Silivri Belediye Meclisinin Ekim oturumunda muhalefet adına konuşan MHP Grup Başkan Vekili Sultan Aşkın ile AK Parti Grubu Başkan Vekili Celalettin Yazıcı'nın yaklaşım farkları üzerine konuşalım istiyorum.
Fark, iki konuşmanın siyasi ağırlık merkezinde görülüyor: Sultan Aşkın yönetimin hesap vermesini ve çekilmesini isteyen bir muhalefet dili kurarken, Celalettin Yazıcı eleştirilerinin yanına yönetme kapasitesi gösteren öneriler koyuyor. Yazıcı'nın konuşması da oldukça sert; onu daha yapıcı kılan, eleştirisinin hafifliği değil, sorunların nasıl çözülebileceğine ilişkin yol göstermesi. Aşkın, “ ‘Silivri'yi yönetemiyoruz' deyin ve bu görevi bırakın” derken, Yazıcı, “Buralar alma makamı değil, verme makamı” şeklinde bir yaklaşım sergiliyor. Aşkın'ın ortaya koyduğu güçlü ve doğrudan bir muhalefet, Yazıcı ise yönetmeye hazır alternatif görüntüsü veriyor. MHP Grup Sözcüsü Sultan Aşkın'ın yönetmeye hazır alternatif algısından bilinçli bir şekilde kaçınması da muhtemel. Ne de olsa Silivri gündeminden eksik olmayan bir “Volkan Yılmaz tekrar Silivri'ye döner mi?” beklentisi de var.
AŞKIN'IN DİLİ, YÖNETİMLE ARASINA KESİN BİR SİYASİ MESAFE KOYUYOR
“Siz Silivri'ye hizmet etmiyorsunuz, Silivri'ye ihanet ediyorsunuz” ve görevi bırakmaya yönelik çağrısı, eleştiriyi hizmetlerin yetersizliği düzeyinden çıkarıp yönetimin görevde kalmasının sorgulanmasına taşıyor. İmar işlemleri, kamu zararı iddiaları, çalışan hakları ve belediye taşınmazları üzerinden bir hesap verme baskısı oluşturuyor. Bu yaklaşımın gücü, sorumluluğu açık biçimde tarif etmesinde. Ancak “ihanet” gibi ağır bir ifade, belediye yönetimine destek veren seçmenin eleştirinin içeriğini değerlendirmeden savunmaya geçmesine de yol açabilir. Böylece konuşma, karşı tarafta görüş değiştirmekten çok mevcut siyasi ayrışmayı derinleştirebilir. Aşkın'ı yalnızca sert söylemle sınırlamak da doğru olmaz. Belediye taşınmazlarının ihalelerinin yenilenmesi ve otoparkın belediye tarafından işletilmesi gibi önerileri bulunuyor. Bununla birlikte konuşmasının baskın etkisi, çözüm önerilerinden çok denetim, suçlama ve siyasi sorumluluk çağrısı üzerinden oluşuyor.
YAZICI İSE ELEŞTİRİYE YÖNETİM PROGRAMININ PARÇALARINI EKLİYOR
AK Parti Grup Sözcüsü Celalettin Yazıcı'nın konuşmasına iki somut öneriyle başlaması önemli. Spor Adası'nın devamındaki alan için Bakanlık yatırımının önünü açacak bir işlem öneriyor. Ruhsat süreçlerinde ise uygun parsellerde yola terk ve avan proje işlemlerinin eş zamanlı yürütülmesini gündeme getiriyor.
Bu iki örnek, dinleyiciye belediyenin sorunlarını bildiği kadar işleyişini ve çözüm yollarını da bildiği izlenimini veriyor. Ardından gelirlerin çeşitlendirilmesi, turizmde markalaşma, kent kimliği ve uzun vadeli planlama başlıklarını açması, konuşmasını günlük hizmet şikâyetlerinin ötesine taşıyor.
Burada merkezi iktidarın imkânlarını yerel hizmete dönüştürme iddiası da var. Bakanlıkla yapılan görüşmelere atıfta bulunması AK Parti'nin ulusal iktidar konumunu Silivri'de bir yatırım olanağı olarak sunuyor. Böylece hem yerel muhalefet yapıyor hem de çözüm için kamu kurumları arasında bağlantı kurabilecek bir siyasi aktör görüntüsü oluşturuyor.
Yazıcı'nın ruhsat bekleyen vatandaş, maaşını bekleyen çalışan, güvenli park isteyen aile ve yatırım bekleyen ilçe üzerinden konuşması, farklı parti seçmenlerinin ortaklaşabileceği başlıklar oluşturuyor. Belediyeye oy vermiş bir kişi de bu sorunların çözülmesini isteyebilir.
Yazıcı seçmene yalnızca mevcut yönetimden uzaklaşma gerekçesi değil, başka bir yönetim anlayışına yaklaşma gerekçesi de sunuyor. Söylemi, iktidarın ağırlığını taşımaya ve yönetim sorumluluğunu üstlenmeye hazır olma iddiası olarak okunabilir.
Özetle Aşkın, mevcut yönetimin neden hesap vermesi gerektiğini daha güçlü anlatıyor; Yazıcı ise bunun yanına, belediyenin nasıl yönetilebileceğine ilişkin bir çerçeve ekliyor. Aşkın'ın muhalefeti yönetim üzerindeki baskıyı artırırken, Yazıcı'nın yaklaşımı eleştiriyi daha geniş bir seçmen kitlesi için yönetim alternatifine dönüştürme potansiyeli taşıyor.
Silivri kamuoyunda yine, yeni dalga operasyonu, meclis üyesi transferleri yoğun biçimde konuşuluyor. Kim ne yapacaksa yapsın, kim nereye hizalanacaksa hizalansın da artık bu Silivri Belediyesi'nin arafta kalma durumu, işler iyice kontrolden çıkmadan, giderilsin.
KISSADAN HİSSE
Padişah vergiyi artırır ve vezirine sorar:
— Halk ne yapıyor?
— Söyleniyor, padişahım.
Vergiyi bir kez daha artırır:
— Şimdi ne yapıyor?
— Öfkeleniyor, size beddua ediyor.
Artışlar sürer. Padişah yine sorar:
— Halkın tepkisi ne?
— Artık gülüyor, eğleniyor, padişahım.
Bunun üzerine padişah:
— Durun! Artık kaybedecek bir şeyleri kalmamış!






