşadığımız gündelik, kısır sıkıntılar da kendiliğinden ortadan kalkar. Aynası iştir kişinin, lafa hele de boş olanlara takılmak yersiz.
***
Gelelim gündeme… Silivri Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifinde genel kurul hazırlıkları sakin bir şekilde ilerliyor. Bir tarafta mevcut başkan Sedat Öpçin diğer yanda sanayinin sevilen esnaflarından Ruknettin Akgül… Ruknettin Usta ile tanışma ziyaretimizde iki ayrıntıyı hiç unutamıyorum; (tamirci biliyorsunuz) ellerinde kalan yağ kalıntıları, başındaki beyaz saçlar…
Benim de kaçınılmaz kaderim yıllardır ismini ezberlediğim insanlar ile yüz yüze tanışmam hep son döneme denk geldi. Her seçim zamanı 2009, 2014’lerde özellikle esnafı temsilen arayışa girer siyasetçiler ve parti/ideoloji fark etmeksizin birçokları Ruknettin Ustayı bir aklından geçirir, kimileri kapısını çaldı bile… Ama şimdi çok farklı bir alan, belki de en uygun noktada o bir görev üstlenmek için kararlılığını, ekip arkadaşları ile birlikte ortaya koydu. Kredi Kefalet Kooperatifinden sadece kredi kullananlar oy kullanabiliyor… Dar bir çerçeve ama önemli bir sorumluluk. Öpçin, 22 yıllık görevini sürdürmek istiyor… Akgül ve arkadaşları da "Yeni bir heyecan, değişim ve daha iyi hizmet için” destek istiyor… Bakalım bu yarışın kazananı kim olacak!

YORUM YAP