Ali Gülcü

Saçların dağılır aklımın yellerinde...

Maksadım duyarlı gözükmek falan değil. Ölüm hep var, kaçınılmaz...
Yıl 1990 bahar yılları, sürekli bir şeylere hazırlandığım fakat neye, niye hazırlandığımı bilmediğim, kafamın karışık olduğu, sorgulamaya başladığım dönemler...
Gençlik işte, bilirsiniz...Türkiye'de bir klişedir; Aşkın Nur Yengi ilk albümünü çıkarır dinleyen Sezen Aksu zanneder.
Aşkın Nur Yengi'nin Sevgili'ye albümü, çift kaset çalarlı ve de kayıt yapılabilen teyplerde en çok dinlediğim albümlerden biridir...
'Bile bile' adlı şarkıda; "Geri dönmek inan içten değil, hani var ya, tutamazsın kendini bir ümitle ya olursa dersin hep bile bile her şeyin bittiğini..."
Sözleri ile girmişti hayatıma, kaset kapağının iç tarafında vokalin Harun Kolçak olduğunu öğrenmiştim.
Çok geçmeden Harun Kolçak da bir albüm çıkardı; Beni Affet. (1991)
Tempo FM'de Figen Çakmak ile Faks istekler isminde bir program yapıyoruz, Faks acayip popüler o zaman!
Faksı olan dinleyici çekiyor, biz istediği şarkıyı çalıyoruz... Dört, beş dakikalık zaman dilimleri içerisinde şarkı aralarında durmayan deck teyplerde istek şarkı çalmanın zorluğu üzerine konuşabiliriz de, yaşayan bilir...
Bilmeyene gereksiz gelir.
Yıllar.
Müptelayım Sana.
Bana Ellerini Ver.
Ben en çok; Gir Kanıma isimli şarkıyı seviyorum çünkü; "Saçların dağılır aklımın yellerinde" cümlesi bu şarkıda geçiyor.
Radyolu, mikserli, mikrofonlu hayatımda para hariç neredeyse her şeyin olduğu zamanlar, kiraz çiçeği, bushido tadında ağır bahar, sarhoşluğu fena...
Sanıyorum 1993 bir kadın vokal daha giriyor hayatımıza; Bendeniz!
Yıkılıyor ortalık
Ya Sen ya Hiç.
Sen Kaybettin.
Ağlayayım mı?
1994'e gelince Harun Kolçak ve Bendeniz Maxi Single çıkarıyor, karton bir kap içinde CD, CD ve Technics CD çalarlar yeni yeni, bugünün Hybridi otomobili say. Albümün ismi; Biz...
Kırmızı gömleği çıkardığım haki üniformayı giyip, mavi bere taktığım yıllar, Eski Foça'dayım.. Bir yılbaşı, günlerden cumartesi, çarşı iznindeyim, efkar örs, efkar Ağrı dağı...Bir yetmişlik votka alıyor botun içine saklıyorum nizamiyeden girerken Hayrabolulu ( kulakları çınlasın) İsmail Astsubay yakalıyor beni...
- Oğlum bu ne?
- Votka!
- Hayırdır?
- Moralim çok bozuk komutanım.
- Niye?
- Şundan şundan...
Derdim büyük adam ne yapsın?
- İç fakat yakalanma!
Sony Walkmanım var o zaman, bir litrelik meyve suyu ayarlıyor, koğuş yattan sonra yemekhanenin arkasında, hafif tepenin üzerine çam ağaçlarının altına uzanıyorum( bilen bilir)... İki tane kasetim var; biri Cengiz Kurtoğlu'nun Yıllarım, ikincisi Harun Kolçak'ın Beni Affet...
Gün ışıyana kadar dön baba dönelim, ağla baba ağlayalım.
"Saçların dağılır aklımın yellerinde..."
"Kalbimde gizli bir sevgili arar, gözlerime bakıp dalan gözlerin..."
Dünyanın hengamesinde kaybolmuşken öğrendim Harun Kolçak'ın öldüğünü, üzüldüm...Hissiyatımın emrivakisi olarak yazdım...

YORUM YAP