AK Parti Grup Başkan Vekili Celalettin Yazıcı'nın muhalefet tarzındaki belirgin özellik, eleştiriyi bir yönetim önerisiyle tamamlaması. Kasım meclisinde de bu tarzını sürdürdü. İktidarın seçim vaatlerini sorgularken proje takvimi istiyor; taşınmaz satışlarını eleştirirken değerlendirme komisyonu öneriyor; yargı sürecini gündeme getirirken iç denetim ve düzenli bilgilendirme talep ediyor. Bu yaklaşımı, konuşmasını yalnızca mevcut yönetimin eksiklerini sıralayan bir çıkış olmaktan çıkarıyor. Yazıcı, aynı zamanda kendi yönetim anlayışının ana hatlarını tarif etmeyi sürdürüyor: Takvim koyan, hesap veren, denetleyen ve önerilere cevap veren belediye.
İki dönemden sonra AK Parti'nin Silivri Belediye Başkan Adayı çıkarabilme ihtimali ve kendi adaylığı açısından Yazıcı nazarında bunun karşılığı açık: Seçmene, “Sorunları görüyorum, çözüm yollarını da biliyorum” mesajı veriyor.
“Güven hesabı eksi bakiye veriyor”, “Vadesi geçmiş senetler” ve kapıyla pencerenin sökülüp yakılması benzetmeleri, yönetimin yeterliliğini doğrudan sorguluyor. Yazıcı, teknik belediyecilik başlıklarını vatandaşın gündelik hayatında karşılığı bulunan örneklerle anlatıyor.Bu benzetmeler, dilinin fazla teknik bulunduğu yönündeki eleştirileri dikkate aldığını da düşündürüyor.
Yargı sürecinde masumiyet karinesini vurgulaması ve yeni taşınmaz satışlarının hukuka aykırı olduğunu söylemediğini belirtmesi, eleştirisine sınır çizdiğini gösteriyor. Aslında sertliğini korurken peşin hüküm veren bir görüntüden uzak duruyor.
Bu yaklaşım, parti tabanının ötesine seslenmek isteyen bir aday açısından anlamlı. Yazıcı, mevcut yönetime oy vermiş fakat hizmetlerden veya yönetim biçiminden rahatsız olan seçmenle de konuşabilecek bir dil kuruyor.
Konuşmanın siyasi açıdan en dikkat çekici bölümlerinden biri, Gıda Bankası'na destek verirken yönetimin güvenilirliğini sorgulaması.
Yardım çağrısına “evet” diyerek ihtiyaç sahibi ailelerle belediye yönetimine yönelik eleştirisini birbirinden ayırıyor. Bağışların nereye ulaştığının açıklanmasını istiyor. Böylece sosyal yardımlar konusunda duyarlı, bu yardımların yönetiminde ise denetim talep eden bir konum alıyor.
Bu, iktidara aday bir muhalefet için güçlü bir alan: Hizmetin toplumsal değerini kabul ediyor, o hizmeti daha güvenilir biçimde yürütebileceği iddiasına zemin hazırlıyor.
“AK Parti Grubu olarak atılacak her doğru adımın yanında olacağız” diyen Yazıcı, güvenin yeniden inşa edilmesi için ilk adımı atma sorumluluğunun belediye yönetiminde olduğunu ifade etti. Bu ifade, konuşmanın tamamını dengeleyen cümle. Yazıcı, belediyenin başarısızlığını bekleyen bir siyasetçi görüntüsü yerine, çözüm için desteğini açıklayan bir aktör olarak konumlanıyor.
Ancak bu desteğin aynı zamanda siyasi bir baskı işlevi var. “Biz varız” dedikten sonra karar verme ve uygulama sorumluluğunu yönetime bırakıyor. Öneriler karşılıksız kalırsa, ileride “Çözüm sunduk, destek verdik, adım atmadılar” diyebileceği bir siyasi kayıt oluşturuyor.
119 öneri vurgusu da bu kaydı güçlendirmeye hizmet ediyor. Burada sayı kadar verilmek istenen mesaj önemli: “Biz bu dönemi yalnızca izleyerek geçirmedik.”
İTTİFAK İÇİNDE ADAYLIK İDDİASI
Yazıcı'nın gündeminde yalnızca seçmeni ikna etmek yok; AK Parti'nin aday çıkarabilecek kadroya sahip olduğunu göstermek de var. Açık bir adaylık ilanı yapmıyor; fakat adaylık değerlendirmesinde kullanılabilecek bir performans ortaya koyuyor. Bu nedenle konuşma, ittifakın sınırlarını zorlamadan adaylık alanı açma çabası olarak da okunabilir.
Yazıcı'nın ortaya koyduğu sabırsızlığını açık bir adaylık çıkışına dönüştüren bir isimden çok, sabırsızlığını hazırlık ve yeterlilik gösterisine çeviren bir muhtemel aday profili.
Silivri Belediyesinin olağanüstü bir süreçten geçtiği açık. Yönetimin önünde, muhalefetin önerilerini de değerlendirerek toparlanma ve sorunlara çözüm üretme imkânı var. Yazıcı'nın “Her doğru adımın yanındayız” sözünün karşılığını somut işlerde aramak da bu imkânlardan biri.
Mecliste sayısal üstünlük karar almaya yeter; toplumsal güveni korumak ise o kararların sonucuna bağlıdır. Yazıcı bugün yönetimi tam da buradan sorguluyor. Yarın yönetmeye talip olduğunda kendisinin de karşılaşacağı ölçüyü ortaya koyuyor.






