27 Eylül 2025'te gerçekleştirilen kongrenin ardından Doruk Bulut, ilk örgüt toplantısını 24 Kasım Pazartesi günü ilçe başkanlığında yapacağını duyurdu. Oysa kongre sürecinde, toplantıların zaman zaman Silivri merkezinin dışında, ilçenin farklı bölgelerinde yapılacağı yönünde bir söylemi vardı. Bu nedenle ilk toplantının merkez dışında, sürpriz bir hamleyle farklı bir noktada yapılabileceği beklentisi oluşmuştu. Ancak başlangıç için ilçe merkezinin tercih edildiği görülüyor.
Bulut'un seçilmesinin üzerinden geçen yaklaşık iki aylık sürece bakıldığında, CHP Silivri'de belirgin bir heyecan dalgası oluştuğu söylenebilir. Bu heyecanın yarattığı olumlu atmosferden Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da bir ölçüde faydalandığı görülüyor. Ancak heyecan ve mutluluk gibi duyguların doğası gereği süreklilik arz etmediği, kalıcı hâle gelebilmesi için her gün yeni bir adım, yeni bir farklılık ve gelişme, büyük çok yönlü çaba gerektiği bir gerçek.
Bu heyecanın aynı ivmeyle sürdürülmesinin çeşitli zorlukları var. Genel Merkez ve İl Başkanlığı düzeyinde yaşanan gerilimlerin gölgesinde beklenen dinamizmi Silivri'ye yansıtmak kolay değil. Yerelde ise parti tabanının bir kısmında Doruk Bulut'un, her ne kadar uyumlu bir görüntü verilse de, potansiyel olarak Bora Balcıoğlu'nun alternatif figürü gibi algılanması ayrı bir risk ve zorluk alanı oluşturuyor.
Önümüzdeki hafta sonu yapılacak olan kurultay da Silivri için önem taşıyor. Önceki dönem CHP İlçe Başkanı İbrahim Kömür'ün bu kurultayda Parti Meclisi'ne girme arayışı dikkat çekiyor. Kömür'ün Parti Meclisi'nde yer alması hem kişisel tecrübesinin Genel Merkez'de değerlendirilmesi açısından hem de Silivri'nin yerel dinamiklerine etkisi bakımından değerlendirilebilir.
DORUK BULUT – BORA BALCIĞOĞLU İLİŞKİ DENGESİ: BELEDİYEDEKİ TOPLANTI
Geçtiğimiz günlerde Silivri Belediyesi'nde, Doruk Bulut ile Bora Balcıoğlu arasındaki ilişkinin yönüne dair önemli ipuçları taşıyan kritik bir toplantı gerçekleştirildi. Her ne kadar bu buluşma kamuoyuna “birlik ve beraberlik, dayanışma toplantısı” olarak aktarılmış olsa da, gerçekte CHP'nin geçmiş dönem yerel yönetimlerinde yaşanan bazı yargısal süreçlere ilişkin özel bir istişare toplantısı niteliği taşıyordu.
Toplantı, esas itibarıyla geçmiş dönemlerde encümenlerde görev yapan isimleri kapsıyordu. Doruk Bulut'un encümen üyeliği bulunmadığı için toplantıya katılmadığı bilgisi paylaşıldı. Ancak siyaset kulislerinde bu açıklama yeterli bulunmadı. Belli bir kesimde böyle bir istişare toplantısında yer almasının hem kurumsal hem de siyasi açıdan mümkün ve hatta gerekli olduğu görüşü hâkim.
Önümüzdeki günlerde bu buluşmanın tekrar edilmesi bekleniyor. Yeniden yapılması hâlinde Doruk Bulut'un yine davet edilip edilmeyeceği, siyaset kulislerinin merakla takip ettiği başlıklardan biri; CHP Silivri örgütündeki güç dengeleri ve Doruk Bulut–Bora Balcıoğlu ilişkisi bakımından.
BULUT'UN ENERJİSİ VE ÇABASI ÖRGÜTÜ DİRİ TUTARKEN, BORA BALCIOĞLU'NUN ÇOK KANALLI STRATEJİSİ KENDİ ALANINI GÜÇLENDİRİYOR
CHP Silivri'de Doruk Bulut'un ilçe başkanlığı koltuğuna oturmasının ardından, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ile nasıl bir ilişki ve iletişim zemini oluşacağı en çok merak edilen başlıkların başında geliyordu.
Bu tabloda bir ayın sonunda özellikle Doruk Bulut açısından gözle görülür bir çaba öne çıkıyor. Bulut, parti içi birliktelik, belediye ile uyum ve kendi iyi niyetini gösterme konusunda oldukça aktif bir tutum sergiliyor. Kendini ispat etmeye, örgütle ve belediyeyle sağlıklı bir ilişki kurmaya dönük yoğun bir enerji harcadığı net biçimde görülüyor.
Buna karşılık Bora Balcıoğlu daha çok rolantide ilerleyen, bekle-gör odaklı bir yaklaşım içinde. Başkan Bey'in kendisine farklı bir kulvar açtığı da dikkat çekiyor. Özcan Işıklar'ın söyleşisinde Selami Değirmenci'ye uzattığı zeytin dalının hemen ardından, Silivri Belediyesi'nde önceki dönem meclis üyeleri ve Özcan Işıklar ile yaptığı toplantı; üstelik buraya Doruk Bulut'un dahil edilmemesi, Balcıoğlu'nun parti tabanında Doruk Bulut dışı bir destek hattı oluşturma arayışında olduğunu gösteriyor.
Bir yanda ilişkiyi güçlendirmek için yoğun çaba gösteren bir ilçe başkanı, diğer yanda ise parti içi güç merkezlerini yeniden konumlandırmayı tercih eden bir belediye başkanı.
Bora Balcıoğlu'nun geçmişte söylediği ve Silivri siyasetinde yeri geldiğinde hatırlattığı o sözü:
“Herkes kendine güvenip de nereye aday olacaksa çıksın.”
Balcıoğlu, yeni dönemde, CHP tabanıyla iletişimini klasik kanal üzerinden, yani ilçe başkanı aracılığıyla yürütmeyeceğini hissetiriyor. Bunun yerine kendi iletişim ağını oluşturmayı tercih ediyor. Parti örgütüyle kurması beklenen standart ilişki modelini değil; doğrudan, kendi belirlediği temas noktaları üzerinden ilerleyen bir yapı oluşturuyor.
Doruk Bulut açısından ortaya çıkan tablo bir olumsuzluk olarak yorumlanabilir; çünkü parti örgütüyle kurulan temasların ilçe başkanlığı üzerinden değil de farklı kanallar üzerinden yürütülmesi, siyaseten güç alanını daraltan bir etki yaratıyor. Ancak aynı durum, Bora Balcıoğlu açısından bakıldığında tam da yapması gereken stratejik hamle olarak ortaya çıkıyor. Zira Balcıoğlu'nun kendine özgü iletişim ağlarını kurması, doğrudan tabanla temas etmesi ve parti içi farklı güç merkezleriyle temasını sıklaştırması, kendi siyasi geleceği açısından son derece rasyonel bir yol haritası.
Burada dikkat çekici olan nokta şu: Doruk Bulut ile Bora Balcıoğlu açısından “iyi gelen”, “kazanım sağlayan” şeyler birbirinden farklılaşıyor.
Çünkü siyaset doğası gereği rekabet üretir ve ikili arasındaki bu uyumlu görüntünün arka planında, ileride bir noktada aynı göreve talip olabilecekleri ihtimali siyaset kulislerinde “saklı gündem” olarak her zaman varlığını sürdürüyor. Bu nedenle her iki isim de aynı fotoğrafın içinde yer alsa da, kendi gelecekleri açısından farklı kulvarlarda güç biriktiren, bunu yapmak zorunda olan iki aktör olarak yol almaya devam ediyor.






