İmparatorluk yatıp, Cumhuriyete uyanmak...


Ülke gündemi ufak çaplı bir ‘kıyamet’ ile çalkalanırken, biz de dün Silivri’nin muhasebesini yapmaya giriştik… Tabi Türkiye’nin genel durumunu takip etmeden Silivri’ye dair sağlıklı bir durum değerlendirmesi çok mümkün değil.

***
Işıklar’ın tekerine takoz konularak yokuşta park edilen otobüs benzetmesine katılmamak mümkün değil. Zirveler de çıkılan yokuşlar da böyle bir tehlike barındırır her daim. Aşağı inerken oluşan hız esnasında kontrolü kaybetmek! Ve yol kazaları işte böyle ortaya çıkıyor…
***
Zülfü Livaneli’nin, "Leyla’nın evi” isimli kitabından bir alıntı:
"Üç türlü imparatorluk çözülüşü vardır: Bunlardan ilki, Roma İmparatorluğu gibi zaman içinde yavaş yavaş yok olur gider. İkincisi, İngiliz İmparatorluğu. Bu örnekte planlı bir tasfiye söz konusudur, hangi ülkeye ne zaman ve nasıl statü verileceği planlanmıştır. Üçüncüsü Osmanlı İmparatorluğu. Bir gece imparatorlukta yatar, ertesi gün Cumhuriyette uyanırsın…”
***
"AK Parti ile ilgili iktidar umudu kalmadı” diyen Işıklar için bu durum 2014 yerel seçimlerine girerken güçlü bir koz. Mustafa Sarıgül’ün CHP’den İBB Adayı olması da bizzat mimarı olduğu bir diğer avantajı… Silivri’de başardıkları kuvvetli bir referans.
Türkiye Cumhuriyet oldu olmasına da bu ülkede hala Osmanlı İmparatorluğunda olduğu gibi akşam yatarken yalı sahibi olan insanlar sabah kendini sokakta bulabiliyor!
Sadece maddi anlamda düşünmeyin güç ve iktidar bakımından da durum aynı. Hüseyin Turan 29 Mart 2009’a Silivri’nin belediye başkanı olarak uyandı, o gece gözüne uyku girmemiştir ama girseydi rüyalarını sıradan bir vatandaş olarak görecekti; kabus olurdu muhtemelen bilinç altının aklına hatırlattıkları.
Işıklar’ın başına aynı şeyin 30 Mart 2014’te gelip gelmeyeceğinin garantisi yok ama sigortası var; seçmenin irade ve adaleti. Nasıl tecelli edeceğini konusunda Başkan Bey son derece rahat. AK Parti’nin aday adayı bilmecesi kör düğüme doğru ilerledikçe keyfi daha da artar. AK Parti’nin Cuma günkü son başkan aday adayı toplantısında olup bitenleri fısıltı gazetesi çoktan yaymaya başladı. Biz niye yazmıyoruz? Aslına bakacak olursanız çok fazla yazılacak bir şey de yok. Gerilen sinirler, hassasiyeti saldırganlık boyutuna taşıyan durumlar. Yazmak gerekir belki de ya da boş verin; AK Parti’nin birlik, beraberlik karnesini biz çizdirmeyelim… Sokak ağzıyla ve mahalle kavgası sorumsuzluğunda davranış sergilediklerine göre aynı şekilde değerlendirmelere tabi tutulsunlar!

***
Işıklar’a dönecek olursak… Bence CHP’ye dönelim… Partinin diğer tüm aday adaylarının Ankara’ya ortak hareket noktasında irade bildirdiği söylentisinden Hüseyin Şahin, Abdullah Yıldırım rahatsız bildiğim kadarıyla. Yavuz Çengel’e bizzat sormadım ama böyle bir ittifak içinde olacağını düşünmüyorum. Selami Değirmenci kanadı Silivri yerine Ankara ayağında adaylık çalışmalarını sürdürüyor. Geçen dönem yaşadıklarının telafisi ve önlemi olarak görülebilir.
***
Siz ne görüyorsunuz onu da tartışırız da benim gördüğüm; Işıklar, mürettebat üzerinde sıkı bir çalışma içerisinde, beş yıldır güvenli bir şekilde limana ulaştırdığı gemi ile yeni ufuklara yelken açmaya hazırlanıyor...

YORUM YAP