Susmak cevap sayılır yerinde...

"Bazı şeyler unutulmuyor." deniyor da hatırlamak için birinin dürtmesi, zorlaması, başka birinin unutmaması gerekiyor…
Köprü, pasa durmuş mavi korkuluklar, bıraktığım, o zamanki gibi!
Aslında değil, ne çok yaşanmışlık, ne çok yüz, ne çok adam, ne çok kadın, ne çok günah, yalnızlık ve hesaplaşma geçmiş köprünün altından.
Zifire yakın bir renkte akan kokudan yanına yaklaşılamayan, yıllar önce insandan umudunu kesip, kaderine razı, her nefeste ciğerlerini medeniyet ve kalleşlikle dolduran, ölürse başka bir vadide, başka bir hayatta tekrar doğacına inanan, eskiden; türlü, rengarenk balıkların cenneti, aşıkların kuytusu, kıyılarını yaşlı salkım söğüt ağaçlarının, güneşli günlerin süslediği; küskün dere…
Kara sevdası denize kavuştu diye, en yakınının elinden tutup infaz ettiği, dudağının kenarında sakladığı kadim sırlarla gömülen genç kız; gelincik.
Yosun tutmuş kayayı baba bilmiş, son mecali ile açılmamak üzere kapanmış, yasaklı; midye.
Gönül isterse istiridye olur, inciye dönüştürür kum tanesini.
Gönül , kelebek olur, kuş olur…
" Gözden ırak olan gönülden de ırak olur"
Gönül, kör olur, lal olur yerinde.

"Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur?"
En iyi cevap susmaktır yerinde…
Kaya yosun tutar
Gönül kin tutmaz…

YORUM YAP