Sevginar Sali

Çolakoğlu aday mı?

Silivrispor'da yaklaşan kongre sürecini konuşurken en başta şu gerçeği net şekilde ortaya koymak gerekiyor:

Cemil Kızılkaya deneyimli bir aday.

Nuri Çolakoğlu ise artık deneyimli bir başkan.

Bu iki cümle aslında kongrenin çerçevesini özetliyor.

Çünkü Silivrispor'da bugün tartışılan mesele sadece isimler değil; tecrübenin, şartların ve kulüp gerçekliğinin nasıl bir dengede buluşacağıdır.

KIZILKAYA'NIN SABIRLI ADAYLIK SÜRECİ

Cemil Kızılkaya'nın Refik Bek'in programındaki değerlendirmeleri, spor yöneticiliği konusunda Silivrispor Kulüp Başkanlığı üzerinden bir hedef yükseltme iradesi taşıdığını açık biçimde gösteriyor.

İki kongre önce Serdar Şahin'in son dakika sürpriz adaylığı olmasaydı Kızılkaya'nın başkanlığa ulaşması kuvvetle muhtemeldi.

Buna rağmen sonraki iki kongrede adaylık konusunda ısrarcı bir çizgi yerine geri çekilme olgunluğu göstermesi önemli bir detaydır.

Bu tavır, yalnızca adaylık değil kulüp dengelerini gözetme refleksi anlamına gelir.

BAŞKANLIK MAKAMI ARTIK GERÇEKTEN ATEŞTEN GÖMLEK

Bugün Silivrispor'da başkan kim olursa olsun mevcut şartlar değişmeden uzun süre görevde kalması kolay görünmüyor.

Çünkü:

  • belediye desteği belirleyici ama yok gibi
  • dış katkılar için ekonomik şartlar kötü

Kaynakların sınırlandığı hatta zaman zaman tükendiği bir dönemde kulüp başkanlığı artık yalnızca bir görev değil, ciddi bir fedakârlık alanıdır.

Başkanlık gerçekten bir ateşten gömlek. Bu gömlek aynı zamanda başarıldığında büyük bir onur ve aidiyet hikâyesi de üretir.

ÇOLAKOĞLU'NUN EN KRİTİK ÇAĞRISI: “BANA DEĞİL SİLİVRİSPOR'A SAHİP ÇIKIN”

Nuri Çolakoğlu'nun Kaan Göktaş'ın programında söylediği en önemli cümle şuydu: “Bana değil Silivrispor'a sahip çıkın.”

Bu cümle bir sorumluluk paylaşımı çağrısıdır.

Aynı programda söylediği ikinci dikkat çekici cümle ise bu çağrının nedenini ortaya koyuyordu: "Neden benim gibi bakmıyorlar bu kulübe?”

Aslında bu soru programdaki açıklamalarının bağlamında olduğu gibi sadece Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'na değil Silivri'ye yöneltilmiş bir sitem.

Kulübe bakış açısını değiştiren şey çoğu zaman yönetim tarzı ve işlevidir. Küçük bir örnek; söz verip yerine getirmeyenlere yönelik eleştiriler kadar en küçük katkıyı sunanların bile görünür hale getirilmesi gerekir.

Belki bu noktada Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun insanlara kendilerini “özel hissettirme” yaklaşımından ilham alınabilir.

Aidiyet böyle büyür ama sürdürülebilir olması için kuşkusuz daha fazla şeye ihtiyaç duyar.

“ÇOLAKOĞLU HALLEDER” ALGISI DESTEK REFLEKSİNİ ZAYIFLATIYOR

Silivrispor kamuoyunda zaman içinde oluşmuş bir başka algı daha var: "Çolakoğlu halleder.”

Bu onun söylediği bir şey değil, oluşmuş bir gerçeklik.

Çünkü her kriz döneminde kulüp zorlanıyor gibi görünüyor, ardından bir şekilde çözüm bulunuyor. Daha önce bulundu. Yine bulunur gibi bir güven duygusu oluşuyor.

Bu güven değerli. Ama aynı zamanda riskli.

Çünkü aciliyet duygusunu azaltıyor.

“Nasıl olsa çözülür” düşüncesi destek refleksini zayıflatıyor.

Bir başka ifadeyle: Çolakoğlu'nun krizleri çözmüş olması bugün onun en güçlü yönlerinden biri olduğu kadar, aynı zamanda destek mobilizasyonunu zorlaştıran bir dezavantaja da dönüşmüş görünüyor.

Bazen başarı desteği büyütmez. Geciktirir.

SPOR KULÜPLERİNDE BAŞKANLIK MESELESİ SADECE SPOR MESELESİ DEĞİLDİR

Türkiye'de büyük spor kulüplerinin başkanlık süreçlerinin siyasetten tamamen bağımsız olduğunu düşünmek gerçekçi değildir.

Bugün herkes biliyor ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fenerbahçe başkanlığı meselesine ilgisiz kalması düşünülemez.

Bu nasıl ülke ölçeğinde doğal bir durumsa, Silivri Belediye Başkanı açısından da Silivrispor başkanlığı meselesi aynı ölçüde önemlidir.

Yerel yönetimler için şehirlerinin en önemli spor kulübünün kim tarafından yönetileceği sıradan bir konu değildir.

Bugün Silivri Belediyesi'nin gündemi yoğun olabilir. Özellikle merkezi yönetimin CHP'li belediyelere yönelik uygulamaları düşünüldüğünde doğrudan müdahil bir görüntü vermemesi anlaşılabilir.

Ama bu durum konunun önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Bir tercih vardır. Ancak tercihlerin gerçekleşmesi için katkı gerekir.

Bir şey vermeden çok şey beklemek mümkün değildir.

ÇOLAKOĞLU ADAY OLMAZSA KIZILKAYA FAVORİ OLUR

Silivrispor kongresiyle ilgili tartışmaların altında dikkatimi çeken bir okuyucu yorumu vardı: "Adayım diyene destek yok, aday değilim diyene destek var.”

Bu yorum aslında yerel spor kamuoyunun psikolojisini özetleyen bir cümle.

Cemil Kızılkaya'nın önceki kongrede aldığı oy oranı hafife alınacak bir tablo değildir.

Ama bugünkü gerçek çok net: Eğer Nuri Çolakoğlu aday olmazsa kongrenin doğal favorisi Cemil Kızılkaya olur.

Bugün itibarıyla ise Silivrispor kongresinin kaderini belirleyecek asıl soru hâlâ aynı yerde duruyor: Nuri Çolakoğlu aday olacak mı?

YORUM YAP