Berker Esen: Mızrak artık çuvala sığmıyor

Berker Esen: Mızrak artık çuvala sığmıyor

19.04.2021 13:48:20

CHP İlçe Başkanı Berker Esen düzenlediği basın toplantısında kayıp 128 Milyar Dolar tartışmaları, salgın tedbirleri ile mücadelesi, ülke yönetimi, israf ve işsizlik rakamları üzerinden AK Parti iktidarına yüklendi.

CHP İlçe Merkezinde Başkan Berker Esen, CHP Grup Sözcüsü Melih Yıldız, Kadın ve Gençlik Kolları Başkanlarının katılımları ile Pazar akşamı internet üzerinden bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda söz alan CHP İlçe Başkanı gündemdeki genel siyaset konularına değindi ve şu açıklamalarda bulundu:

“İLÇE BİNALARIMIZ SALGIN TEDBİRLERİ KAPSIMINDA KAPANDI”

“İl Başkanlığımız bünyesinde oluşturulan İl Sağlık Komisyonumuz tarafından hazırlanan İstanbul'un gerçeğini ortaya koyan bir rapor yayınlandı. Bunu kamuoyu ile paylaştık. Bu rapor gereğince tam kapanmanın zaruri olduğu vurgusu ortaya çıktı. İstanbul genelinde İlçe Başkanlıklarımızı kapatma kararı alındı. Biz de Silivri İlçe Başkanlığımızı ziyarete kapatarak hemşerilerimize online olarak hizmet vermeye devam edeceğiz. Bir nöbetçi yönetim kurulu üyemiz her gün parti binamızda olup gelen telefonlara cevap verecek.

“RAMAZAN YARDIMLARINI İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞTIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bir yandan da almış olduğumuz destekleri, Ramazan kolilerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam edeceğiz.

“KANUNSUZ SUÇLAR İCAT EDİLDİ”

Genel Başkanlığımız uzun süredir iktidara “128 Milyar dolar nerede?” sorusunu yöneltiyor. Maalesef iktidar temsilcileri bu soruya kayıtsız kalarak duymazdan geldi. Bizler CHP Örgütleri olarak tüm Türkiye'de eş zamanlı düzenlediğimiz etkinlikte konuya dikkat çektik. “128 Milyar Dolar nerede?” pankartlarımız ilçe başkanlıklarımız tarafından asıldı. Maalesef ifade özgürlüğümüz ve siyaset yapma hakkımız engellenerek pankartlarımız Emniyet kuvvetlerince, gece yarısı savcıların almış olduğu karar doğrultusunda kaldırıldı. Bu bizi üzen bir durum oldu. Kanunsuz suçlar icat edildi.  

“DEMOKRASİ ADINA UTANÇ VERİCİ BİR DURUM”

İlk asmış olduğumuz pankartın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olduğu söylendi ve bundan dolayı Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ve savcıların kararıyla pankartlarımız kaldırıldı. İkinci gün “toplumda farklı görüşlerdeki kişilerin karşı karşıya gelmelerini engellemek amacıyla” yine savcıların almış oldukları karar gereği ikinci asmış olduğumuz pankart da kaldırıldı. Üçüncü gün sadece “128” yazılı pankartımızı İlçe Başkanlığımıza astık, bu sefer de Covid-19 önlemleri öne sürülerek pankartımız kaldırıldı. Ülkemizin geldiği nokta işte bu… Demokrasi adına utanç verici bir durum.

“ANA MUHALEFET OLARAK BU SORULARI SORMAK ZORUNDAYIZ”

Bizler ana muhalefet olarak bu soruları sormak zorundayız. Her şeyden önce bizler birer vatandaşız ayrıca da İlçe Başkanlığı olarak sorumluluğumuz var. Bu sorumluluklarımız doğrultusunda bu soruları sormak zorundayız. Aynı şekilde iktidar temsilcileri de sormuş olduğumuz sorulara cevap vermek zorundalar.

“İKTİDAR TEMSİLCİLERİNDEN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR GELDİ”

“128 Milyar Dolar nerede?” sorumuz geniş yankı uyandırdı bir sivil itaatsizlik oluştu. Toplumun her kesimden insanları yüksek sesle bu soruyu dillendirdi. İktidar temsilcilerinden çelişkili açıklamalar geldi. Bir iktidar temsilcisi, bu paranın Merkez Bankası kasasında olduğunu, bir başkası hiçbir zaman böyle bir paranın Merkez Bankası'nda olmadığını, bir diğeri bu paranın işsizlik, salgınla mücadelede harcandığından söz etti.  Her kafadan bir ses çıktı. Bu konuda hala açıklanmış net bir bilgi ve sunulan belge yok.  Durumun ne kadar vahim olduğu gözler önünde.

“İKTİDAR BU SORULARA CEVAP VERMEK ZORUNDA”

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantılarında şu soruları da sordu; “Bu satış hangi yöntemle gerçekleştirildi?”, “Bu satış hangi tarihlerde yapıldı?”, “Hangi kurdan ne kadar döviz satışı gerçekleştirildi?”, “Bu ticaretin alıcıları kimler?”, “Bu satışın altında kimlerin imzası var?”… Biz bu soruları sormak, iktidar temsilcileri de bu sorulara cevap vermek zorunda. Biz bu soruları sormaya devam edeceğiz.

128 Milyar Dolardan bahsediyoruz. Bu çok büyük bir rakam. Bu paraya neler yapılabilirdi? Genel Başkanımız bunu her platformda anlatıyor. Bizler de buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

128 MİLYAR DOLARA NELER YAPILABİLİNİRDİ?

*10 Milyon işsiz vatandaşımıza bir yıl boyunca her ay 3 Bin lira para verebilirdiniz. 1 Milyon 300 Bin esnafın 13 Milyar liralık kredi borçlarını sıfırlayabilirdiniz.

*Çiftçilerin bankadan aldıkları kredilerin tamamını sıfırlayabilirdiniz. Mikro işletmelerin 16 Milyar liralık kredinin tamamını ödeyebilirdiniz.

*Yoksulluk sınırı altında olan 1 Milyon 600 bin hane var. Bunların bir yıl süreyle doğalgaz parasını ödeyebilirdiniz.

*Biontech aşısı getirebilirdiniz, 50 Milyon vatandaşımız aşı olabilirdi.

*Milli Eğitim Bakanlığı'nda internete erişemeyen, EBA'ya erişemeyen 4 Milyon evladımıza en gelişmiş bilgisayarı, tableti alırdınız.

*Devletten 3 ay boyunca 806 Bin esnafımıza bir yıl süreyle 3 Bin lira para verebilirdiniz. Devletten 3 ay boyunca bin lira alan basit usul dışındaki esnafa da yine her ay 3 Bin lira para verebilirdiniz.

*Devletten 3 ay boyunca bin lira para alan 26 Bin müzisyene her ay bir yıl süreyle 3 Bin lira verseniz yine para bitmiyor.

*467 Milyar lira daha para kalıyor. Paranın büyüklüğü bu işte.

128 Milyar Dolar nerede sorusunu sormak en doğal hakkımız. Sonuç itibariyle Merkez Bankası rezervlerine baktığımızda bu paranın eksikliğini görüyoruz. Burada bir satış işlemi gerçekleştirilmiş ve bunu sormak en doğal hakkımız. Sormaya devam edeceğiz. Garibin gurebanın, tüy bitmemiş yetimin hakkını aramaya devam edeceğiz.

“AY'A İNİŞ YAPMAYI BEKLERKEN TOPRAĞA ÇAKILDIK”

İktidar temsilcileri, geçtiğimiz süreçte vatandaşımıza bir müjde açıkladı. Biz bunlarla da şahit olduk. Kısa süre içerisinde Ay'a çıkılacağından, uzaya gidileceğinden bahsedildi. Geldiğimiz noktada bakıyoruz ki Ay'a sert iniş yapmayı beklerken patates, soğan düzeyine düştük. Ay'dan toprağa çakıldık.

“MİLLETE BEDAVA SOĞAN PATATES, SARAYA MERCEDES”

Bu süreçte yaşanan üzücü durumlara şahit olduk. Tabi ki devletimiz çiftçimizin ürettiği ürünleri satın alıp ihtiyaç sahiplerine dağıtacaktır. Bunu eleştirmiyoruz. İBB de kooperatiflerden, köylerden almış olduklarını sosyal yardımlarla birlikte ihtiyaç sahibi ailelere dağıtmakta. Ancak İBB bunları köylerden alıp ihtiyaç sahiplerine dağıtıyor. Hükümetin dağıttıkları bayraklarla karşılanıyor. Mahalle temsilcileri patates konvoylarını resmi devlet töreni şeklinde karşılıyor. Kaymakamlar da patates çuvallarını vatandaşa şov yaparak dağıtıyor. Bu son derece üzücü bir durum. Bu, ülkemizin gelmiş olduğu durumu açıklıyor. Bayrakla patates karşılıyoruz. Vali yardımcısı patates, saray Mercedes karşılıyor. Millete bedava soğan patates, Saraya en pahalısından üç tane Mercedes. Son derece üzücü ve bizi de derinden etkileyen bir konu.

“YARDIMLARLA ÖVÜNMEYELERİM, YOKSULUĞUN NEDENLERİNİ ORTADAN KALDIRALIM”

Elbette ki ihtiyaç sahiplerimize yardım dağıtacağız, bu zorlu günlerde onların yanında olacağız. Yapmış olduğumuz yardımlarla övünmeyelim. Yoksulluk bu ülkede artık bir kültür haline geldi. Bizlere düşen görev, yoksulluğa sebebiyet vermek değil, yoksullukla mücadele etmek. İnşallah CHP iktidarında yoksulluğa sebebiyet veren nedenleri ortadan kaldıracağız.

“DEVLETİN İTİBARINI KORUMAK ZORUNDAYIZ”

Devletin itibarını korumak zorundayız. Devletin tarafında olmalıyız. İktidarlar gelip gececidir. Ben buradan Savcılarımıza, Emniyet kuvvetlerimize, bürokratlarımıza seslenmek istiyorum. Bugün iktidardan yana tutum almak hoş değil. Biz adaletten yana olmalıyız. CHP, iktidara geldiğinde devletimizi hak ettiği saygın konumuna getireceğiz. Bu bozuk düzene son vereceğiz.

“LEBALEP KONGRE YAPANLAR, EKONOMİK TEDBİRLERİ ALMAYIP ESNAFI MAĞDUR EDENLER SORUMLU”

Bir diğer konu; salgın sürecinde gerçekleştirilen mücadeleler. Maalesef ülkece çok iyi yol alamadık. Vaka sayıları kontrol altına alınmış değil. Yüz binlerce mağdurlar ordusu yarattık, karşılığında vakaları kontrol altına alamadık. Sağlık Bakanı, “84 Milyon olarak sorumluyuz” diyor. Bizler sorumlu değiliz, lebalep kongreleri yapanlar, ekonomik tedbirlerini alamayıp küçük esnafı mağdur edenler, kısmi kapama kararı alanlar sorumlu.

“KÜÇÜK ESNAF CAN ÇEKİŞİRKEN, BÜYÜK SERMAYEDARLAR KAZANMAYA DEVAM EDİYOR”

Bugün baktığımız zaman esnaf kapalı, ama AVM'ler açık. Buradaki tezatlığa dikkat çekiyoruz. Küçük esnafı kapatıp, büyük sermayedarları açık tutarsak sağlıklı bir mücadele vermiş olmuyoruz. Küçük esnaf can çekişiyor, büyük sermayedarlar kazanmaya devam ediyor.

“MIZRAK ARTIK ÇUVALA SIĞMIYOR”

Cumhurbaşkanımız gençlerle bir araya geldiği bir toplantıda, “İşsizlikte iyi bir noktaya geldik” dedi. TÜİK'in açıklamış olduğu rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum; Gerçek işsizler sayısı 10 Milyon 219 Bin, gerçek işsizlik oranı yüzde 29. Türkiye'deki işsizlerin sayısı yer yüzündeki 107 ülkenin nüfusundan daha fazla. Yine bir milyonun üzerinde işsiz üniversitelimiz var. İktidarın büro elemanları burunlarına “pudra şekeri” çekerken, şoförleri ve danışmanları paranın altında ezilirken olan yine genç işsizlerimize oluyor. Mızrak artık çuvala sığmıyor. Millet, “Patates soğan güle güle Erdoğan” diye bas bas bağırıyor.”

Renginar SALİ/Sevginar SALİ

YORUM YAP