Hüseyin Kuru

Silivri geleceğin merkezi olacak!

Sİlİvrİ, İstanbul'a bağlı bir ilçe ve tapusunda İstanbul yazıyor... Bu önemli! “Ne alırsan al yeter ki tapunuz İstanbul olsun!” derler.
Eski zamanlarda bu sözler genelde taşra diye adlandırılan Anadolu'da insanların dilinde pelesenk olup söylenmiş, yatırım ve iş olarak İstanbul nihai bir hedef olarak hep büyükler tarafından tavsiye edilmiş ve gösterilmiştir!
Tabi o zamanların yaşam kalitesi açısından da İstanbul'un gözde olması da bunda büyük etkendir denilebilir.
Özellikle arsa yatırımı veya birkaç m2 toprak sahibi olmak arzusu kâh iş gailesi kâh çocuğun tahsil hayatında ailenin kafasını sokacağı bir ev arzusu. Sonuçta geleceğe matuf hayata tutunma arzusu da sonuçta yaşamsal bir yatırımdır.
Bu süreçte Silivri sanki istisnadır. Şehrin dış çeperinde ve şehre mesafesi nedeniyle bu bölgenin gecekondulaşma serüveninden uzak olması bir yerde nüfus artışına da sebep olmamıştır.
Halbuki Silivri, Marmara Denizine sahili olması, topoğrafik toprak yapısının düz olması, temiz havası, tarımsal ürünleri, kadim medeniyetlerin Batı'da ki kapısı olması gibi nedenlerle her dönem de yazlık ve çiftlik tarzı bir yaşam için en ideal bölge olmuştur. Ancak yılın belirli dönemlerinde ve demografisi yüksek kitleler tarafından ziyaret edilmiş ve misafir olmuştur. Kısacası Silivri yalnız ve mutlu kalmıştır.
***
Özellikle 2000'li yıllarda başlayan yeni bir süreçle beraber; Silivri, ülkenin son 10 yılında yaşanan siyasal, ekonomik, sosyolojik ve kültürel değişimden de payını almaktadır.
Çok değil bundan 15 sene evvel nüfus 45 binlerdeydi bugün ise nüfus 165 bin civarında. Yaz döneminde ise yaşayan nüfus neredeyse 400-500 binlere çıkıyor.
Bugün itibariyle Silivri bölgesinde 95.110 konut, 16.270 yazlık, 11.920 ticari işyeri var bugün ise hane başına 3.25 nüfus ortalaması var.
Son yıllarda arsa stoklarının erimesi nedeniyle artan maliyetler gayrimenkul fiyatlarını özellikle İstanbul genelinde artırdı.
Tabi mütekabiliyet yasası ile de akın eden yabancı yatırımcıların etkisini de göz ardı etmemek lazım.
Bakınız 7.7.2009 tarihinde rahmetli İlhan bey, Hürhaber gazetesinde bir yazımı yayınlamıştı.. Silivri geleceğin ve yatırımın yeni adresi başlıklı bu yazıda da bölgeyi anlatmıştım; bölgenin tüm altyapısının tamamlanması, İgdaş ve İski gibi kurumlarında bölgeye yatırımlarda bulunması.. kentleşme yolunda büyük adımlar atıldığının habercisi gibiydi. Bu durum yazlık sitelerin kışlığa dönüşmesine neden oldu.
Tabi bölgede Saral İnşaat ve Sinpaş gibi 2 büyük inşaat şirketi ile Kiptaş ve Toki'nin proje ve yatırımlarının bulunması. Diğer yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından arsa ve arazilerin toplanılması gelecekten bizlere bir fikir verdiğini de söyleyebiliriz. Eğitim ve sağlık konularında çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından yapılması düşünülen yatırımlar ile hızlı tramvay ve metroun gelecek olması, E-5 ve E-6 yolları üzerinde ki Silivri'yi turizm, teknoloji, lojistik ve ticari sektörlerin gözbebeği yapacaktır.
Türkiye'nin yeni çekim merkezi Silivri olacaktır.
Bölge son 5 yıldır büyük bir transformasyon yaşıyor. Bu değişim ise nüfus artışını da beraberinde getiriyor. Artık yeni çekim merkezi olarak Silivri bölgesinin yıldızı parlamaya ve yeni yatırımlarla büyüme yolunda olduğunu bu süreçten artık geri dönüş olmadığını söyleyebiliriz.

Konumuza dönecek olursak Silivri, bugün itibariyle İstanbul'un arsa stoğu bakımından en büyük bölgesidir ve şehrin genel ortalamalarına bakıldığında arsa maliyeti bakımından da en düşük bölgesidir.
Tabi burada sektörel açıdan maliyetleri etkileyen en önemli avantajlardan biri de rayiç değerlerin düşük olmasından dolayı KDV oranlarının 150 m2-net konutlarda %1 olmasıdır.

Tekrarlamakta fayda var: “Bir bölgenin revaç bulması ve değer kazanması için bazı parametreler olmazsa olmazdır. Ulaşım kolaylığı, topoğrafik yapı, deniz kenarı olması, altyapıların bitirilmiş olması, gecekondulaşmanın olmaması vb. gibi nedenler gayrimenkul fiyatlarını etkileyen en önemli parametrelerdir.''
Tabi 100 bin'lik planlamalar göre hafif raylı sistem, metro, marina, liman, 3. köprü yolları vb.gibi yatırımlar ve projelerin bölgeden geçmesi büyük avantajdır.
Yeni planlarda Kiptaş 2 konutlarının hemen yanından 3. çevre yolunun yapılacak olması, Toki'nin Yeni Mahalle ve etraftaki diğer mahalleleri de kapsayan geniş bir aksı içine alan 4500 dönüm toprağı rezerv alanı ilan etmesini de unutmayalım!
Bugün 80 ada ve 55 adayı da kapsayan bu rezerv alanlarında arsa fiyatları 1.500-2.000-TL/m2 fiyatlara dayandığını yakın zamana kadar kat karşılığı oranlarının %25-30'lar seviyesinde iken bugün %45-50 gibi yüzdelerle telaffuz edilmesi ve bu oranlarda talep bulması bu sürecin satın alındığı gösteriyor... Yani zaman bizi haklı çıkardı.
Ancak Silivri bölgesinde faaliyet gösteren marka inşaat şirketleri sayısının az olması bir handikap olduğunu defalarca yazmıştık. Son 1 yıl içinde yapılan anlaşmalarla birçok inşaat şirketinin yatırımlarının Silivri'ye kaydırması bölge açısından güzel gelişmeler olduğu görülmelidir.
“Yapılan yatırımların orta sınıfa hitap etmesi, farklı konsept projelerin üretilememesi, satış değerlerinin arsa maliyetine göre hesaplanması ve düşük kar marjı nedeniyle yapılan yatırımların ve zamanın arsa sahiplerinin lehine işlediği bilinmelidir.
Sonuç olarak, İstanbul genelinde arsa rayiç değeri 500-TL/m2 altında neredeyse sadece Silivri bölgesi kaldı. Bu durum KDV avantajını sunmaktadır.
İBB tarafından yapılan yüzbinlikler ve diğer planlamalar ile merkezi hükümetin uygulamaya koyduğu planlarda gösteriyor ki, Silivri; yerel ve bölgesel avantajları ve değerleri ile geleceğin yıldızı olmaya adaydır.'' İyi haftalar.

  1. Öz Erol Öz Erol

    İstanbul’un göbeği artık sıkışıp nefes alamaz hale gelmişken Silivri’de hala kanola/ayçiçeği ekmek bana çok saçma geliyor.. Yerel belediye seçimi kaybettiği anda zaten imar durumları değişecekken neden cesur kararlar alıp “ evet büyük inşaat şirketlerine hoşgeldiniz “ demez bunu da anlamış değilim.... Yerel belediyenin demesi gereken şey “ gel ne olursan ol gel “Syg

YORUM YAP