Engin Akın

KARAMSARLIĞA GEREK YOK, SİLİVRİSPOR İÇİN İNANMAYA DEVAM!

Bir maçla ne umutlar tükenir ne de bir sezonun hikâyesi yazılır. Eleştirelim, eksikleri konuşalım ama bu kulübün geleceği için mücadele edenlerin de hakkını teslim edelim.
Silivrispor, Fatsa Belediyespor karşısında aldığı 2-0'lık mağlubiyetle taraftarlarını üzdü. Sahada beklenen futbolun sergilenemediği, pozisyonların değerlendirilemediği bir karşılaşma geride kaldı. Elbette bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Futbolun doğasında eleştiri vardır ve Silivrispor'un eksikleri de mutlaka konuşulmalıdır.
Ancak bir maçın ardından bütün umutları tüketmek, sezonun tamamına dair peşin hükümler vermek ne kadar doğru?
Bazen futbolda sonucu değiştirecek anlar vardır.
Rakip karşısında 1-0 gerideyken yakaladığımız pozisyonu değerlendirebilseydik, ikinci yarıda bulduğumuz fırsatların yarısını gole çevirebilseydik, bugün çok farklı bir Silivrispor'u ve çok farklı bir sonucu konuşuyor olabilirdik.
Bu, sahadaki eksikleri ortadan kaldırmaz. Ancak futbolun ne kadar küçük ayrıntılarla değişebildiğini gösterir.
LİG UZUN BİR MARATON
Daha sezonun başındayız. Önümüzde oynanacak çok sayıda karşılaşma, telafi edilecek puanlar ve yazılacak yeni hikâyeler var.
Bugün yaşanan bir mağlubiyet, yarının nasıl şekilleneceğini tek başına belirlemez. Önemli olan, hatalardan ders çıkarabilmek, eksikleri gidermek ve mücadele gücünü kaybetmeden yolumuza devam etmek.
Silivrispor'un içinde bulunduğu şartlar herkes tarafından biliniyor. Kulübü yönetmenin, ekonomik sorumlulukları taşımanın ve profesyonel futbolun zorluklarıyla mücadele etmenin kolay olmadığını hepimiz biliyoruz.
Bu noktada, özveriyle çalışan yönetimin emeğini de görmezden gelmemek gerekiyor.
Eleştiri elbette olacak. Yanlışlar konuşulacak, sahadaki performans sorgulanacak, daha iyi futbol için çözüm aranacak. Fakat eleştiri ile yıpratmak, yapıcı katkı ile umutsuzluk yaymak arasında önemli bir fark var.
YÖNETİMİN EMEĞİ, TARAFTARIN DESTEĞİ
Bir kulübün geleceği yalnızca sahada alınan sonuçlarla değil, camianın ortaya koyduğu dayanışmayla da şekillenir.
Silivrispor için emek veren yönetim, teknik heyet, futbolcular ve kulübün yanında duran sponsorlar, bu yolculuğun parçalarıdır. Herkesin aynı düşüncede olması gerekmiyor. Herkesin her kararı doğru bulması da beklenemez.
Ancak ortak paydamız olan Silivrispor'un geleceğini düşünerek hareket etmek zorundayız.
Bugün eleştirdiğimiz bir futbolcu, yarın takımımıza üç puan kazandıran isim olabilir. Bugün sorguladığımız bir karar, yarın farklı bir sonuçla değerlendirilebilir. Futbolda kesin hükümler vermek için sezonun tamamını beklemek gerektiğini unutmamalıyız.
TÜNELİN SONUNDAKİ IŞIĞA ODAKLANALIM
Silivrispor taraftarı, iyi günde de kötü günde de takımının yanında olmayı bilen bir camianın parçasıdır.
Elbette kimse kötü futbolu alkışlamak zorunda değil. Kimse gördüğü eksikleri dile getirmekten vazgeçmek zorunda da değil. Fakat umudumuzu kaybetmeden, çözüm arayarak ve kulübümüzün yanında durarak bu sürece katkı sunabiliriz.
Çünkü sezon uzun. Yol uzun. Önümüzde daha çok maç, daha çok mücadele ve daha çok hikâye var.
Bugün ihtiyacımız olan şey, karamsarlığa teslim olmak değil; eksiklerimizi görerek daha güçlü bir şekilde ayağa kalkmak.
Eleştirelim ama umudumuzu kaybetmeyelim. Sorgulayalım ama dayanışmadan vazgeçmeyelim.
Silivrispor hepimizin.
Bu kulüp, bu arma, bu renkler hepimizin ortak değeri.
Tünelin sonundaki ışığa odaklanalım.

YORUM YAP