İbrahim Kömür

Üzgünüm - utanıyorum

Cumhuriyet Halk Partisi üye olmuş, gönül vermiş, oy vermiş, partisinin iktidarı için sandık üzerinde günlerce uyumuş, görev almış, İllerde, İlçelerde işinden, aşından, cebinden, eşinden, ailesinden, zamanından feragat etmiş veya geçmişte Parti'nin her kademesinde görev yapmış olanların partisidir.

24 Mayıs 2026 Pazar günü, ülkenin birinci partisi, ana muhalefet partisi CHP Genel Merkezinde yaşananlar ve Genel Merkeze girmek üzere, devletin güvenlik güçleri de dahil, hiçbir güç silah çekemez, mermi sıkamaz.
Bu devletin kurucu partisi olan CHP Genel merkezine silah çektiniz, mermi de sıktınız öylemi? Bakın söyleyeyim ben size, o silah Genel Merkeze çekilmedi, o mermi CHP'lilere sıkılmadı, o silah millete çekildi, o mermi millete sıkıldı.
Hatırlatırım, siyasi partiler, demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Millet, devleti yönetmek üzere siyasi partileri görevlendirir. Yani seçilen siyasi partiler millet adına devleti yönetirler. Aldıkları görev ve elde ettikleri iktidar erkini, millete silah çekme ve mermi sıkma makamları değildir, olamaz. Eğer olursa veya yeltenilirse, ki yeltenildi, bunun bedeli hesabı ağır olur.
Millet bunu unutmaz, günü gelir hesabını sorar, bu millet esarete boyun eğmedi, eğmez. Bu millet mandacılığı, esareti kabul etmedi, etmez. Bu millet vatandaşlıktan, yurttaşlıktan vazgeçip ümmet olmadı, olmaz. Yaşananlardan dolayı, 39 yılını bu partinin mutfağında geçirmiş bir CHP'li olarak utandım, üzüldüm, kızdım, kinlendim. Ne Atatürk'ün emanetinden ne demokrasiden ne de demokratik mücadeleden vaz geçmem. Bu anlayışla ifade etmeliyim ki siyasetin temel gerçeği, meşruiyeti yalnız yasalar ve mahkeme kararları ile değil aynı zamanda üyelerin vicdanında, örgütün iradesinde ve toplumdaki karşılığı ile şekillenir.
Siyasetin asıl amacı kişisel hesaplamalar değil, toplumsal mücadeledir. Durum böyle olunca, CHP'nin bugün duyacağı en önemli ihtiyaç, parti içi birbirine karşı kazanacağı zaferler değil, birlikte, beraberce, yeniden karşılıklı güven inşa edebilirsek şayet, partinin bu sürecini dünkünden daha güçlü çıkarabiliriz. Şayet başaramazsak, özverili davranmazsak bundan herkes zarar görür. Bu zarar, daha ilerilere taşınır veya teşebbüs edilirse şayet ve koşullar her ne olursa olsun partiden kopma, partiden ayrılma asla olmamalıdır. Asıl olan, anti demokratik yollarla parti içi iktidarı elde edenlere karşı, parti içinde kalarak parti içi yarışlarda, demokratik mücadelelerde bulunmaktır. Doğru olan budur. Yarınlarda, partiye yaşatılan bu süreci bize, hiçbir şey yasa dışı değil, diyeceklerdir. Ancak; unutulmamalıdır ki artık ülkede, yasa ve yasama yoktur. Biline. Saygılarımla.

YORUM YAP