Silivri Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği'nin düzenlediği Aşure Günü'ne ilgi yoğun oldu. Etkinliğe İlçe Kaymakamı Salih Keser, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Kayapınar, Şube Müdürü Mecit Bayar, CHP İlçe Başkanı Mümin Tuğlu, CHP Belediye Meclis Üyeleri; Tülay Sinkil, Melih Yıldız, Nazif Konuk, Doruk Bulut, Süheyl Kırkıcı, Ahmet Yücegök, Cengiz Aksu, Şenel Yıldırım, Planlama Koordinatörü Mehmet Has, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Tabakoğlu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Tamam Köroğlu, Silivri Alevi Kültür Derneği Başkanı Mahmut Dinçer ve vatandaşlar katıldı.
KÖROĞLU: AŞURE ŞÜKRAN BORCUDUR
Program Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Tamam Köroğlu'nun konuşması ile başladı. Köroğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Muharrem'in onuncu günü İslam'dan önceki inanışlarda da kutsaldı. Hz. Musa kendi toplumunu, Firavunun şerrinden On Muharrem günü kurtardı. Yine On Muharrem'de Tanrı Hz. Adem'in tövbesini kabul etti. İdris peygamber, bugün semaya vardı. Yakup peygamber, kuyuya atılan oğlu Yusuf'a bugün kavuştu. Nuh peygamberin gemisi bugün Cudi Dağı'nda karaya oturdu. Gemide bulunanlar tufandan kurtuldukları için Tanrı'ya şükran borcu olarak gemide arta kalan çeşitli hububatı birbirine katıp çorba pişirdiler, adına da Aşure dediler. Ve her yıl On Muharrem'de aşure pişirerek bunu gelenekselleştirdiler. Yezid'e boyun eğmeyen Hz. Hüseyin bugün yanındakilerle birlikte katledildi. Tüm bu olayların sonunda gerek şükretmek gerekse matem için oruç tutulmuştur.
"HZ. HÜSEYİN AYAKLANMA TOHUMLARI ATMAMIŞTIR”
Hz. Hasan ile Muaviye arasındaki anlaşma gereği, hilafet yeniden Hz. Ali soyuna döneceği yerde, Muaviye Hz. Hasan'ı öldürtmüş ve yerini oğlu Yezid'e bırakmıştır. Yezid hilafet tahtına oturunca, Hz. Hüseyin'den hilafetini kabul etmesini ve biat etmesini talep etmiştir. Bunu reddeden Hz. Hüseyin Medine'den Mekke'ye göç etmek durumuyla karşı karşıya gelir. Hz. Hüseyin daha yola çıkarken ölümü göze almıştır. Hilafet iddiasıyla yapılacak bir ayaklanmanın tohumlarını atmak ya da örgütleyiciliğini üstlenmek gibi bir rol oynamamıştır.
"PADİŞAH OLMAKTANSA ÖLÜMÜ SEÇEN HÜSEYİN'DİR”
Hz. Hüseyin Kerbela çölünde Tanrısal vasıflara sahip, onları kullanan, mucizeler yaratan bir kahraman olarak değil, aksine bütün bunların dışında insan olarak kalmayı seçen bir Hüseyin'dir. Görüldüğü gibi Anadolu Aleviliğinin savunduğu ve bağlı olduğu Hüseyin, hakikat düzeyinde yer alan mutlak değerler adına ölümü göze alan padişah olmaktansa, ölümü seçen Hüseyin'dir.
"YAKILAN ÇERAĞIN IŞIĞINI SÖNDÜRMEYELİM”
Bize düşen görev, bugünü ağlama günü olmaktan çıkarıp, yeniden yorumlayarak o onurlu direnişi anlamaktır. "O” onurlu başın yaktığı çerağın ışığını hep canlı tutmaktır.”
Aşure Günü programında Silivri Alevi Kültür Derneği Başkanı Mahmut Dinçer de bir konuşma yaptı. Dinçer, birlik ve beraberlik mesajları verdiği konuşmasında şunları söyledi: "Tüm canların matem ayı oruçları kabul olsun bundan sonra kerbelaların olmamasını diliyoruz. Oruç tutmak nefsinize sahip olmaktır. Hacı Bektaş-ı Veli'nin dediği gibi eline, beline, diline sahip” olmaktır. İnsan olduğunun farkına varmaktır. Aynı zamanda insanda insan sevgisini ve hoş görüyü sağlamaktır. Doğruluk iyilik erdemlik güzellik gibi değerlerden ayrılması özünü bilgi ile süslemesi gerekir. Alevi canlar dostluk içerisinde geleceğe örnek olmak istiyoruz.”
IŞIKLAR: ALEVİLİK İNSAN SEVGİSİNİN TEMSİLCİSİDİR
Programda Silivri Alevi Kültür Derneği Başkanı Mahmut Dinçer'den sonra söz alan Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Alevilerin Silivri'de barışa, huzura, hoş görüye katkı yaptığını vurguladığı konuşmasında şunları kaydetti: "Alevilik; hoşgörünün, barışın, özgürlüğün teminatı, simgesi olmuştur ülkemizde. İnsan sevgisinin temsilcisi haline gelmiştir. ‘Yaratılanı severim yaratandan ötürü' diyen bir anlayış, insanı sevdikçe Allah'a yaklaşacağını söyleyen bir anlayış daha nasıl ifade edilir.
"ALEVİLER; HUZURUN, BARIŞIN TEMİNATI”
İnsan sevgisinin Allah'a götürdüğüne inanan bir anlayış daha nasıl ötekileştirilebilir? Aleviler, ülkemizin barışı, huzuru, demokrasinin, laikliğin, açık, çağdaş bir anlayışın teminatı haline gelmiştir.
"KİMSENİN ÖTEKİLEŞTİRMEYE ETKİSİ YOK”
‘Bugün bu coğrafyada bütün inanışları bir hale getirelim, bir tanesi hâkim olsun' anlayışına Mevlana'nın çok güzel bir benzetmesi var: ‘Bir kuşun iki kanadı var o uçabiliyor. İki kanadı olan iki kuşu da birbirine bağlarsan dört kanadı olur, ama o kuş uçamaz' diyor. Hepsini birbirine bağlamaya, birini hâkim kılmaya gerek yok. Bırakın hepsi kendi inançlarını, kendi mecralarında, kendi özgürlükleriyle ifade etsinler. Kimsenin kimseyi ötekileştirme yetkisi yok.
"CEMEVİNİ YAPACAĞIZ”
Dört yıldır cem evi için çaba harcıyoruz. Bu iş olacak, bu işe başlanmış, her ne şekilde olursa olsun cem evini burada yapacağız. Bu projeyi hayata geçireceğiz. Karşılaştığımız zorlukları sizlere söylemeye utanıyorum. Sizin varlığınız Silivri'nin aydınlık yarınların, hoş görünün, huzurun, barışın teminatı olacak. Cem evinin hayata geçmesi, hoş görünün, sevginin Silivri'de yeşermesi anlamına gelecektir. Hepinizin ayını kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Evimizi yapana kadar ki kararlılığımı sizlerle paylaşmak istedim. Sadece sabır istiyorum.”
Katılımın bir hayli yoğun olduğu Aşure Günü'nde konuşmaların ardından vakfın semah gösterileri ve bağlama ustalarının deyişleri vatandaşlardan büyük alkış aldı. Programda konuklara hazırlanan aşureler Alevi Dedesinin yaptığı duadan sonra ikram edildi.






