Sevginar Sali

Herkes kendi işine baksın!

Öyle mi, böyle mi başlasam derken dosdoğru söze girişeyim en iyisi…
Silivri'deki iktidar açısından bakacak olursak;
Kendi icatlarında zerre lekesi yokken genel siyasetten kaynaklı 50 yıllık değil belki ama son 5 yıl, iktidar ortağının çözülmeye yüz tutan güçlü iktidarının hataları ile yüzleşmek durumunda kalmak niye gereksin!? Hem de ilçe meclisi gibi büyüteç tutularak izlenen bir mecrada…
Sen kalk belediyenin iki yakasını bir araya getir, kırık, çıkık ne varsa toparla, söküğü yırtığı dik sonra bunları anlatmak varken git Türkiye genelindeki ekonomik buhranı ile ilgili eleştiri resitali dinle!
Çiçeği burnunda iktidar döneminde geceni gündüzüne kat ‘iktidar yorgunluklarının' suçlamaları ile muhatap ol… Yanlışını düzelttiğin kişiler bizzat sorumlu olmadığın hataları gündemine yerleştirsin!
Bugüne kadar hep ilçe başkanları meclis üyelerinden rol çalışıyor diye baktık konuya meclisteki son sunumlardan sonra epey oyun dışı kaldıklarını fark ettim. Yani karışıklık tek taraflı olmasa gerek.
Nereden bakarsanız bakın belediye meclislerinde yerel yönetimin hizmet, yatırım ve yerel halkı doğrudan ilgilendiren konulara odaklanması bana daha doğru geliyor. Hatta her meclise ilçeden bir meslek grubundan temsilci davet edilip, alanları ile ilgili sorun ve beklentileri yerel yönetim sorumluları huzurunda kamuoyuyla paylaşsa anlamlı olmaz mı?
Biri mi söylemişti, okumuş muydum tam anımsamıyorum ama hayatımızdaki en önemli karışıklık sebebinin insanların kendi işi dışındakilerle meşgul olmasıyla açıklanıyordu. “İşine bak”, “Herkes kendi işine baksın” söylemde azimli, uygulamada çakıyoruz galiba…
( ‘Herkes kendi işine baksın' ile ilgili arama yaparken değişik bir versiyonu çıktı o da ‘herkes kendi içine baksın!' bu da hiç fena fikir değilmiş… )

MECLİS GÖZLEMLERİNE DAİR KISA KISA
*Ömer Tekin bugüne kadarki en sükûnet dolu konuşmasını yapmışken yine de CHP'lilerin sitemlerinden kurtulamadı.
*Filiz Güler, AK Parti iktidarının karar ve uygulamaları gibi ittifakınkileri savunmakta da oldukça zayıf kaldı.
*İstisnalar kaideyi bozmaz ama Sultan Aşkın'ın da en sönük iktidar partisi Grup Sözcülüğü performansını izlemek zorunda kaldık. MHP'nin Grup Sözcüsü tamam da Silivri Belediyesininki olduğu şüphe götürdü…
*Süheyl Kırkıcı'nın siyaset heyecanını kaybettiren nedenler hala varlığını koruyor. Liyakat hususunda Başkan Yılmaz'ı köşeye sıkıştırmasını es geçmeyelim tabi ki…
*Celalettin Yazıcı Grup Sözcülüğüne ısınma turlarında gibi görünüyor.
*Yaptıklarını anlatma gayreti de olmasa Başkan Volkan Yılmaz'ın da en dağınık meclis başkanlığı performansını izledik denilebilir. Kaldı ki icraatlarını bile doğru düzgün anlatamadı üstüne üstük yer yer ‘yanlışı savunmak' durumundan, sarf ettiği sözleri tartma başarısızlığından kendini kurtaramadı.

TURAN'IN ÇIKIŞI
Epey sessiz kaldıktan sonra Hüseyin Turan dönemi ile alakalı konuların savunuculuğunu son demlerde daha bir ateşli mi yapıyor, bana mı öyle geldi? Geçmiş dönem belediye başkanımızın övünebileceği pek çok başarısı var ama bence liyakat, işe alım yöntemi listede epey geri sıralarda. Dönem ve şartları asabiyle bunu şimdi tartışmayı çok anlamlı bulmuyorum. Melih Yıldız ile polemik yaşamak siyaset saflarında gündeme gelmek için hiç fena bir fikir değil… E hazır pası da almışken boş geçmek olmazdı belki ama ne gol ne de sayı çıkmazdı o vuruştan, ki çıkmadı da… Tabi benim fikrim… Başkaca değerlendirmelere, sarf edilen tüm emeklere saygıyla…

YORUM YAP