AK Parti’nin MHP hatası, Işıklar’ın Silivri başarısı

"Hata kimin tartışılır?” diyenlere katılmıyorum… Metin Karakaş döneminde AK Parti ile MHP arasında ipleri gerdikçe gediği bir dönem vardı, hatta bütün ilçe başkanlığı süresince bunu yaptı…Netice 2014’te ortaya çıktı. Şimdi Demiral aynı hatayı yapıyor. İki muhalefet partisi girmiş birbirine CHP huzur ve keyif içinde olup biteni izliyor olsa gerek… Hadi MHP’nin yerelde iktidar iddiası yok; ideolojik gerekçeler ile içinden geleni sonuna kadar yapıyor… Demiral’ın hesabı ne peki? Anladık Milletvekilini savunacak, yapması gereken de bu, ya MHP’nin yerel temsilcilerini kendine düşman etmeye ne gerek vardı?
Silivri’de siyaset yapıp da hiçbir partinin tek başına iktidar olmaya oylarının yetmediği gerçeğini idrak edememek fatal bir hatadır. Telafisi olmaz…
2004’te CHP’nin bölünmesi, DSP’nin kendi oylarını alması, MHP’ye sempatik görünmesi AK Parti’yi iktidara taşıyan temel nedenlerdi…
Selami Değirmenci’yi üç dönem başta tutan DYP’den aldığı emanet oylar olarak gösterilir…
2009 ve 2014’te Işıklar’ı iktidara taşıyan oylar arasında azımsanmayacak bir MHP katkısı vardır.
Peki, AK Parti’nin ilçe başkanı ne yapıyor? Söyleyeyim; kendi ayağına kurşun sıkıyor. Türkyılmaz bir şeyi çok doğru söylemiş Demiral haddini bilmeli; MHP’nin başarısızlığı veya bilgisizliği hakkında şu anda parlak görüşlerini kamuoyuyla paylaşmasının kendine zarardan başka kimseye faydası da yok…
Aklımda yer edecek düşünce ve neticeden korkuyorum ama yapmak lazım… Silivri’deki bu gelişmeleri doğru şekilde anlamlandırmak için kimin bu durumdan fayda sağladığına bakmak gerek… Özcan Işıklar’ı gayet net görüyor musunuz siz de? Bu adam hepimizi istediği noktaya koyma konusunda üstün bir zekaya mı sahip gerçekten? Bu süreçte partiler, odalar, kooperatifler ve medya olarak biz kendi kişisel çıkarlarımızı gözetme acizliği içinde birer piyona mı dönüşüyoruz?  İki muhalefet partisi iktidara göz açtırmamak yerine, birbirine girmiş Işıklar siyaseti dizayn etmeyi bırakmış odalar, kooperatiflerde fink atıyor. Bunları gerçekten yazmamak için direniyorum ama düşündüğüm tam da bu… Aksi yönde bir şey yazmak ‘elimde değil’i geçin akla, mantığa uymaz…
Demiral, Işıklar’a hizmet ettiğimizi söylüyor… Yok birbirimizden farkımız… İktidarı elinden almakla yükümlü olduğu kişi görüldüğü üzere başta onu olmak üzere herkesi o kadar kendi istediği pozisyona getirmiş ki; en garibi de yaptığımız şeyin kendi seçimimiz ve yararımıza olduğunu düşünmemiz…
Hatalar zincirinin tek doğrusu; Işıklar’ın kendini başarılı gösterme neticesi… (Şimdi o da celallenir ne diyor bu kadın diye : )) Kalan aklımız, yetişen kısmıyla son günlerde yaşadıklarımıza dair z-raporu… 
Silivri’de örülen bu keşmekeşten uzaklaşalım biraz…
Cuma günü Çanta’daydık efendim… Bu bölgede vatandaşlarla yaptığımız değerlendirmelerden nasıl bir algı yaratmaya çalıştığımız izlenimi çıkacak şu an daha kestiremiyorum ama biz mahallede olmaktan, insanlarıyla konuşmaktan çok keyif aldık. Mahallenin bir meclis üyesi var o da CHP’li Devrim Uzun… Uzun yıllar siyasetin içinde yoğrulan, mahallenin taşını toprağını ayrı seven ve önemseyen yapısını gözlerindeki heyecandan hissediyorsunuz.  Çanta’da 4. Dönem muhtarlık yapan Hasan Susulu ve Ömer Ercan… Uzun ile adeta mahallede bir ‘hükümet üstü’ gibi çalışıyorlar. Okulun doğalgazı, kulübün binası, stadın bakımı sabah kahvaltısında dinmeyen telefonların başlıca konuları, günlük koşturmacanın ara başlıklarıydı. Halinden memnun olan da var, eleştiren de… Hizmetler aynı hepsi için de bakış açısı farkı kendini hissettiriyor.
Çanta halkının görüşlerini kamuoyuna durmamız konusunda bizlere destek olan herkese teşekkür ediyorum. İnşallah yetkili merciler de aktarılan sorunlara duyarsız kalmaz, çözüm konusunda katkı sunar...
İyi haftalar...

YORUM YAP