Sevginar Sali

Bir şey değişti, çok şey değişti…

Yarın Volkan Yılmaz'ın, Silivri Belediye Başkanlığı görevinde 4. seneyi devriyesi.
Başkan Bey'in, pek çokların hayalini süsleyen o koltukta rahatça oturduğu vakitleri yok denecek kadar az oldu. Ortalığın sakinleştiği ender vakitlerde Yılmaz'ın durulacak bir hali olmadığını hepimiz ‘huzursuz kişiliğini' tanıdıkça kabul ettik. Siyasetçi ve yöneticinin huzursuz olanı makbul. Kendine her şeyi dert edinip, çözüm peşinde koşanından, tuttuğunu koparandan daha fazla ne isteyebiliriz ki!?
Yılmaz'ın bu huzursuz ve titiz kişiliği, epey siyasi deneyim birikimine karşılık ideallerine sıkı sıkıya bağlı kalma gayreti, görev sorumluluğu, ilkesel duruşu sayesinde Silivri son 4 senede yıllardır hissettiği hizmet açlığını unuttu. Bu kadar kısa süre ve sahip olunan şartlar (salgın, ekonomik darboğaz, afetler) içinde kronik sorunların çözümüne bile şükredecek haldeyken, beklentilerin ötesinde, söz verdiklerinin epey üstünde bir yerel yönetim ve belediye başkanlığı performansı ile karşılık buldu Silivrililerin 31 Mart 2019'da yaptıkları tercih.
31 Mart seçimleri arifesinde Silivri halkına görevdeyken kendisini unutanları, sandıkta hatırlamaması telkini ile belediyecilik tarihçemizde yeni bir sayfa açan Yılmaz, sadece yerel yönetime dair bestseller (çok satan) bir hikayeyi bizim önümüze koymayı değil Türkiye'ye okutmayı da başardı.
4 sene içinde “MHP'liden belediye başkanı olursa böyle de güzel olur”, “Silivri Belediye Başkanlığı bu şekilde de yapılır”a ilişkin sarsıcı bir neticenin üzerine ilk döneminin son senesinde sürprizlere açık olmalıyız.
Hakkında yapılan “Evini Silivri'ye taşımadı” eleştirilerine Silivri ile yaşayarak karşılık verdi. Kendine, ailesine ayıracağı vakitlerden fedakârlık yaptı, Silivrililere haksızlık etmedi.
Yeri geldi kızdı, bağırdı, yeri geldi gözünde tutamadığı gözyaşlarını kimseye göstermeden nasıl sileceğini şaşıracak kadar duygusal ve içtendi.
Silivri'ye daha iyi hizmet etmek için kendi kötü olmayı göze aldı.
Başkan bey, MHP'nin politikaları ile ilgili bir değerlendirmesinde, “MHP oy kaybetmek uğuruna devleti korudu” mealinde bir şey söylemişti.
Silivri ve kamu çıkarlarını savunma doğrultusunda kazandığı takdir kadar taş koyduğu pek çok kişisel beklenti de olmuştur.
Silivri'de sağladığı başarıya Yılmaz'ın mı, şehir olarak bizlerin mi daha çok ihtiyacı var bakış açısına göre değişir belki ama işin kaymağını Silivrililer olarak bizlerin yediği, İstanbul'un bu örnekle tazelendiği, hatta Türkiye için umut olduğumuzu şahsını sevsek de, sevmesek de söyleyebiliriz.
Yılmaz, 4 yıllık performansı ile başına büyük iş açtı esasen.
Başarılı olmak evet bir mesele ama esas ve en zoru bu başarıyı muhafaza etmek. Kendisi bir işin zoru varken, kolayıyla yetinmeyeceği için elde ettiği başarıyı geliştirecektir.
Ve hatta şartlar kendisini zorladıkça (krizler, afetler, salgınlar, savaşları gördük uzaylıların gelmesi kaldı geriye tek galiba…) daha da güzel şeyler göreceğimize dair ümidimiz var.
Evet bir şey değişti, çok şey değişti…
Bu değişim de Volkan Yılmaz da Silivri'ye çok iyi geldi.

YORUM YAP