zzzzzz

Beklentiler ve hayal kırıklıkları

Şu aralar Emin Çölaşan'ın ‘Önce İnsanım Sonra Gazeteci' kitabını okuyorum. Görüşlerine kıymet verdiğim Gazeteci-Yazar kitabın önsözünde şöyle diyor; “Yaşadığınız olayları niçin yazmıyorsunuz? Yazdıklarımızın mutlaka olay yaratması, ortalığı ayağa kaldırması ya da bir edebiyat şaheseri olması şart değil. Kaldı ki sadece günümüzün okuyucusu için değil, gelecek kuşaklar için de yazmak zorundayız. Her dönemin okuyucusu, yazılan anıları okuyup bir şeyler öğrenecek. Belki yazdıklarımızdan ders alıp, bizlerin hatalarına düşmemek için çaba harcayacak. Belki de bizim yaptığımız iyi işler, onlara yol gösterip örnek olacak.” İhtiyacım olan bir parça cesareti Çölaşan'ın bu sözleri verdi bana. Kendisine buradan en derin saygılarımı ve teşekkürlerimi sunarım. Kendi kendime “Artık içinden konuşma, düşüncelerini özgür bırak Hazal” dedim. Ve işte ilk yazıyla karşınızdayım. Ara ara fikirlerimi, duygularımı, sahada haber takip ederken gördüklerimi, yaşadıklarımı ve bildiklerimi sizlerle paylaşacağım. Daha şimdiden inanılmaz bir rahatlama duygusu sardı beni, hakikaten yazmak hafifletiyormuş insanı.

SEMAH GECESİNDE YAKIŞIKSIZ DAVRANIŞ

Bir gün köşe yazısı yazarsam konusu ne olur diye uzun uzun düşünmüşlüğüm vardır. Kısmet 2. Geleneksel Canlar Semah Dönüyor adlı geceninmiş! Alevi Kültür Dernekleri Silivri ve Beylikdüzü Şubelerinin tertip ettiği programa organizasyon hataları gölge düşürdü. Bana bile, ‘olur olur da bu kadar da olmaz be kardeşim' dedirtti. Türk halk müziğinin değerli sanatçıları Tolga Sağ, Muharrem Temiz, Nilüfer Sarıtaş ve Fatma Şahin'in sahne alacağı nefis bir gece düşünülmüş, gel gelelim uygulamaya geçirilişi küçük ama tatsız pürüzlerle doluydu. Gece, Mega Silivria'da yapıldı. Salonun giriş kısmında programa destek veren sponsorlardan ‘bazıları' stant açarak firmalarını tanıttı. Aman ne hoş, buna diyecek bir şey yok. Ama bazılarına bu yetmemiş olacak ki, bastırdıkları yüzlerce reklam broşürünü masalara gelişigüzel dağıttılar. Bu durum bende ve çevremde saklanamaz bir rahatsızlığa sebebiyet verdi. Tabakların üzeri dahi broşür, kartvizit doluydu… El ilanları için ayrıca cepli dosya yaptıran bile vardı, hazırlık o biçim yani! Reklam ve tanıtım faaliyetlerinizi yürütmek için bu geceyi mi buldunuz? Fırsatçılığın böylesine de pes doğrusu diyorum. Bunun ne yeri ne de zamanıydı, umarım bundan sonra bu tür şeylere mahal verilmez.

YANLIŞ ZAMAN, YANLIŞ YER

Asırlar boyunca Alevi toplumuna karşı uygulanan çok yönlü inkâr ve asimilasyon politikaları, Alevi inançlı yurttaşlarımızı derinden etkiliyor. Bunu görmemek için kör olmak lazım. Bu nedenden olsa gerek inanç mensubu yurttaşlarımızın hemen hepsinin dudaklarından “İkrarımızdan dönmeden mücadelemize devam edeceğiz” sözleri dökülüyor. Kendilerini yok sayan her türlü zihniyete karşı, boyun eğmeden dik bir duruş sergiliyorlar. Buna saygım sonsuz; ancak her şey, her yerde konuşulmaz. Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir de gecede mücadelelerini zaman ve mekânla sınırlandırmakta zorlandı ve siyaset içerikli bir konuşma yaptı. Düşüncelerine katılırız katılmayız konumuz bu değil, yanlış zamanda ve yanlış yerde yapılan bu konuşma, muhabbet deminin içine en iyimser tabirle limon sıktı. Burada dikkatimi çeken bir diğer nokta da AK Parti Silivri Teşkilatı'nın sabırla dinleyişi oldu, kaş gözle de olsa bir hoşnutsuzluk belirtisi gösterirler diye beklemiştim açıkçası. Sıfır tepki! Birbirimize tahammül etmek mecburiyetten daha fazlası,  meziyet… Onun için kendilerini tebrik ediyorum.

SEMAH VE SEMAZEN AYNI SAHNEDE 

Gecede, semah ve semazen ekibinin aynı sahnede yer alması tartışma konusu oldu. Semah, Aleviliğin en önemli inanç unsurlarından biri. Sema  töreni de Mevlevilik tarikatının önemli unsurlarından… Programda sahne alan Halk Müziği Sanatçısı Muharrem Temiz, bu durum karşısında sözünü esirgemedi, soyadının hakkını vererek konunun ilgililerine temiz bir fırça çekti. Temiz aynı zamanda Alevi-Bektaşi ekolünde dede. Tüm inançlara saygı duyduğunun altını çizerek bazen Alevilerin kendilerini tanımlama biçimleri ve inanç ritüellerini uygulama konusunda yaşadıkları sorunları çözmek yerine daha karmaşık hale getirip asimilasyonun yeni aktörleri haline geldiklerini ileri sürdü. Alevilik inancını gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarmak, onların da aslına uygun şekilde koruması, yaşatması ve kendilerinden sonraki kuşaklara öğretmesi kaygısının taşınması gerektiğini söyleyerek, Aleviliğin içeriden asimilasyonuna tepki gösterdi. Ne semah ne de sema eğlence aracı değildir; çok derin anlam ve duygular ifade ediyorlar. İnançların birbirlerine karıştırılmadan gereklerine uygun olarak yaşatılması için sitemli bir çağrıydı. Birliktelik tablosunu yansıtan görüntü çok güzeldi ancak bende yerinde bir uyarı olduğunu düşünüyorum. Siz nasıl yorumlarsınız bilmem.

Söylemeden geçemeyeceğim; Muharrem Temiz uyarıda bulunduktan sonra birlikte aynı sahneyi paylaştığı Tolga Sağ ile mükemmel bir canlı performans sergiledi. Bağlama ustaları, hisli yorumlarıyla sevenlerine adeta müzik ziyafeti yaşattı. Bendeniz, o an orada olmaktan büyük bir sevinç duydum. Keşke sanatçılara daha fazla zaman ayrılabilseydi…

BASININ KÖR NOKTA SANCISI

Basın mensupları olarak ‘kör nokta' olarak adlandırabileceğimiz kadar görüş dışı bir yerde programı takip etmeye çalıştık. Fotoğraf çekerken girip çıkmam kolay olur diye en baştaki sandalyeye oturduğum halde sahneyi görmek için neredeyse boynum felç olacaktı, diğer arkadaşlarımın durumunun vahametini anlamışsınızdır zannederim. Kalkıp gidenler oldu, ki hiç de haksız sayılmazlar. Sahneyi görememek bir yana bir de kolonların dibinde olmak, tahammül edilir gibi değildi. Projeksiyon perdesine yansıtılan görüntüden baksaydınız diyecek olan olursa şimdiden cevap vereyim; oraya konuk olarak gelseydik olup biteni izler geçerdik ancak takdir edersiniz ki görev için oradaydık. Barkovizyonun bu noktada bize yardımcı olduğunu ne yazık ki söyleyemeyeceğim. Bu sene geçti, bir dahakine bir nebze de olsa daha rahat, etkili ve verimli bir çalışmanın mümkün olabileceği bir yer ayrılması konusunda gereğinin yapılmasını ilgililerden rica ediyorum.

ACELE İŞE ŞEYTAN KARIŞTI

Geceye iştirak eden tek milletvekili Zeynel Emre ile Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi'nin çiçeği burnunda Başkanı Süheyl Kırkıcı'nın ismi (fotoğraf çekimi ve söz hakkı tanınması hususunda…) anons edilmedi. Kesinlikle kasıtlı yapıldığını düşünmüyorum. Programın sunuculuğunu üstlenen Aydın Elvin, aşırı heyecanlı ve telaşlıydı. Bağıra çağıra, arkasından atlı kovalarmışçasına sundu. Biraz sakin yahu. Çok konuştunuz ama ne yazıktır ki hiçbir şey anlaşılmadı. Bazı önemli isimlerde bu jet ortamda karambole gitmiş oldu.

SÖZLER HAVADA KALMASIN

Eşit yurttaşlık temelinde inançlarını özgürce yaşamak isteyen hasret dolu onca yürek, siyasi bir çekişmeye kurban edilecekti. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Silivri Şubesi yönetiminin değişmesinden kısa bir süre sonra Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Cemevi inşaatını bitirme sözü verdi. Nihayet diyorum! 

AŞK İLE CANLAR

Bin kişilik salon, daveti kabul edip gelen canlarla hıncahınç dolmuştu. Abartısız uğrayıp giden onca kişinin haricinde taşmıştı bile. Alevilik inancını aşk ile yaşamak ve yaşatmak isteyenler, gecenin en güzel özüydü.

YENİDEN BULUŞMAK UMUDUYLA…

Tatsız bir başlangıç oldu sanki… Beklenti-hayal kırıklığı ilişkisi sadece. Daha güzel günlerde ve yazılarda buluşmak umuduyla... Hoşça kalın.

YORUM YAP