Silivri siyasetinin ana gündemine CHP'nin Yeni Partili sürecinden ziyade MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz'ın Pazar günkü çıkarması oturdu. Bir ay önce tutuklanan Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'ndan daha çok ses getiren önceki dönem Belediye Başkanı Volkan Yılmaz'ın günlük ilçe temaslarından söz ediyorum. “Neredesiniz Başkanım”, “Özledik sizi”, “Silivri sahipsiz kaldı”, “Bizi neden bıraktınız” diyen vatandaşların tepkilerini bilmek için Yılmaz'ın sahil turu atmasına da gerek yok aslında. Silivri'de yaşamak yeterli. Görevdeki bir siyasetçiye halkın ilgisi ile 2,5 yıl önce seçilemeyip farklı bir kulvarda yol alan isme Silivrililerin bu ilgisi oldukça dikkat çekici ve derin anlamlar barındırıyor içinde. Yılmaz'a inanan insanlarda tekrar seçilmemesinin yarattığı hayal kırıklığı anlaşılır. Ona oy vermeyenler de bugün “Kimse hizmet etmedi diyemez. Sadece biraz vatandaşın omzuna dokunsaydı yeterdi” diyor. Volkan Yılmaz bugün üstlendiği İstanbul sorumluluğunu da 2019-2024 döneminde Silivri için çalıştığı gibi büyük bir özveri ile sürdürüyor. Makamı ne olursa olsun üstlendiği görevi aynı şekilde titizlik ve fedakarlıkla yerine getirdiğini ve başka türlüsü elinden gelmediği için aynı çizgisini devam ettireceğini söyleyebiliriz.
Yılmaz'ın son Silivri ziyareti ve yankıları ilçe halkımızın kendisinden umut kesmediğini bizlere net şekilde ifade etti. Anlaşılan o ki bu ziyaretler, sadece Silivrililerin Yılmaz'dan umut kesmediğini değil, Volkan Yılmaz'ın da Silivri Belediye Başkanlığı sayfasını tamamen kapatmadığını gösterdi.
“İstanbul İl Başkanlığı sonrasında bir daha siyaseten hedef küçültüp İlçe Belediye Başkanlığına dönmez” diyenler tam da bu hedef için güçlü bir koza sahip olacağını kabul ediyor şimdi.
Silivri 2019-2024 döneminde hizmet ve yatırım konusunda, hayal edemeyeceği yerlere erişti. Silivri Belediyesi en itibarlı dönemini yaşadı. Yılmaz devam etseydi çalışmalar konusunda çıtamız katlanarak yükselirdi ama Yılmaz'ın en çok eleştiri aldığı konular hususunda muhtemelen iyileşme kaydedemezdik.
Ancak 2024-2026 dönemi Silivri'ye Yılmaz'dan beklenen değişikliğin ne kadar önemsiz, hatta gereksiz olduğunu anlatan hızlı bir hayat ve siyaset dersi oldu. Sırtımızı sıvazlamakla kalmayıp, her gördüğünde sarılıp öpen, yüzünden bir an olsun gülümsemeyi eksik etmeyen, olur olmaz her talebe onay veren yerel yöneticilerle varılacak son noktayı yaşıyoruz.
Sevgi, ilgi, gülen yüzünü eşimiz, dostumuzdan bekleyelim. Silivri'ye yönetmek üzere seçeceğimiz kadrolar nitelikli, bilgili, kamu sorumluluklarını yasalar çerçevesinde yerine getirecek dirayet ve kabiliyette kimseler olsun ki kentler kaderine terk edilmesin.
Silivri'nin bugünkü halinden memnun olan varsa bir şey diyemem. Ben Silivri için üzgünüm.
Bora Balcıoğlu'nun adaylığını ve başkanlığını daha bir yıl öncesine kadar canhıraş şekilde savunanlar bugün en ağır eleştiri ve suçlamaları sıralıyor. Oysaki Balcıoğlu'nun bu görevin ağırlığını taşıyabilecek hazırlığa sahip olup olmadığı seçim sürecinde yeterince sorgulanmadı. Onu bu sorumluluğu almak konusunda yüreklendiren ve oyları ile destekleyenlerden daha masum Silivri'ye karşı işlenen bu haksızlık suçunda. “Seçtiysek iyi hizmet etsin diye seçtik bunu yapmamak onun suçu” deyip de işin içinden sıyrılmak bence büyük kolaycılık. Ki bu da Silivri'nin bugün yaşadıkları ve önümüzdeki 2,5 yıl daha görmek zorunda kalacağı herhangi bir parlaklığı vaat etmeyen dönemi hafifletmiyor.
Bugün yaşadıklarımızın büyük bölümü aslında göz göre göre geldi. Uyarılar vardı, işaretler vardı, tercihler yapıldı. Şimdi dönüp sadece seçilenleri suçlamak, seçenlerin sorumluluğunu ortadan zinhar kaldırmıyor. Demem o ki coğrafya bir yere kadar kaderimizi belirleyebiliyor, asıl sebep bizim marifetimiz!






