Sevginar Sali

SİLİVRİ ‘CUMHURİYETİ’ : ))

Yerel gündemden başımızı kaldırıp, uzun zamandır iç açıcı hiçbir gelişmenin kaydedilmediği ulusal haberlerle dün sabah gözümü açtığımda ilginç gelişmeler duydum. Ulusalda AK Parti ile MHP arasında giderek güçlenen bağı tartışılıyordu. Sonra bizim son günlerde ve çoğu zaman yerelde yaşadıklarımızı düşündüm; MHP ile AK Parti'nin dibine kadar yaşadıkları ayrışma! AK Partinin Silivri'de yapacağı en büyük hata MHP ile arasını açmak. Bunu ne sebep ve koşullarda yaparlarsa yapsınlar rakiplerinin yüzünü güldürür, kendi ayağını kaydırırlar!
Bende kesin bir anormallik var… Şimdi MHP, AK Partiyi eleştirdi ya yollar konusunda. Beklentim şu; AK Parti tarafından onlara denmedik söz bırakılması yerine ‘Bakın arkadaşlar siz öyle diyorsunuz ama durum farklı. Biz size esasen olayların nasıl cereyan ettiğini anlatalım. Evet şu vergiler bunun için diğerleri şu konuda yatırıma gitti. Bizden önce durum şöyleydi, şu veya bu sebepten bizim dönemimizde şöyle bir uygulamaya geçildi…' tarzında bir açıklama bekliyorum. İnsanlar sizi anlamamış, hatta yanlış anlamış da olabilir. Siz neden hiç eksik anlattığınızı düşünmeden doğrudan saldırıya geçiyorsunuz. ‘Karşı saldırı en iyi savunmadır!' sözü doğru… Ama bu da suçlu olduğunuzu kabul etmek anlamını da taşır. Kaldı ki suçlu değil; halka, vatanına en iyi şekilde hizmet edecek olanların arayışı değil mi vatandaşın siyasetteki etkisi. Birbirimizi anlamamak ve kırmak üzerine kurduğumuz bir düzende ezilmek ve yıpranmaktan başka bir sonuç elde edemeyiz.
‘Biz ortalığı kızıştırıyoruz sen niye yatıştırıyorsun' diye bana kızan arkadaşlar var… Bu birbirimize kötü söz söyleme, acımasız yaklaşım tarzını sevmiyorum. Eleştiri ile hakareti bir türlü ayırt edemeyen ve bunun farkına bile varamayan insanların yarattıkları siyasi kirlilik hepimizi zehirliyor farkına varılsın artık.
12 yıldır iktidar olan biri eleştiri karşısında karşı saldırıya geçmek yerine izah yolunu seçmeli. Bu 7 yıldır iktidar olan için de aynı şekilde geçerli…
‘Sen bana kötü dedin. Sen daha kötüsün' tutumu en hızlı şekilde kopyalanan toplumsal erozyonumuz virüs gibi… Terk edin bunu… Birbirimizin kusurlarını açık etmeye yönelik acımasız tavra mola verip, iyi şeyleri konuşma zamanımız niye hiç gelmez…
Her şeyi unutsak ve yok saysak bile en basit kural şudur; kötü söz sahibine ait… Tatlı söz yılanı bile deliğinden çıkartırken, biz kötüsüyle insanları ikna edeceğimizi düşünüyoruz!
Bir bizde durum bu kadar karışık diye düşünüyordum geçtiğimiz akşam Silivri'nin geçmiş dönem Kaymakamlarından Mesut Demirkol ile sohbetimizde başka yerlerde de durumun aynı olduğunu öğrendim. Sevineyim mi, üzüleyim mi bilemedim… Kötü herkes olur, bence ayrıcalık iyi olmakta… Bir yerde okumuştum; ‘Kötü düşünceler herkesin aklına gelir. Ama onları uygulayanlar ve uygulamayan insanlar var. İyilerin farkı akıllarına kötü düşünce gelmemesi değil onları uygulamaması…'

NİCE YILLARA; AKTİF ÇAĞRIŞIM…
Dün Özel Aktif Çağrışım Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin 10. Kuruluş yıldönümü etkinliğine katıldık. Seda Şahin ve ekibini kutluyorum… Büyük bir özveri, sabır isteyen işi gülen yüzle sırtlamak herkesin harcı değildir.
Her iş gibi yerine getirilme sorumluluğu içinde düşünmeyin lütfen. Evet, hepimiz bir iş yapıyoruz ama ona sevgimizi, emek ve sabrımızı katmak çok daha farklı bir şey. Aktif Çağrışımın tüm iyilik meleklerine Allah kuvvet versin ve onlara emanet edilenlerin hayatlarına güçlü bir ışık olmaya devam etsinler…

YORUM YAP