Renginar M. Sali

En Azından Bilmediğini Bil

“Bildiğini bilenin arkasından gidiniz,
Bildiğini bilmeyeni uyarınız,
Bilmediğini bilene öğretiniz,
Bilmediğini bilmeyenden kaçınız.”
Konfüçyus

Kaçacak yerimiz yok. Kaybolmaya yüz tutmuş bazı insani değerlerimizi kurtarmak ve paslanmış görgü kurallarımızı parlatarak yaşatmak istiyorsak eğer bir şeyler yapmak şart. Toplumun geleceğini şekillendiren öğretmenlerimizin ne kadar önemli bir rol oynadığının farkındayız sanırım hepimiz. Çocuklarımızı emanet ettiğimiz öğretmenler kadar onların müdürleri de çok önemli. Dönüp dolaşıp aynı yere geliyorum ve oraya takılıp kalıyorum. İnanın ki artık buna ben de isyan ediyorum. Susuyorum, hazmetmeye çalışıyorum, fakat görmezden ve duymazdan gelemiyorum. Söze kaldığım yerden devam edeyim, işte bu müdürlerimizin öyle “orijinal” örnekleri var ki (hele biri İşler’den miras kalan), emirlerinde çalışan öğretmenlerin bile sessiz, derinden gelen, hatta inleyen seslerini epeydir duyuyorum. Duyurmak farz oldu. İşte bu bilmediğini bilmeyen “orijinal”, bulunduğu mevki ile bağdaşmayan tavır ve davranışlarda bulunanlar hakkında öğretmenlerin “Kabadayı tavırları içerisinde,  “Bu alemin kralı benim” edasında, elinde tespihle dolaşması bizi öğretmen olarak utandırıyor ve küçük düşürüyor. Biz okul müdürlerini müdürlüğümüzde böyle bir kişi temsil edemez, etmemeli” şeklindeki isyanlarını artık birileri duymalı. Birileri derken tabi ki onları oraya başkalarının aracılığıyla da olsa getiren, besleyen, koruyan siyasi güç.

Haberin devamı 29.06.2011 tarihli Hürhaber Gazetesi’nde…

YORUM YAP