Sevginar - İlhan Uygun

İlginç Senaryolar



Yerel gazetelerin internet sitelerinde birkaç kez aynı yoruma rastladım. Yorumcu diyor ki; CHP İlçe Başkanı Selami Değirmenci’ye milletvekili sözü verilerek, ilçe başkanlığından istifa etmesi sağlanacak, yerine de Özcan Işıklar’ın, belediye kanadının istediği bir isim atanacak.
Değirmenci’nin milletvekili hedefini bilmeyen yoktur. Ama bu söylenti bunu desteklemeye değil, engellemeye yönelik anlaşılan. İl Yönetim Kurulu Üye seçimi sonrasında “Değirmenci ipleri eline aldı” söylemleri de sıklaştı. CHP’deki konumunu sağlamlaştırmasını istemeyenlerin karşı hareketi ile ilgili beklenti doğal olarak oluştu. Çıkartılan söylenti de bunun ön hazırlığı olmalı.

BAŞARI SENEDE BİR DEĞİL SÜ
REKLİ DESTEKLENMELİ
Kent Konseyi bünyesinde yapılan Silivri konulu resim yarışmasının sonuçları son derece etkileyici. Senede bir ödül başlangıç olabilir ama bu yeteneklere daha büyük bir destek sunmak gerekiyor. Örneğin gidilen yurt dışı ziyaretleri, karşılanan konuklara bu çalışmalara da maddi katkı sağlanarak değerlendirme yapılabilinir.

PİRİ MEHMET PAŞA CAMİİ
GELİRLERİ, NEREYE GİDİYOR?
Piri Mehmet Paşa Camii ile ilgili çeşitli spekülasyonlar söz konusu. Dönem dönem patlak veren üç aşağı beş yukarı aynı alanda seyreden sıkıntılar. Konu cami bahçesinde bulunan otopark, çay bahçesi gelirleri ile alakalı. Aylık 10 Bin TL gibi rakamlar telaffuz ediliyor. Dernek ile Vakıf yetkilileri arasında sürüp giden anlaşmazlığın çözümünde Müftü Mustafa Onat’ın pasif kaldığı eleştirisi de söz konusu. Her kurumda dürüstlük ve şeffaflık önemlidir ama dini ibadet haneler daha da dikkatli olmalı. Çünkü bu alanda oluşan güvensizlik temsil ettikleri kurumla sınırlı kalmıyor.
Özetle cami gelirlerinin caminin bakım ve onarımı, sözü edildiği gibi kamuya dönük değerlendirildiği ile ilgili bilgilere ihtiyaç doğduğu anlaşılıyor. İlgililerin dikkatine.

BETAŞ’TAN HIRSIZLIK İSYANI
BEDAŞ yetkililerinin başı kablo hırsızlarıyla belada. Önlem olarak vatandaşlardan ilgi ve alaka bekliyorlar. Elektrik direkleri veya bölgesinde her hangi bir hareketlilik gördüklerinde kurumu arayarak, çalışma olup olmadığını sormaları, olağan üstü durumları bildirmelerini talep ediyorlar.

Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldı.
Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne;
'Harcamalarım fazla değil, zira gelirim hep az.'
Hastalandı, böbreklerinden.
Vuruldu, göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.
Evet...
Mustafa Kemal Atatürk bu...
Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın...
Anlatın ki, o yetimin, evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.
Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan ibaret değil çünkü...
Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.
İşte liste yukarıda.
Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse gelmiş...
Bunu anlatın...
Direnen, teslim olmayan ruhu anlatın ..
Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
Korkmasınlar işsizlikten...
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar doğrulardan.
Yürek dediğin...
Sadece organ değil
Bunu anlayın!

YORUM YAP