Kazandık mı, kayıp mı ettik!?

Hiç Silivrispor konusuna girmeyi düşünmüyordum hep Bilal Bey'in suçu… ‘Sokakta çevirip yorumunuzu bekliyoruz' deyince, iki kelam etmek farz oldu. Belki de biraz da içimde büyüyen anlaşılmazlığın dizginlenecek bir tarafı kalmamıştı!
Bazı konularda kendi potansiyelini ortalamanın birkaç tık üzerine taşımış insanların sorumluluk almasının daha faydalı olabileceğine inanıyorum. Daha kötü bir karne veya beklentilerimizin bile üzerine çıkmak onların inisiyatif ile kabiliyetine kalmış.
Durum böyleyken Cenk Teker ve ekibinin, Silivrispor için daha faydalı şeyler yapabileceğini düşündüm. Hala da aynı noktadayım açıkçası. Ama kongrede belirleyici olanın farklı konular olduğu hissiyatından kurtulamıyorum. Ve bu gönül rahatlığıyla “Silivri” ya da “Silivrispor kazandı” dememe mani oluyor. Yine de inşallah öyle olmuştur! Benim yanılmamın bir zararı yok ama kulübün iyi yönetilmesinin faturası daha önce gördüğümüz gibi ağır oluyor.
Cenk Teker ve ekibinin centilmence mücadelesine, aynı şekilde yönetime gelen Taylan Güraslan ve arkadaşlarının, adaylık cesareti gösteren herkesin, sorumluluk alanlara kolaylıklar diliyorum.
Başarılı insanları gönül rahatlığı ile takdir edebildiğimiz, kendimizi geliştirmek yerine onları geriletmek adına çaba içinde olmadan geleceğimiz ile ilgili kararlar almamızı diliyorum. “Aman bu adam bu referanslarla sadece kulüp yönetmek için gelmiş olamaz yarın öbür gün öncekiler gibi başımıza bela olmasın siyaseten” demekten de vazgeçin Allah aşkına. O korumak için birbirinizi kırdığınız iktidar sevdaları aylar içinde hiç ummadığınız insanlara nasıl yar oluyor kaç defa gördük!
Düşünce yapımızda değişikliğe gitmeden, verdiğimiz kararların sonuçlarını görür görmez ilk veryansın eden, en çok tepki gösteren olma mahkûmiyetimiz bitmez!
Taylan Güraslan ve yönetimine başarılar ve oturdukları kurtlar sofrasında bol şans diliyorum.
Yolların açık olsun Silivrispor; sana etmediğimiz kalmadı ama başarı ve diğer pek çok konuda beklentimiz daim : )
Süreçte perde arkasında işleyen hesaplara rağmen önde bozulmayan nezaketin gelişerek var olması temennilerimle…
İnşallah yanılırım ama Cumartesi günkü kongrede ‘kazananlar' kaybetti, ‘kaybedenler' kazandı gibi geldi bana : )

ADINI SEN KOY!
Siyasetin yeni can alıcı konusu ‘israf'… İmamoğlu İstanbul'dan vuruyor, Volkan Yılmaz buradan gol atıyor! Peki tarihi soruya gelelim; ‘iyi oyun oynamak mı, skor mu önemli?'… Toplumsal beklenti şifrelerini şahane bir şekilde çözen iki siyasi figür eklendi gündemimize, dehşet şekilde birbirlerine benzetme durumum sürüyor.
Hizmet satın almalar ile ilgili tasarruflarını Temmuz meclisi ilk oturumunda paylaşmayı sürdüren Yılmaz, kendisinden önceki dönemi dolaylı olarak resmen israfla suçladı. Gazeteci olarak dinlerken tespitlerini ve aktardığı rakamları, benim bile içim burkuldu; ‘bunlar gerçek ve biz fark etmediysek suç ortağı mıyız?', ‘bu suçlamaları üzerimize almak mı gerekiyor?'… ‘Suçu olan üzerine alınsın' dediğinizde de işin içinden öyle kolay çıkılmıyor!
CHP'li meclis üyelerinin; ikinci parti tasarruf tedbirleri açıklamasına tepkisi kaçınılmazdı. Yılmaz'ın bugünkü tasarrufları hakkında kaç meclis üyesinin bilgisi var sizce? Yarın arkasından biri farklı bir şey söylese bu hesaplamaları, kararlarına ilişkin kim ne söyleyebilir? Rakamlar ile ortaya koyduğu tasarruf falan değil, bildiğiniz ‘İsrafı önledim' diye haykırıyor. CHP bunun böyle olmadığını mecliste iki çıkışla kamuoyuna anlatamaz. Başkan Bey'den söz verdiği şeffaflık doğrultusunda bilgilendirme talep ederler ve kendi tabanları ve kamuoyuna bu algı yanlışsa kuşkuya yer bırakmayacak biçimde anlatmalılar. Doğruysa da sadece önlenmesi yeterli olmaz hesabı kesin kes sorulmalı.
Volkan Bey'in hafta sonu AK Parti ve CHP meclis üyeleri ile bir araya gelişini paylaşımlarından takip etmişsinizdir. CHP'li üyeler ile hepimizin belediye başkanı olarak da meclis dışında bir iletişim kurması gerektiğini, bunun Silivri'ye hizmet açısından bir zorunluluk olduğunu sadece ben düşünüyor olamam.
İki sancılı seçim atlattık. Siyasi ateşimiz o kadar da yükselmedi ama gerekli zamanı da geride bıraktık.
Kimin haklı olduğu da mühim ama bence ondan da önemlisi mutlu Silivri iddiası gelmeli…
Çatışan, kutuplaşan, suçlayan, yargılayan üslubun zararını yeterince görmedik mi?
Ne CHP'li meclis grubunun iyi niyeti ne de Başkan Bey'in nezaketi yok sayılamaz ancak taraflar arasında empati düzeyi henüz Silivri'yi mutlu edecek düzeyde değil ve acilen gelişmeye ihtiyacı var. Volkan Bey, Silivri'ye yaptığı hizmeti anlatmaya çalışırken, CHP grubunu isnat altına soktuğu ayrıntısını yeterince değerlendiremedi ve anlatmaya çalıştığı şey yanlış bir yola saptı.
Konulara sadece kendi açısından, daha çok kendi penceresinden bakanların anlatacakları, yapacakları aynı ölçüde azalır. Silivri'nin yönetim şemasını oluşturanların nezaket açısından pek bir noksanlığı yokken, yanına empatiyi koymazsanız yine başarı gibi, mutluluk da bizden uzak seyreder. Bu duyguları yaşamak varken niye sadece hayal etmekle yetinelim!
İsraf mı, tasarruf mu sorusuna doğru yanıt için daha fazla empati diyorum ben de… Çünkü daha fazla kayba tahammülümüz yok!

YORUM YAP