Sevginar Sali

Silivri’de ara seçimin şifreleri

Silivri Belediye Meclisi'nin gerçekleştirdiği Başkan Vekili seçimin ilk ve en dikkat çekici sonucu, CHP'nin “ağabey formülü” ile hareket etmiş olmasıydı.
Bora Balcıoğlu'nun tutuklanmasının ardından parti içerisinde farklı isimler konuşulurken, sonunda tercih Yalçın Ekici'den yana kullanıldı. Ekici, herkesin ilk tercihi olan bir isim olmayabilir. Ancak CHP içerisinde çok az kişinin itiraz edebileceği, saygın kişiliği geniş kabul gören bir isim olarak öne çıktı.
Mecliste yapılan üç turun tamamında aynı tablo ortaya çıktı. CHP'nin meclise katılan tüm üyeleri blok halinde hareket etti ve üç turda da Yalçın Ekici'ye 20 oy çıktı. Son günlerde yaşanan siyasi sarsıntılar ve grup içerisinde baştan bu yana var olan kutuplaşmalar düşünüldüğünde, CHP'nin bu kritik süreçte içeride herhangi bir kırılma yaşamadan hareket etmesi önemliydi.
Aslında seçimin en önemli mesajlarından biri de buydu.
Silivri Belediyesi'ne yönelik operasyon ve sonrasında yaşanan gelişmeler CHP'yi zayıflatmak yerine ilk etapta daha da kenetlemiş görünüyor. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in seçim sonrasında özellikle meclis üyelerine ve İlçe Başkanı Doruk Bulut'a teşekkür etmesi de bunun bir göstergesiydi. Çelik'in konuşmasında Doruk Bulut'a ayrı bir parantez açması dikkat çekti. Operasyonun başladığı ilk günden başkan vekili seçimine kadar geçen süreçte örgütün ve meclis grubunun dağılmadan hareket etmesinde Bulut'un yürüttüğü koordinasyonun etkili olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Seçimin ikinci önemli başlığı ise Cumhur İttifakı cephesinde yaşandı.
AK Parti'nin aday çıkarmaya daha istekli olduğu yönünde kulis bilgileri uzun süredir konuşuluyordu. Ancak Başkan Vekilliği seçiminin Cumhur İttifakı dengeleri açısından MHP'nin alanı olduğu ifade edildi. Son yerel seçimlerde Cumhur İttifakı'nın Silivri'de MHP İlçe Başkanlığının listesiyle seçime gitmiş olması da bu yaklaşımın temel gerekçelerinden biri olarak gösterildi.
MHP ise başından itibaren aday çıkarmaya sıcak bakmadı. Gerekçe olarak da son yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesine müdahale görüntüsü vermek istememelerini gösterdiler. AK Parti de nihayetinde bu değerlendirmeye uydu ve aday çıkarmama kararı alındı.
AK Partinin baştan istekli davranması ve hem adaysız hem de mecliste ittifak ortağından yoksun kalması farklı; ‘Cumhur İttifakında çatlak mı var?” gibi yorumlara yol açtı.
Özgür Çelik de tam olarak seçim sonrasında yaptığı değerlendirmelerde Cumhur İttifakı içerisinde böyle bir durumun varlığına işaret etti. Ancak AK Parti İl Başkanlığı kaynakları ve süreçte yer alan isimler bunun doğru bir okuma olmadığını savunuyor. Gayri resmî değerlendirmelerde, aday çıkarılmaması kararının Cumhur İttifakı içerisinde ortaklaşa alındığı, meclise katılım konusunun ise partilerin kendi tasarrufuna bırakıldığı ifade ediliyor.
Üstelik AK Parti cephesinden yapılan değerlendirmelerde farklı bir gerekçe daha öne çıkıyor.
Parti kaynakları, Bora Balcıoğlu'nun tutuklanmasına neden olan soruşturma başlıklarının önemli bölümünün zaten CHP'nin kendi iç dinamikleri içerisinde gündeme geldiğini hatırlatıyor. Villa tartışmalarından itirafçı sürecine, kamuoyuna yansıyan bazı iddialardan yaşam tarzı eleştirilerine kadar birçok başlığın CHP içinden yükseldiğine dikkat çekerek, bu nedenle sürece siyasi müdahale görüntüsü vermek istemediklerini belirtiyorlar.
Onlara göre yapılması gereken, belediyede ara dönemde oluşan yönetim boşluğunun yasal süreç içerisinde ve demokratik kurallar çerçevesinde doldurulmasını sağlamak, bunun ötesinde tartışmanın tarafı haline gelmemek.
Gerçekçi olmak gerekirse, Cumhur İttifakı aday çıkarsa da seçimin sonucunu değiştirecek bir tablo zaten çok zor bir olasılıktı. CHP'nin 20 oyu blok halinde hareket ettiği bir meclis aritmetiğinde karşı tarafın belediye başkan vekili seçtirebilmesi matematiksel olarak mümkün değildi.
Seçimin üçüncü ve belki de en önemli sonucu ise Yalçın Ekici'nin verdiği mesajlarda saklıydı. Ekici, seçim sonrasında yaptığı tüm açıklamalarda aynı vurguyu öne çıkardı: “Bu makamın sahibi Bora Balcıoğlu'dur.” Gerek meclis salonundaki konuşmasında, gerek belediye önünde vatandaşları selamlarken, gerekse basın mensuplarıyla yaptığı değerlendirmelerde kendisini bir “emanetçi” olarak tanımladı.
Bu yaklaşım CHP'nin önümüzdeki dönemde belediyede radikal bir yönetim değişikliği yerine mevcut yapıyı koruma eğiliminde olduğunu gösteriyor. İlk izlenim, Bora Balcıoğlu'nun iradesinin Yalçın Ekici üzerinden sürdürüleceği, belediyenin yönetim şemasında önemli bir değişikliğe gidilmeyeceği yönünde.
Başkan Vekili seçim ile tartışmaları bize;
-CHP'nin kriz karşısındaki dayanışmasını,
-Cumhur İttifakı'nın kendi iç dinamikleri içerisinde Silivri'de siyasi ağırlık merkezinin MHP olduğunu,
-Silivri Belediyesi'nde Başkanlık koltuğuna oturan ismin değiştiği ama yönetecek olan iradenin değişmediğini gösterdi.

 

YORUM YAP