Sevginar Sali

Hayırlı olsun değil, Allah kurtarsın!

Tuhaf bir hava var Silivri'nin üzerinde. Herkes işlerin yoluna girmesi için yaz sezonunu beklerken mevzular iyice Arap saçına döndü. Operasyon süreci ile oluşan mağduriyet hissi kısa bir süre daha devam eder ama hizmet ihtiyaçları ve çözüm gerektiren konular derinleşir, çoğalır.
Tutuklular tahliye beklentisindeyken, dışarıda da adli tatile kadar ikinci bir dalga endişesi hakim. Daha çok ikincisi mevcut yapının restorasyon sürecini baltalıyor.
Operasyon öncesinde yol taleplerinin, “mıcır dökülsün” sonrası “grayder geçsin çukurları düzleştirsin” seviyesine kadar düştüğünü yazmıştım. Şimdi “otlar biçilsin yeter” deniliyor. Başkan Yardımcımız Tan Kıroğlu da otları biçen makinelerden yakıt tasarrufundan vazgeçirecek bir yol bulunursa vatandaşın canı, malı, itfaiyelerin yoğun mesaisinden yırtarız belki. Belediyenin mali yapısına bir faydası olmadığı tescilli zaten.
Geçenlerde kıymet verdiğim bir arkadaşıma, (iyi de bir CHP'lidir) yerel yönetim işleyişinde iyileştirme yapılması zorunluluğunu konuşurken; “Şimdi düzelirse “Bora Başkan yapamamış demek” dedirtmez miyiz?” gibi bir şey söyledi. Yani yerine seçilen Başkan Vekili Yalçın Ekici çok başarılı olursa, Bora Başkan'ın başaramadığı algısından endişe ediliyor. Eğer CHP'liler Bora Balcıoğlu'nu yeniden yerel yönetimin herhangi bir kademesine döndürmek konusunda samimiyseler, yokluğunda onu aratmamak için üstün bir çaba gösterirler. Başkan Balcıoğlu'nun tutukluluğunda daha kötüye giden bir belediye yönetimi, değil sadece onun CHP'nin de bir daha Silivri'de iktidar şansını yok eder. Söylediği gibi 6 ay sonra göreve geri dönmekle ilgili bir umut besliyorsa Balcıoğlu, bundan sonra vereceği talimatları çok daha iyi düşünmeli. 16 bin oy farkıyla seçilmek için yaptıklarını sakin bir kafa ile gözden geçirip, 2 yılın sonunda geldiği durum, yol açtığı hasarla yüzleşmeli.
Silivri Belediyesi tarihinin en zor dönemini çok riskli bir iktidar kadrosu ile geçiriyor. Ayrıca bütün hata limitleri tüketilmiş, tarihi bir seçmen desteği ile büyük bir fiyaskonun gerçekleşmiş halinin içindeyiz. Ama biz değişmeden yaşadığımız gerçeklik farklı bir yöne evrilmeyecek.
Silivri'nin önünde, CHP'nin elinde çok daha iyi seçenekler vardı. “Duvarın altında kaldıysak ne olmuş ardında olanı gördük!” şimdilik elimizdeki tek teselli. Yaptığımız bütün hataların toplamından daha büyüğü düştüğümüz yerden kalkmamak olur. Silkelenip yola devam edeceğiz.
Silivri Belediye Başkan Vekili seçilen Yalçın Ekici'nin ne kadar dürüst ve iyi bir insan olduğunu herkes biliyor bununla alakalı tekrara gerek yok. Ancak istemeyerek de olsa kabul ettiği görevin bugüne kadar üstlenmiş olduğu sorumluluklardan ne denli daha önemli, büyük ve komplike olduğunu idrak etmek için çok zamanı yok. Ağır yaralı bir hastanın hızla kan kaybı karşısında ilk müdahale hususu hayatidir. Çok fazla olmasa da yardım alacağı CHP'li meclis üyeleri var, kaldı ki danışabileceği, Silivri ile ilgili sorumluluk yükünü paylaşabileceği çok kıymetli AK Parti ve MHP'li meclis üyelerimiz de bulunuyor. Hiçbiri meclis üyesi Silivri Belediyesi'nin enkazını görmeye meraklı değil eminim. Koltuğu kendisine bırakmak zorunda kalan Bora Başkanın ortak akıl vizyonunu fiilen hayata geçirmesi tek çıkış yolumuz yoksa bu günlerimizi de mumla ararız.
Herkes her şeyi bilmek zorunda değil, ama bilmediği şeylerin farkında olmayıp koca şehri basiretsizliğe mahkûm etmek bir kente karşı işlenebilecek en büyük ihanettir. Silivri'nin karşı karşıya olduğu bu dönüm noktasında tarihe adınızı nasıl yazdırmak istersiniz bir an önce karar verin. Silivri bugün siyasi hesaplara değil, aklın ve liyakatin kazanmasına ihtiyaç duyuyor.

 

 

YORUM YAP