Eğitmen ve Yazar Nagihan Şanlı

Pusulası yanlış olan bir gemiye hiçbir rüzgâr doğru değildir

Pusula, insanın niyetidir, yönelimidir, değerleridir ve hakikat algısıdır.

Nereye gitmek istediğini bilmeyen,
yönünü netleştirmemiş bir insan için
hayatın sunduğu imkânlar da,
karşılaştığı zorluklar da bir anlam ifade etmez.

Aynı rüzgâr bir gemiyi selamete çıkarırken, pusulası bozuk olan bir gemiyi kayalıklara sürükleyebilir.

İnsan da bu rüzgârların içinde yol alan bir gemi gibidir.
Kimi rüzgârlar fırsat gibi eser,
kimi rüzgârlar imtihan gibi serttir.

Birçok insan “şartlar kötü”, “zaman zor”, “insanlar değişti” diyerek yaşadığı savrulmaları dış sebeplere bağlar.

Oysa çoğu zaman sorun rüzgârda değil,
iç yönelimdeki kaymadadır.

Niyet bulanıklaştığında,
hedef netliğini yitirdiğinde,
hayır gibi görünen kapılar bile
kişiyi daha derin bir kayboluşa götürebilir.

Çünkü yanlış yöne giden bir yolculukta hız, insanı hedefe yaklaştırmadığı gibi, menzilden de uzaklaştırabilir.

Pusulası sağlam olan insan,
rüzgârı düşman olarak görmez.
Sert rüzgârlar onu yıpratsa da yönünü kaybettirmez; aksine iradesini güçlendirir.

Böyle bir insan bilir ki her rüzgâr bir imtihandır ama her imtihan sapma değildir. Asıl sapma, hakikatten kopmuş bir yön duygusudur.

Bu bağlamda pusula sadece akılla ilgili bir mesele de değildir.
Sadece bilgiyle ayarlanan bir pusula eksiktir. Kalbin, vicdanın ve ruhun da o pusulada payı vardır.
Aksi hâlde insan çok şey bilir ama nereye gittiğini bilmez.
Çok imkâna sahip olur ama huzura ulaşamaz.
Çok hareket eder ama ilerleyemez.

Pusula tevhid bilinciyle hizalanmış bir kalptir.
Yönünü Hakk'a çevirmiş bir kalp için rüzgârlar öğreticidir.
Bolluk şükre, darlık sabra dönüşür.
Ama yönünü nefsine, korkularına ya da dünyevî beklentilere kilitlemiş bir kalp için en güzel rüzgâr bile savrulmadır.

Sonuç olarak, hayat bize rüzgarlar gibi sürekli fırsatlar, krizler, değişimler, kayıplar ve kazanımlar sunar.
Bunların hangisinin “doğru” olduğunu belirleyen şey rüzgârın kendisi değil,
bizim pusulamızdır.
Bu yüzden insanın en büyük sorumluluğu şartları kontrol etmek değil,
yönünü doğru tayin etmektir.

Çünkü pusulası doğru olan bir gemi, fırtınada bile yolunu bulur.
Ama pusulası yanlış olan bir gemiye…
Hiçbir rüzgâr doğru değildir.

YORUM YAP