Silivri'de siyaset ideolojik ve siyasal bilinç temelli olmadığından, genellikle yerelde yerel iktidar temelli, yerel iktidar endeksli yürütüldüğü bariz ve açık bir gerçektir. O nedenle ilçede oluşan ya da oluşabilecek en ufak bir siyasal kıvılcım gelişiminde; STK'lar, kooperatifler, birlikler, yerel basın temsilcileri, siyasi parti başkan ve yöneticilerinde hareketlilikler gözlemliyorum.
MHP'nin iç işleyişinden kaynaklı görevden alınmalar ve atamalarla ilgili söz söyleme, yorumlama, fikir beyan etme gibi iç işlere dayalı eleştiri hakkımız yoktur; o hak MHP üyelerine aittir. Ancak bir önceki Silivri Belediye Başkanı Sayın Volkan Yılmaz'ın MHP İstanbul İl Başkanlığına neden, niçin atandığı değil bizim meselemiz. Bizim meselemiz, atamasının Silivri siyaseti üzerindeki etkilerine bakmaktır.
Bakıyorum da bu atamaya her kesimden kulak kabartıldı ve ciddi bir gündem oluştu. Ben de bu çerçevede görüşümü ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir üyesi olarak MHP içerisindeki iç işleyiş, görevden alınmalar ve atamalarla ilgili yorum yapmak benim işim değil.
Benim işim, bir önceki Belediye Başkanı Sayın Volkan Yılmaz'ın MHP İstanbul İl Başkanlığına atanmasının Silivri siyaseti üzerindeki etkisinin olup olamayacağını yorumlamaktır. Bunu hep söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim.
Yukarıda da izah ettiğim gibi, siyasetin ideolojik temelli olmadığı; kişiye bağlı, ahbap-çavuş ilişkileri ile yürütüldüğü bir ortamda, seçim dönemlerinde destekledikleri adayların aday olamayışı partilerde ciddi kırılganlıklara yol açabilmektedir.
Böyle durumlarda parti üyeleri dâhil; partilerine çalışmamalar, görevden çekilmeler, sandığa gitmemeler, hatta adaylarını başka partilerde aday göstermeler ve kendi partilerine seçim kaybettirme girişimleri Silivri siyasetinde yaşanan gerçeklerdir.
Bu anlamda sorun, kimin nerede ve hangi partide, hangi göreve getirildiği değil; bizim ani gelişmeler karşısında seçilmişlerimize ve ayrıca ideolojik bir bağla parti aidiyetine sahip çıkmamızın gerekliliğidir. Bu yaklaşım bizi dış etkenlerden korumuş olur.
Tavsiyem odur ki, parti üyesi için söylüyorum; sen sana, partine ve partinin ideolojisini iktidara taşıma mücadelesi verme zorunluluğu ile aidiyet duyarak partine bağlı ol. Halka, seçmene bu güveni ver; güvenilir olduğunu göster. Kim nereye, hangi göreve atanırsa atansın, seçilmişlerimize, partimize ve örgütümüze etkisi olmayacaktır.
Saygılarımla.






