Emre Akıncıoğlu

“Sen artık abisin/ablasın!” demeden önce bir kez daha düşünün

Yeni bir bebeğin dünyaya gelişi, aile için büyük bir mutluluk kaynağıdır. Ancak bu mutluluğun gölgesinde çoğu zaman sessizce bir değişim yaşayan biri daha vardır: İlk çocuk.

Bebek eve geldiğinde büyük çocuğa sıkça şu cümle söylenir:
“Sen artık abisin.”
“Sen artık ablasın.”
“Büyüdün artık.”
“Örnek olmalısın.”
İyi niyetle kurulan bu cümleler, aslında çocuğun omuzlarına farkında olmadan görünmez bir yük bırakabilir.
Çünkü çocuk, kardeşinin doğumuyla birlikte sadece bir kardeş kazanmaz; aynı zamanda farkında olmadan yeni bir rol üstlenmeye zorlanır.
Oysa onun gelişimsel ihtiyacı hâlâ çocuk olmaktır.
Bir çocuk, kardeşi doğduğu gün biyolojik olarak büyümez.
Duygusal ihtiyaçları da değişmez.
Hâlâ oyun oynamak, ilgi görmek, hata yapmak, ağlamak ve bazen şımarmak ister.
Ancak aileler çoğu zaman yeni bebeğin ihtiyaçlarına yoğunlaşırken ilk çocuğa şu mesajı verir:
“Sen artık büyüksün, idare etmelisin.”
İşte sorun tam burada başlar.
Çocuk, sevgi görmek için büyümek zorunda olduğunu düşünmeye başlayabilir.
Kendi ihtiyaçlarını geri plana atar, duygularını bastırır ve “iyi abi” ya da “iyi abla” rolünü oynamaya çalışır.
Bu durum uzun vadede; Aşırı sorumluluk alma, hata yapmaktan korkma, mükemmeliyetçilik, kıskançlık duygularını bastırma, değersizlik hissi gibi sonuçlara yol açabilir.
Birçok ebeveyn büyük çocuğun kardeşine karşı kıskançlık göstermesinden endişe eder.
Oysa kıskançlık sevginin azalması değil, ilginin paylaşılmasıyla ortaya çıkan doğal bir duygudur.
Çocuğun;
“Annem artık beni sevmiyor mu?”
“Babam neden sürekli kardeşimle ilgileniyor?”
“Benim yerimi mi aldı?” gibi düşünceler yaşaması son derece normaldir.
Bu duyguların bastırılması değil, kabul edilmesi gerekir.

Bu süreçte
“Sen artık abisin.” yerine; “Sen hâlâ bizim çocuğumuzsun ve seni çok seviyoruz.”
“Sen büyüdün, ağlama.” yerine; “İstersen üzülebilirsin, bu çok normal.”
“Sen kardeşine bak.” yerine; “İstersen bana yardımcı olabilirsin ama bu senin görevin değil.”
demek çok daha sağlıklı olacaktır.
Çocuklar kardeş oldukları için birbirlerini sevmeyi öğrenmezler.
Sağlıklı ilişkiler, zorunluluklarla değil, güven ve sevgiyle gelişir.
Bir çocuğa sürekli “örnek ol”, “idare et”, “sen büyüksün” mesajı vermek, onun çocukluğunu erken yaşta sonlandırabilir.
Oysa ilk çocuğun kardeşi doğduğunda en çok duymaya ihtiyacı olan cümle şudur:
“Evet, artık bir kardeşin var. Ama sen de hâlâ bizim küçük çocuğumuzsun.”
Çünkü çocukluk, kardeş doğduğu gün sona ermez.
Ve hiçbir çocuk, sevgi görmek için büyümek zorunda bırakılmamalıdır.

YORUM YAP