Murat Demirci

Ateist ders kitaplarını kim yazdırıyor?

Benİm İçİn sıradan sayılabilecek bir gün, bir yandan kahvemi yudumluyor diğer taraftan da gazetelerin köşe yazılarına göz atıyorum. Yeni Akit yazarı Ali Erkan Kavaklının yazısı dikkatimi çekiyor. Kavaklı, “Ateist ders kitaplarını kim yazdırıyor? AK Parti neden genç seçmene ulaşamıyor?” başlığı ile kaleme aldığı yazısında, Ak Parti döneminde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere dağıtılan Fen Bilimleri kitaplarında ateist propaganda yapıldığı düşüncesini köşesine taşımış.
Kavaklı, katıldığı Milli İrade Platformunda “Tabiatçı, evrimci, Allah'ın adını anmayan ama doğayı Tanrılaştıran ders kitaplarını kim yazdırıyor?” sorusunu yöneltmeyi istediğini fakat buna imkân bulamadığından bahsediyor. Yazının ilerleyen bölümünde Sayın Cumhurbaşkanına, “Müslümanlıkla yoğrulan yurdu Müslümansız bırakma Allah'ım” diyen Kasımpaşalı arkadaşım; Fen Bilimleri kitaplarındaki ateistlik ve doğa propagandasını önlemeni istirham ediyorum. Ateizm propagandası yapan kitaplarla dindar nesil yetişmez” Bir çağrı da Milli Eğitim Bakanı Prof. Selçuk'a “Ateistlerden kâmil insan olmaz. Ders kitaplarındaki ateist, doğacı, evrimci propagandaya son veriniz.”
Okuduklarım uzun yıllar boyunca eğitim yaşamı içerisinde yer alan ve öğretmenlik yapan Kavaklı'nın zihnindeki eğitim sistemini sorgulamaya sevk ediyor. Ülkenin birikmiş onca sorunu varken insanların inançlarına yön vermeye çalışmak, bunun devlet kurumları tarafından yapılmasını istemek inanılır gibi değil. Amaç okul ders kitaplarının içeriğini eleştirmek mi? yoksa Türkiye'de inanç özgürlüğünü gündeme getirmek mi?
Cumhuriyetle birlikte İmam Hatip Liseleri, İslam ilimleri ve teoloji eğitimi veren kurumların sayısındaki artışa rağmen dini eğitimi orta öğretim seviyesine indirgemek, dindar nesil yetiştirme arzusu cemaatlere insan kaynağı sağlamanın ötesine geçemiyor. Bir cemaat tarafından ülkemize yaşatılanlardan ne zaman ders çıkaracaksınız?
Asıl üzerinde durulması gereken konu devletin dağıttı ders kitaplarının nitelik olarak ihtiyacı karşılayıp karşılamadığı olmalıdır. Kitaplar inanç yönünden değil bilimsellik, dil, yazım kuralları, özgünlük, öğrenci düzeyine uygun olup olmadığı ve kaynak yönünden tartışılmalıdır.
İslam dininin de işaret ettiği hoşgörü, ilim ve bilimin yolundan ayrılmamak ümidiyle...

YORUM YAP