“Çocuklar konuşacak, UCİM yanlarında olacak!”

“Çocuklar konuşacak, UCİM yanlarında olacak!”

25.11.2021 10:51:14

UCİM Tekirdağ İl Koordinatör Yardımcısı Derya Mutlu Bedavalar ile UCİM Tekirdağ Hukuk Koordinatörü Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği'nin kuruluş amacı ve faaliyetlerini Küpe FM'de anlattılar.

UCİM ( www.ucim.org.tr )Tekirdağ İl Koordinatör Yardımcısı Derya Mutlu Bedavalar ile UCİM Tekirdağ Hukuk Koordinatörü Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği'ni Küpe FM aracılığı ile kamuoyuyla paylaştılar.

“Çocuklar konuşacak, UCİM yanlarında olacak!” diyerek yürütülen dernek çalışmalarına ilişkin anlatılanlar şu şekilde:

Turhan Alyakut- Sizi ve UCİM'i  tanıyabilir miyiz biraz?

Derya Mutlu Bedavalar- Merhaba Turhan Bey, öncelikle size ve Dilek Hanım'a duyarlılığınız için çok teşekkür ederiz. “Çocuklar konuşacak UCİM yanlarında olacak” sloganı ile çıktığımız bu yolda sizler de bizim gibi artık “Çocuklar konuşacak ve KÜPE FM yanlarında olacak” diyerek desteğinizi esirgemediğiniz için minnettarız. İl koordinatörümüz Seda Hanım ve diğer koordinatör arkadaşlarım adına teşekkür etmek isterim. Adım Derya Mutlu Bedavalar, Tekirdağ İl koordinatör yardımcısı sıfatıyla gönüllü olarak 1 yıldır, dernek üyeliği olarak ise 2019 yılından beri UCİM ailesi içerisinde yer alıyorum.

Hülya Tunçer- Ben avukat Hülya Tunçer, 1 yıldır UCİM Tekirdağ Hukuk Koordinatörü olarak derneğimizde bulunmaktayım. UCİM'i ve Saadet öğretmeni duyduğum gün üyesi olduğum bu dernekte gönüllü olmak benim için çok özel.

 

Turhan Alyakut- UCİM ne zaman kuruldu? Derneğin kuruluş amacı ve kuruluş hikayesini öğrenebilir miyiz?

Derya Mutlu Bedavalar- Derneğimizin tam adı UCİM Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği'dir. 2017 yılında kurulmuştur ve genel merkezi Mersin'dir. Kuruluş hikayesi maalesef çok acı bir hikaye ile başlar. Derneğimizin kurucusu sevgili Saadet Özkan İzmir'in Menderes ilçesindeki bir okulda görev yaparken çocukların tavırlarından şüphelenir ve devamındaki süreçte okulun müdürünün yıllarca çocuklara istismarda bulunduğunu anlayarak hemen kolluk kuvvetlerine haber verir. Sonrasında da konunun peşini bırakmaz ve çocukların mahkeme süreçlerinde hep yanlarında olur. Yaşadıkları onu çok etkiler ve ‘Türkiye'de benzer durumda olan başka çocuklar için de bir şey yapmalıyım' diyerek yola çıkar. Bu noktada Mersinli iş insanı sevgili Yücel Ceylan ile yolları kesişir ve 2017 Temmuz ayında derneğimiz kurulur. Şu an 70 bini aşkın üyesi, 11 önleme merkezi, 58 ilde aktif yapılanması ve 23 ilde yürüttüğü yapılanma süreci ile tüm Türkiye çapında faaliyetlerine devam etmektedir. Ana amacımız Türkiye'de çocuk ihmal ve istismarını önlemek ve farkındalık yaratmaktır. Sevgili Saadet Özkan'ın Menderes olayını ve derneğin kuruluşunu anlattığı videoları sosyal medyada var, tüm dinleyicilerimize izlemelerini öneriyorum. O kadar güzel ve duygu dolu anlatıyor ki, onun ağzından dinlemek çok etkileyici.

“EN ÇOK ÖNEM VERDİĞİMİZ ALAN EĞİTİM ALANIDIR”

Turhan Alyakut- Olay yaşanmadan önce müdahale etmek önemli. Bunun yolu nereden geçiyor? İstismarı nasıl önleyebiliriz?

Derya Mutlu Bedavalar- Bu sorunun cevabına ‘çocuk istismarı açısından önleme neyi ifade ediyor?' buna değinerek başlayalım. Önleme faaliyetleri 3 ayrı seviyede gerçekleşmektedir: temel önleme çalışmaları, ikincil önleme çalışmaları ve üçüncül önleme çalışmaları. Temel önleme çalışmaları, henüz sorun ortaya çıkmadan yapılan çalışmalar olarak ele alınır. Tüm bireylere yöneliktir ve herkes katılabilir. İkincil önleme ise olayın üstünden zaman geçmemiş, yeni ortaya çıkmıştır. Burada olayın büyümesini engelleme çalışmaları yapılır. Daha çok risk gruplarına odaklanılır veya problemin yeni başladığı anlaşılan kişilere odaklanılır. Yani olaya sıcağı sıcağına müdahalede bulunulur. Son olarak üçüncül önleme çalışmaları ise, sorun ortaya çıkmıştır ve krize müdahale gerektiren durumlarda ki çalışmalardır. Doğrudan müdahale gruplarıdır, sorun yaşayan kişilere, krize müdahale edilmesi gereken kişilerdir.

Elbette asıl amaç temel önleme faaliyetlerinde aktif olup 2. ve özellikle 3. seviyeye geçmesine engel olmaktır. Bunun yolu ise eğitim ve çeşitli faaliyetler ile toplumsal farkındalığın arttırılmasından geçmektedir. Bu nedenle bizim dernek olarak en çok önem verdiğimiz alan eğitim alanıdır. Hem yetişkinlerin hem de çocukların farkındalıklarını arttırarak istismarcılara dur diyebiliriz, ihmal ve istismarın önüne geçebiliriz. Aynı zamanda sorunun ortaya çıktığı ve dava aşamasına gelmiş olaylarda davaya müdahil olarak istismarcının hak ettiği cezayı alması ve kamuoyu oluşması için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Böylece potansiyel istismarcılara bir mesaj veriyoruz. Çocuklar Konuşacak ve UCİM yanlarında olacak…

“EN ÖNEMLİ AMACIMIZ TÜRKİYE'DE ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARINI ÖNLEMEK VE FARKINDALIK YARATMAKTIR”

Turhan Alyakut- Dernek bünyesinde ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Türkiye ve Avrupa'da ilk olan ihmal ve istismarı önleme merkezilerini hayata geçiriyorsunuz. Bu konuda da bilgi alabilir miyiz?

Derya Mutlu Bedavalar- Derneğimizin en önemli amacı, Türkiye'de çocuk ihmal ve istismarını önlemek ve farkındalık yaratmaktır. Bu kapsamda Avrupa ve Türkiye'de ilk olan ihmal ve istismarı önleme merkezlerimizi açmaya devam ediyoruz. Şu an güncel rakamlara göre 11 farklı ilde-biri proje ofisi olmak üzere- bu merkezler açılmıştır. İzmir, Konya, İstanbul, Erzurum, Antalya, Mersin, Ordu, Mardin, Van, Ankara ve Kayseri'de merkezlerimiz bulunmaktadır. Tekirdağ koordine ekibi olarak hedefimiz Trakya bölgesinde de bir önleme merkezi açmaktır. Önleme merkezi olmayan illerde ise merkeze bağlı olarak tamamen gönüllülerden oluşan koordine ekibi ve üyeler faaliyetleri yürütmektedir.

Biraz da önleme merkezinin yapısından ve derneğimizin ana faaliyetlerinden bahsetmek isterim. Temelde 3 ayrı birim ile faaliyet göstermektedir. Hukuk Birimi, Danışmanlık ve Rehabilitasyon Birimi ve Eğitim Birimi. Hukuk birimlerimiz hukuki destek, davalara müdahil olma ve farkındalık eğitimlerinde hukuksal boyut ile ilgili bilinçlendirme faaliyetleri yürütür. Danışmanlık ve rehabilitasyon birimi, ihmal veya istismara uğramış çocuklarımız ve ailelerine danışmalık hizmeti sağlar ve/veya resmi kurum ve sağlık kurumlarına yönlendirmesini yapar. Farkındalık eğitimlerimizde psikolojik boyut dair bilinçlendirme eğitimi faaliyetleri yürütür. Eğitim birimimiz ise ihmal ve istismarı önleyici eğitim faaliyetlerini organize eder ve bilinçlendirici dokümanlar hazırlar. Bu eğitim faaliyetleri yetişkin gruplar ve çocuklar için ayrı ayrı organize edilmektedir. Yetişkinlerde daha çok ihmal ve istismarın psikolojik ve hukuksal boyutlarını ele alacak şekilde farkındalık eğitimleri, çocuklarda ise bedensel söz hakkını pekiştirecek yaşlarına uygun faaliyetler şeklindedir. Eğitimlerimiz konusunda dikkat çekmemiz gereken en önemli konu ise verilen her eğitimin uzmanı tarafından verilmesi şartıdır.

Önleme merkezlerimizin en önemli görevlerinden biri de çocuk ihmal ve istismarını önlemek amacıyla yapılması gereken yasal değişikliklerle ilgili olarak yasal mercilerde gerekli başvuruları yapmak ve konunun takipçisi olmaktır. Şu an UCİM olarak en önemli hedeflerimizden biri bu merkezlerin sayısını arttırmak ve her ilde bir önlemek merkezi olmasını sağlamaktır.

Faaliyetlerimizi rakamlarla anlatmak gerekirse; 10.000'in üzerinde çocuğa bedensel söz hakkı eğitimi verdik. 50.000'in üzerinde ebeveyne bilinçlendirme semineri verdik. 250.000'in üzerinde üniversite öğrencisine farkındalık eğitimi verdik. Yüzlerce istismar mağduru çocuk ve ailesine ücretsiz danışmanlık hizmeti verdik. 500 istismar mağduru çocuk ve ailesine ücretsiz hukuki destek verdik. Halen 200 dava takip edilmekte ve 100 dava da ise gözlemci sıfatı ile yer alıyoruz.

 

Turhan Alyakut- Yaptığınız birçok şey var bunlar için tabii ki desteğe ihtiyacınız var. Biz sizin için neler yapabiliriz? Üye olmadan da derneğinize katkı sağlamak mümkün mü?

Derya Mutlu Bedavalar- Kesinlikle desteğe ihtiyacımız var. Ve kesinlikle herkesin bu desteği sağlamak adına yapacağı çok şey var. Destek olmaya başlamak için üye olmaya gerek yok. Hani temel önleme faaliyetleri demiştik ya herkesin dahil olabileceği, aslında ilk aşama olarak herkes destek olmaya bu noktadan başlayabilir. Şu an yaptığımız bu program da temel bir önleme faaliyeti ve sizler Küpe FM ailesi olarak destek olmaya başladınız bile.

Programımızı dinleyen kıymetli dinleyicilerimiz ilk destek olarak www.ucim.org.tr sosyal medya hesaplarını takip etmeye başlayabilirler. Hesaplarımızı çok aktif bir şekilde kullanıyoruz ve takip ettiklerinde derneğimiz ve çalışmalarımız ile ilgili pek çok konuda fikirleri olacaktır. Buradaki paylaşımlardan uygun gördüklerini kendi hesaplarından ve dahil oldukları gruplardan paylaşabilirler ise harika olur. Ne kadar çok çocuk ve aile derneğimiz ve faaliyetlerinden haberdar olursa o kadar olası vakayı önleme veya olan vakayı sonlandırıp çocuğumuzun ve ailesine destek olabilme şansımız olacağını unutmayalım.

Artı olarak makul bir şüphesi olan herkes UCİM ihbar hatlarını arayarak veya websitesinden formu doldurarak ihbarda bulunabilir. Veya olayı yaşayan çocuk ve aileyi bu kanallara yönlendirebilir. Bu konuda çalışan avukatlarımız bir ön incelemenin ardından hemen bağlantı kuracaklardır. İhbar hattımızın numarası: 0 324 331 1818

“SONSUZ BİR DESTEK SEÇENEĞİMİZ VAR”

Turhan Alyakut- Herkes üye olabiliyor mu? Üye olmak, dernek faaliyetlerine katılmak ya da bağış yapmak isteyenler ne yapmalı?

Derya Mutlu Bedavalar- Evet kesinlikle herkes üye olabiliyor. “UCİM'in çalışmalarını beğendim ve ben de bunun bir parçası olmak istiyorum” diyen herkes için ise sonsuz bir destek seçeneğimiz var. ucim.org.tr web sitesinden üye olabilirler. Üye olmak çok basit bir işlem ve 1 dakika içinde tamamlanabiliyor ve hiçbir ön şartı yok. Üyelerimizin bazıları aynı zamanda düzenli bağışçılarımız. Düzenli bağış bizim için çok önemli çünkü önleme merkezlerimizin açılması ve genel masraflarının karşılanması açısından düzenli bir finansal akış çok kıymetli. Elbette kimin gücü neye yeterse, hiçbir limit, sınırlama veya zorunluluk yok. Düzenli bağış dışında yine sitemizde pek çok sertifika ile bağış seçenekleri var. Özel günlerinizde alacağınız bir kazak, parfüm yerine sevdiklerinize bağış sertifikası hediye edip bir çocuğa elinizi uzatabilirsiniz.

Ve son olarak da “Daha aktif olarak bu çalışmaların içinde yer almak isterim” diyen her kesimden, her yaştan duyarlı insanlarımız üyelik işlemlerini tamamladıktan sonra illerdeki koordinatör ekipleri ile çalışmalar yapabilirler. İl bazında üye toplantılarımız ve iletişim gruplarımız sayesinde çok aktif bir şekilde iletişim kurmakta ve fayda sağlamak isteyen tüm üyelerimiz ile yakın bir şekilde çalışmaktayız.

Turhan Bey aslında bu anlattıklarımla kendimin ve tüm koordinatör ekibinin UCİM'e katılma hikayesini de anlatmış oldum. Bir kere UCİM ve yaptıkları ile tanışınca ve yaşananların içine girince aslında bir sonraki adımda hep daha fazla nasıl destek olabilirim ve nasıl aktif olabilirim demeye başlıyorsunuz. Sadece kınamak yetmez somut bir şeyler yapmalıyım bilinci ile hareket etmeye başlıyorsunuz. Ve detaylarını anlattığım üzere sonsuz bir destek kanalımız var.

“İHMAL VE İSTİSMARI 4 KATEGORİDE DEĞERLENDİRİYORUZ”

Turhan Alyakut- Çocuğun istismara uğradığını nasıl anlayabiliriz?

Derya Mutlu Bedavalar- Öncelikle dinleyicilerimize ihmal istismar kavramı ile ilgili olarak ufak bir bilgilendirme yapmak isterim. UCİM olarak ihmal ve istismarı 4 kategoride değerlendiriyoruz. İhmal, fiziksel istismar, duygusal istismar ve cinsel istismar. İhmal; çocuğun fizyolojik, psikolojik ve diğer temel ihtiyaçlarının çocuğa bakmakla yükümlü kişi veya kişilerin ve bünyesinde kamu kurumlarını bulunduran devletin karşılamaması olarak tanımlanır. Fiziksel istismar; çocuğun kasıtlı olarak zarara uğratılması ya da fiziksel olarak bir cezaya çarptırılmasıdır. Hasar durumu sonuçları somut olarak gözlenebildiği için en kolay tespit edilebilen istismar türüdür. Duygusal istismar ise çocuğun üzerinde ebeveynlerinin ve diğer yetişkinlerin baskı kurmasıyla çocuğun duygusal, sosyal ve kişilik gelişiminin sekteye uğramasına sebep olan istismar türüdür. Gündelik yaşamda sık görülür. Daha kompleks bir yapıda olmasından dolayı tespit edilmesi en güç olan istismardır. Tehdit etme, yıldırma, aşırı otorite, aşağılıma gibi davranışlar bu kategoridedir. Cinsel istismar ise çocuğun cinsel haz amacı güderek zorla ya da ikna edilerek kullanılmasıdır. Cinsel istismara uğramış çocuklarda genel olarak görülenler aslında rutin davranış modellerinin dışına çıkma durumlarıdır. Dolayısı ile ailelerin ve çocuklar ile yakın temasta olan öğretmenlerin çocukları çok iyi gözlemlemeleri gerekir. Akademik başarıda ani düşme, yemek yeme ve uyku alışkanlıklarında ani değişimler, sosyallik ve arkadaş ilişkilerinde zayıflama, saldırgan tutum veya tam tersi içe kapanma, rutin alışkanlıklarında aşırı uçlarda davranışlar görülebilir. Bunun yanında fiziksel olarak vücudun çeşitli yerlerinde travmalar olabilir. Bunları yaşayan her çocuk mutlaka istismara uğramış anlamı taşımaz ancak bir uzmana başvurarak sorunun kökenini bulmak önemlidir. Buradaki kritik nokta mutlaka bir uzman görüşü almaktır.

 

“BİLDİRİM YAPMAK BİR SUÇLAMA DEĞİLDİR”

Turhan Alyakut- Böyle bir durumla karşılaştığımız zaman nereye başvurmamız gerekiyor?

Hülya Tunçer- Burada öncelikle şunu belirtmek gerekiyor. Her bireyin çocuk istismarına dair bir şüphesi var ise bunu bildirme yükümlülüğü vardır. Hatta Türk Ceza Kanunu madde 278 İşlenmekte olan suçu bildirmeyen herkesin, madde 279 Göreviyle Bağlantılı olarak öğrenen kamu görevlilerinin ve madde 280 Görevleriyle bağlantılı öğrenen Sağlık Personellerinin bildirmemesi halinde cezai yaptırımlar öngörülmüştür.

Bildirim yapmak bir suçlama değildir, şüphenin dile getirilmesi ve çocuğun durumunun soruşturulup değerlendirilmesi için ilgili kurumlara yapılan taleptir. Dolayısı ile biz makul şüphe oluştuğu anda bildirimi yapmalıyız. Devamındaki süreci zaten ilgili kurumlar yürüterek suç unsuru olup olmadığını tespit edeceklerdir ve yasalara göre en doğru karar verilecektir.

Makul şüphe oluştuğunda Alo 183 Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Hizmet Hattı, Alo 155 Polis, Alo 156 Jandarmayı arayarak, Cumhuriyet Başsavcılıklar ve en yakın karakola giderek; derneğimizin www.ucim.org.tr web sitesinden ve  0 324 331 1818 numaralı ihbar hattını arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Dilerseniz bu ihbarları adınız gizli kalacak şekilde de yapabilirsiniz.

 

Turhan Alyakut- Dernek olarak davalara nasıl müdahil oluyorsunuz?

Hülya Tunçer- UCİM olarak Türkiye Genelinde 30 avukattan oluşan bir ihbar ekibimiz var. Nöbetleşe usulle Türkiye genelinden gelen ihbarlar kayda alınmaktadır. Hangi ilden ihbar gelmekte ise o ilde bulunan hukuk koordinatörleriyle iletişime geçiliyor. Hukuk Koordinatörleri dosyayı inceleyerek dosya içeriği hakkında bir rapor hazırlıyor ve ihbar ekibine bu raporu iletiyor. Ardından ihbar ekibi tarafından dosyaya müdahil olma kararı verilirse, bizler UCİM avukatları olarak dosyaya müdahil olmaktayız. UCİM her dosyaya müdahil olmuyor, örneğin suçu işleyen de bir çocuksa derneğimizin tüzüğü gereği bu davalara müdahil olmuyoruz.

“ÇOCUKLARA YÖNELİK İSTİSMAR MAHKEMELERİNDE ÇOCUK PSİKOLOJİSİ VE PEDAGOJİK ANLAMDA EĞİTİM ALMIŞ, DİLLERİNDEN ANLAYAN HAKİM VE SAVCILARIN GÖREV ALMASI GEREKİYOR”

Turhan Alyakut- Gelelim ihtisas mahkemelerine. Sizin böyle bir dileğiniz var. Yani “İhtisas mahkemeleri olsa davaların seyri daha başka olurdu” diyorsunuz bunu biraz açar mısınız?

Hülya Tunçer- İhtisas Mahkemeleri, özel bilgi gerektiren konularda alanında uzman yargıçlardan oluşan mahkeme türleridir. Çocuk istismarı suçları genellikle Ağır Ceza Mahkemeleri görev alanına girmektedir. Duruşma gününde yaklaşık 30-40 dosyanın duruşmasından sorumlu hakimin önünde yalnızca çocuk istismarı dosyası bulunmamaktadır. Çocuk istismarı dosyasının duruşma günü yargıçların önünde; insan öldürme, uyuşturucu ticareti, örgütlü suçlarla ilgili birçok ağır cezayı gerektiren suçlar da bulunmaktadır.  Dolayısıyla mahkemenin ilgi ve yoğunluğunu bölmesi gerekmektedir.

Çocuklara yönelik istismar suçlarına bakacak mahkemelerde çocuk psikolojisi ve pedagojik anlamda eğitim almış, çocukların dilinden anlayan hakim ve savcıların görev alması gerekmektedir. Böylece istismar mağduru çocukların stresli bir ortamdan uzaklaştırılması ikincil bir örselenme durumunun önlenmesi kolaylaşacaktır.

Burada UCİM'in sayılarının artmasını istediği başka bir yapılanmayı da sizlere anlatmak isterim. Çocuğun mahkeme öncesi süreçlerde örselenmesine engel olmak için ÇİM dediğimiz çocuk izlem merkezlerinin ve AGO dediğimiz adli görüşme odalarının sayısının artması için çabalıyoruz.  2020 Aralık ayı itibariyle 53 ilde ÇİM ve 76 il ve 98 adliyede 103 adli görüşme odası var. Her ay 650 çocuğun adli Tıp Kurumu'na muayeneye getirildiği düşünülürse bu sayının yeterli olmadığını söylemeye bile gerek yoktur.

Çocuk izlem merkezleri, cinsel istismar şüphesi olan çocuğun beyanının alınması, muayenesinin yapılması, aile görüşmesinin yapılması ve raporunun hazırlanması için gereken tüm personel ve ekipmanın bulunduğu, işlemlerin her aşamada çocuğun yüksek yararı gözetilerek yürütüldüğü bir merkezdir. Genelde hastaneler bünyesinde oluşturulmaktadır. Mağdurun mahkeme aşamasında tekrar ifadesine başvurulması gerektiğinde de adli görüşme odaları kullanılmakta ve fail ile çocuk hiçbir şekilde yan yana gelmemektedir. Bu yapıların sayısı arttıkça çocuklarımız ve aileleri olayın üzerine 2. bir örselenme ile karşı karşıya kalmamış olacakladır.

“ÇOCUĞUN MAĞDURU OLDUĞU DOSYALARDAKİ HASSASİYETİN DAHA YOĞUN OLMASINI TEMENNİ EDİYORUZ”

Turhan Alyakut- Bu tür davaların gizli kalması sizce doğru mu? Yazılması konuşulması daha isabetli olmaz mı? Çünkü kamuoyu duyarlılığı yaratır diye düşünüyorum.

Hülya Tunçer- Toplum duyarlılığı; vereceğimiz bilgilendirme ve farkındalık eğitimleriyle olmalıdır.  Toplumda büyük yankılar uyandırmış davalarda iyi niyetlerde de olsa özellikle sosyal medyada çocukların ifşa edilmesine kadar varan süreçler yaşadık, yaşamaktayız. Bu nedenle çocuğun mağduru olduğu dosyalardaki hassasiyetin daha yoğun olmasını temenni ediyoruz.

Çünkü maalesef ki çocuk, derin yıkımlara neden olan bir olay yaşamış ve yargılama aşamasında da bu travmalar bitmiyor.  İleride o çocuğun büyümesine rağmen unutmasına izin dahi vermeden sosyal medya platformlarında karşılarına çıkartılıyor.

UCİM olarak davalara dikkat çekiyoruz ve bir kamuoyu oluşturmak için dava çıkışlarında basın bültenleri ile ailenin ve çocuğun yanında olduğumuzu belirtiyoruz. Ancak asla aile ve çocuk ile ilgili bilgi paylaşmıyoruz ve paylaşılan durumlar için yasal işlemler başlatılabiliyoruz. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki; sosyal medyadan istismara uğrayan çocuğun ve ailesinin veya istismarcının görsellerini paylaşmak çocuğun kimliğini ortaya çıkarır ve yaşadığı sosyal çevreye deşifre eder. Bu nedenle asla paylaşılmamalı ve bu konuda çok hassas olunmalıdır.

“KAHRAMAN ÇOCUKLARIMIZA VE AİLELERİMİZE DESTEK OLMALIYIZ”

Turhan Alyakut- Davalara gidiyorsunuz, bizim duymak dahi istemediğimiz şeyleri yaşayan çocukların yanında oluyorsunuz, neler hissediyorsunuz?

Hülya Tunçer- İstismar davalarında genelde istismarcı ve onun yakınları bir ordu kalabalığı ile davaya katılırlar, istismara uğrayan çocuk ve ailenin yanında ise bir avuç insan yer alır. Bir çocuğun istismara uğraması ve bunun detaylarının konuşulması herkes için çok büyük bir travma ve elbette anlatılanlar gözümüzün önünden gitmiyor. Ancak biz dernek olarak biliyoruz ki kahraman çocuklarımıza ve ailelerimize destek olmalıyız, duygusal olarak inişler çıkışlar yaşasak bile tekrar ayağa kalkıyoruz ve onlar için mücadeleye devam ediyoruz. Onların yanında olduğumuzu hep hissetmeleri için elimizden gelenin fazlasını bir gönüllü ordusu ile yapmaya çalışıyoruz. Her zaman dediğimiz gibi “Çocuklar konuşacak ve UCİM yanlarında olacak”

 


YORUM YAP