Çocuk büyütmek kolaydır.
Yemeğini yedirirsiniz, üstünü giydirirsiniz, okula gönderirsiniz, hasta olduğunda doktora götürürsünüz. Günlük ihtiyaçları takip eder, temel sorumlulukları yerine getirirsiniz. Bugün pek çok anne baba bu görevleri eksiksiz yaptığını düşünerek “iyi ebeveyn” olduğunu zanneder. Oysa asıl zor olan, çok daha derin, çok daha uzun soluklu bir süreçtir: çocuk yetiştirmek.
Çocuk yetiştirmek; yalnızca fiziksel olarak büyüyen değil, düşünen, sorgulayan, değerleri olan, toplum içinde duruş sergileyebilen bir birey inşa etmektir. Bu süreç; emek ister, zaman ister, fedakârlık ister ve en önemlisi bilinçli bir anne-babalık gerektirir.
Bugün yaşadığımız temel problem şudur:
Pek çok anne baba çocuk yetiştirdiğini sanıyor, ancak gerçekte yalnızca çocuk büyütüyor.
Anne babaların başarı kıstasının başında akademik başarı geliyor.
Çocuğun iyi bir okul kazanması, yüksek notlar alması, sınavlarda başarılı kendilerini çok doğru ebeveyn görmelerine neden oluyor.
Ancak akademik başarı, tek başına bir hedef değildir; doğru bir yetiştirme sürecinin içinde bir parçadır.
Çocuklar söylediklerimizi değil, yaptıklarımızı kopyalar.
Evde kitap okunmuyorsa, çocuğun kitap sevmesini bekleyemeyiz.
Saygı dili kullanılmıyorsa, çocuğun empatik olmasını bekleyemeyiz.
Sabırsızlık hâkimse, çocuğun sakin olmasını bekleyemeyiz.
Kültürel altyapı; müze gezileriyle, tiyatro ile, sporla, sanatla, sohbetle, birlikte geçirilen nitelikli zamanla oluşur.
Toplumsal altyapı ise;
Kurallara uymayı, sorumluluk almayı, başkasının hakkını gözetmeyi, kazanırken de kaybederken de insan kalabilmeyi öğretir.
Bunlar yüksek sesle anlatılmaz, yaşanarak öğretilir.
Kolay Olanı Seçmek,
Bedeli Yıllar Sonra Ödemektir
Tablet vermek kolaydır.
Telefonla susturmak kolaydır.
Her isteğini anında yapmak kolaydır.
Ama kolay olan her şey, uzun vadede ağır bedeller doğurur.
Sabırsız, tahammülsüz, odaklanamayan, sorumluluk almaktan kaçan bir nesil; tesadüfen ortaya çıkmaz. Yanlış ebeveynlik tercihleriyle şekillenir.
Çocuk yetiştirmek;
• “Şimdi susması” değil,
• “İleride ayakta durabilmesi” için yapılan bir yatırımdır.
Anne Babalık Bir Ünvan Değil, Bir Sorumluluktur
Anne baba olmak biyolojik bir süreçtir.
Ama iyi anne baba olmak, öğrenilmesi gereken bir beceridir.
Her çocuğun mizacı farklıdır.
Her çocuğun ilgi alanı farklıdır.
Her çocuğun öğrenme yolu farklıdır.
Bu yüzden çocuk yetiştirmek; tek tip reçetelerle, sosyal medyadaki “hap bilgilerle” yürütülemez. Gerçek ebeveynlik; çocuğu tanımayı, anlamayı ve ona göre yol çizmeyi gerektirir.
Çocuk büyütmek günlük bir iştir.
Çocuk yetiştirmek ise bir hayat projesi.
Akademik, kültürel ve toplumsal altyapısı güçlü çocuklar yetiştirmek;
sabır ister, bilinç ister, özveri ister.
Ama sonunda kazandırdığı şey yalnızca başarılı bireyler değil, sağlam bir toplumdur.
Bugün kendimize şu soruyu sormak zorundayız:
“Ben çocuğumu büyütüyor muyum, yoksa gerçekten yetiştiriyor muyum?”
Bu soruya dürüstçe verilen cevap, geleceğimizi belirleyecek.






