Vaziyetler...

"Bayramdan sonra ciddi hareket var dinlenin” dedim ama hareket kurbanları beklemedi…
AK Parti’de bir yoğun katılımlı bayramlaşma gerçekleşti. Seçimlerden sonra elini eteğini çekenler, sahnede grand tuvalet hem de. Bayram şıklığı deyip de geçemeyeceğiz maalesef. Görev beklentisini de eklemek şart. İbrenin Hüseyin Turan’dan yana olduğunu yazdım bayramdan bir hafta önce, durumda bir değişiklik sezmiyorum açıkçası. Ama AK Parti teşkilatı toparlamaktan başka çaresinin olmadığını hissetmiş görünüyor. Güçlü bir ilçe başkanı yetmez, iyi bir yönetim şartı da var.
Teşkilatı toparlayıcı isim etrafında birleşme talimatı gönüllü, gönülsüz herkes için geçerli ve uyma zorunluluğu şeklinde gelişecek gibi…
Gelelim belediyeye… Hakan Sefa’nın nöbetçi başkan vekilliği geçti her halde… Başkan Işıklar onu da aldığı için Brüksel heyetine bir bakıma fiziki olarak vekil bırakamazdı bu defa.
Bayan bir Belediye başkanının Silivri’ye yakışacağından hiç şüphem olmadı da kaçı Saadet Gencoğlu kadar zarif olup, hakkını teslim edebilir tartışılır. Kim ne derse desin; Işıklar iyi bir siyasi kumarbaz çıktı! Gerçi Gencoğlu ve Semih Ayeş’i tanıyanlar meclise aday gösterilmelerinin bir risk olmadığını bilir. Bilmeyenler için belki durum bu kapsamda değerlendirilir de, Işıklar’ın akıl ve zekasından haberdar olanlar için sürpriz teşkil edecek bir durum yok.
Bu arada belirttiğim kişisel meziyetlerini Başkan Işıklar, yerel seçimlerin ardından, giderek daha fazla duyulmaya başlayan yerel iktidarı hakkındaki homurtuların gerekçelerini ortadan kaldırmak için de kullansa hiç fena olmayacak. Üçüncü dönem iktidar vizesini sorgulamaya başlayan kimi isimler beni çok şaşırtıyor. "Hayatta desteğini çekmez”, hatta "Işıklar’a oy vermekten vazgeçse bile CHP’den geçmez” dediğim kişilerin görüş ve tutumları karşısında gerekenin artık sözlü boyutunu aşıp, eylemsel şekilde yapılma zorunluluğu gündemde.
CHP’ye de bakalım…
Doruk Bulut, "Işıklar’ın prensi” modundan sıyrılıp CHP Belediye Meclis konumundan ziyade, siyasetçi kimliğiyle baskın olarak gündemde. Muharrem İnce’ye sunduğu açık destek ile aldığı saffın Silivri’de tutmamasına, sergilediği cesaretin takdir kazanmamasına imkân yok. Mümin Tuğlu’nun milletvekilliği adaylığı için ilçe başkanlığından istifa edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Suna Göçengil ismini onun yerine başkasının gündeme getirip burada tutması zor. Hiçbir belediye başkanı kendinden etkin ilçe başkanı istemez de, siyasette de iddiasızlıkla gidilecek, varılacak bir başarı hedefi yok.
Şahsi inkârlarına rağmen, kişisel/ticari sorunlarına karşın Doruk Bulut ismini nedense CHP İlçe Başkanlığı adaylığından çok ayrı değerlendiremiyorum; özellikle yaptıklarına bakınca. Sözleri tam aksini iddia etse de eylem ve hareketler insanın gerçek amacını ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın ortaya çıkartır. Yanılmış olmayı tabi ki de istemem, inşallah haklı çıkarım.
CHP’nin içinde gençler ve tecrübeliler olarak kafalarda oluşan bir ayrım söz konusu. Onlar birbirlerine konuşmadan verdikleri sözü tutarsa, CHP Silivri’de müthiş bir yenileme harekatı gerçekleşebilir birkaç seneye.
Bir söz var hani; "İnsanın en zayıf anı, kendini en güçlü gördüğüdür…”
Gençler artık tecrübelilerin onlara el vermesini beklemeyecek… Çünkü siyasette bu sürecin işlediği hiç görülemedi. Her genç kendi yolunu, taze destekle açmaya yeltenebilir her an : ) Önce gizlemeye çalışarak, sonra hissettirerek, ardından göstere göstere… Zamanı gelmiş olayların önünde en güçlü ordular bile etkisiz kalırmış.

YORUM YAP