Renginar M. Sali

Gidişi suskun, dönüşü muhteşem ol(du)acak

Şöyle çağdaş, böyle çağdaş eğitim hizmeti veriyoruz “Çağ atladık” diyen Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çıkıp açık ve net “Eğitimde başarısızız” diyerek durumu özetledi ve yaşanan olumsuzlukları itiraf etmekten çekinmedi. Erdoğan, ‘Girdik bir yola, çıkamıyoruz' der gibiydi. Yıllardır yapılan eleştiriler haklı görülmedi, hiçbir önlem alınmadığı gibi hatalar zincirine 15 yıldır yenileri eklendi. Eğitimin kaderi ısrarla eğitimcilerden uzak belirlenmeye çalışıldı. Eyy siyasiler artık idrak edin!
Bir an'da, bir günde, bir gecede hiçbir şeyi değiştiremezsiniz! Örneğin TEOG'u bir anda kaldırmak, üst üste zaten yamuk yumuk dizdiğiniz tuğlalardan ortadakini çekip alınca meydana geleceklerle eşdeğer.
Anaokulu, ortaokul, lise eğitiminin uyum ve bütünlük içinde sürdürülerek yükseköğretime de en doğru giriş sınavının düzenlenmesi gerekiyor. Bu sistemin, akademisyenlerin katılımıyla düzenlenecek çalıştaylarda artı ve eksileri tartılarak, çok iyi planlanarak, kurulması gerekiyor.
Evet, efendim nihayet eğitim sisteminin kötüden daha da kötüye gittiğinin artık birileri farkında… Umarım en azından bundan sonra daha sağlıklı adımlar atılır.
Genel gündem buyken, yerelde farklı bir heyecanımız var. Yorumcu Özcan Deniz'in bir şarkısında şu sözler vardı: “Bir sabah karşında göreceksin beni/ Yüreğinde o an anılar canlanacak/ Gidişim suskun olmuş/ Gidişim yorgun oluştu/Dönüşüm muhteşem olacak.”
O'nun dönüşü de muhteşem ol(du)acak gibi görünüyor. Eski dönem okul yöneticimiz ve İlçe Milli Eğitim Şube Müdürümüz Erdal Aslan'dan söz ediyorum. O hırslı, keskin Aslan, geçmişteki fırtınaları geride bırakıp pek bir hoşgörülü ve uysal döndü! Belki de Biga ve Bozcaada'da yaşadığı tecrübeler, Silivri'ye duyduğu özlemler kendisini olgunlaştırdı, hatta sıcak ve dost canlısı yaptı. Valla ben sabah yürüyüşünde rastladım beş dakika ayaküstü görüştük, baktım herkesten önce malum sendikanın devrik yönetiminden bazı kişiler bile Aslan'a sarılmış, tutunmuş! Aralarında çetin geçen onca sataşmalar, suçlamalar, şikayetler unutulmuş!
Nasıl da siyasilerin ayak izlerinden gidiyorsunuz, az değilsiniz! Neyse, Erdal Aslan yaşadığı kırgınlıkları törpülemiş, bol bol enerji depolamış, Ege'nin havası yaramış, Bozcaada'da yaptığı yürüyüşlerle ruhunu temizlemiş, yenilenmiş, o kutsal hayalinin üstünü şimdilik şeffaf bir örtüyle örtmüş, peşinden gayet masum ve ağır ama emin adımlarla ilerliyor. Silivri'nin henüz benimseyemediği, ısınamadığı, siyasilerin de katkılarıyla hatalar zincirinin mimarları haline gelen mevcut ilçe yöneticilerle baş başa kaldığımız süreçte oluşan yaraya Erdal Aslan'ın dönüşü merhem gibi geldi. Kendisini ziyaret edenler pek bir memnun, pek bir heyecanlanmışlar. “Silivri'de yaşamak dostlarla güzel… Farklı düşünüp, farklı yaşayabiliriz. Farklılıklar dostluklara engel olamaz” sözleri büyük umut vaat ediyor. İşte bu girişle, devamı da gelirse, dönüş muhteşem kılınacak. Bu iş sonunda olacak! Olsun da! Hakkıdır! Yeter ki Silivri'yi seven, çocuğunu, öğretmenini ve eğitimini önemseyen, canla başla çalışan, ilgili ve duyarlı, sorun çözümüne odaklı, bunlarla da yetinmeyip eser bırakmak isteyenlere bir an evvel kavuşalım.
Artık ‘gün geçsin, ay bitsin, maaş gelsin' zihniyetinden ilçemizi kurtaralım. En büyük engel de neden oldukları olumsuzlukları görmek istemeyen siyasilerimizdir. Ben eminim ki Aslan, onların da üstesinden gelecek. Kendi hedefine koşarken, ilçemiz eğitimi üzerine serilen ölü toprağı da kaldıracağı, büyük katkılarda bulunacağından şüphem yok.
Zorlu yolda kolaylıklar ve başarılar diliyorum.

YORUM YAP