Sevginar Sali

Silivri’de bütçenin siyaseti

Silivri Belediyesi'nin 2027 bütçe görüşmeleri, gelir ve gider hesaplarından çok, iktidar ile muhalefetin önümüzdeki dönemde hangi siyasi zeminde hareket edeceğini gösterdi. CHP yönetimi sosyal belediyecilik ve hizmette devamlılık üzerinden güven vermeye çalışırken, Cumhur İttifakı bütçenin uygulanabilirliğini sorgulayarak yönetim yeterliliği iddiasını destekledi.
“SÖZÜMÜZ VE YOLUMUZ DEĞİŞMEDİ”
Belediye Başkan Vekili Yalçın Ekici'nin sunumunda öne çıkan mesaj, Bora Balcıoğlu'nun yokluğunda siyasi iradenin ve hizmet anlayışının devam ettiği yönündeydi. “Vicdan belediyeciliği” ve “Geleceğin Silivrisi” ifadelerinin tekrarlanması, yönetimin kendi seçmenine verdiği bir devamlılık göstergesi olarak sunuldu.
Ekici, eğitim destekleri, kent lokantası, halk market hedefi ve tarımsal üretim üzerinden bütçenin insan hayatındaki karşılığını anlatmayı tercih etti. Artan maliyetler ve İller Bankası kesintileri ise hizmet üretiminin sınırlarını savunma olarak sunduğu temel gerekçeler oldu.
Bu yaklaşımın siyasi gücü, ekonomik sıkıntılar yaşayan vatandaşın gündelik ihtiyacına seslenmesinde. Zayıf noktası ise sosyal belediyecilik iddiasının bütçe dağılımı ve gerçekleşen hizmetlerle ne ölçüde desteklendiği sorusuna açık kalması.
Çünkü bir anlayışı savunmakla, o anlayışın mali karşılığını göstermek farklı şeyler.
Önder Çolak, bütçeyi CHP'nin halkçılık, eşitlik ve sosyal adalet anlayışı içine yerleştirdi. Ekonomi politikaları ve hukuk güvenliği üzerinden yaptığı değerlendirmelerle yerel yönetimin karşılaştığı sorunları ülkenin genel koşullarıyla ilişkilendirdi.
Bu konuşma, CHP seçmeni açısından siyasi aidiyeti ve dayanışmayı güçlendiren bir işlev taşıyor. Ancak bütçede yerel hizmetlerin somut karşılığını arayanlar açısından yetersiz kaldı.
Muhalefet de tam bu açıklıktan ilerledi: “Ülkenin şartlarını biliyoruz; siz Silivri'de neyi, hangi kaynakla yapacaksınız onu konuşalım” dediler.
Dolayısıyla iktidarın genel siyaset üzerinden kurduğu savunma, kendi tabanını toparlarken yerel performans tartışmasını kapatamadı.
AŞKIN, İKTİDARI KENDİ SÖYLEMİYLE SINADI
MHP Grup Sözcüsü Sultan Aşkın'ın konuşmasının ağırlığı, “vicdan belediyeciliği” ifadesini doğrudan bütçedeki rakamlar üzerinden karşılaştırmasında ortaya çıktı.
Afet, sosyal hizmet, tarım ve yatırım ödeneklerini; Özel Kalem, basın yayın ve hizmet alımlarıyla yan yana koyması eleştirisini “hizmet yapılmıyor” düzeyinde bırakmadı; “Kaynak hangi tercihle, nereye ayrılıyor?” sorusuna taşıdı.
Bu yöntem, CHP yönetimini kendi iddiası üzerinden hesap vermeye zorluyor. İnsan odaklı belediyecilik savunuluyorsa, bunun bütçedeki karşılığının da gösterilmesi isteniyor.
YAZICI, TEKNİK ELEŞTİRİYİ SİYASİ SORUMLULUĞA BAĞLADI
AK Parti Grup Sözcüsü Celalettin Yazıcı, mali eleştirilerle yönetim sorumluluğu arasında köprü kurdu. Gerçekçi bütçe, tahsilat, turizm, otopark gelirleri ve uluslararası fonlar üzerinden çözüm başlıkları sıralarken, son sözü karar alma iradesine getirdi.
“Dümen sizin elinizde” benzetmesi, yönetimin çevresindeki öneri ve destek arayışlarına da siyasi bir sınır çiziyordu: Herkes konuşabilir, katkı sunabilir; fakat yetkiyi kullanan yönetim hesabı da kendisi vermelidir.
Yazıcı'nın “Seçilen yönetir” vurgusu, tartışmayı görevden çekilme çağrılarından ziyade seçilmiş yönetimin sorumluluğunu yerine getirip getirmediği noktasına taşıdı.

YORUM YAP