Ali Gülcü

Tekirdağın Naip Köyündeyim

Uçmakdere üzerinden Şarköy’e giderken, Barbaros’u geçtikten sonra Kumbağ’a gelmeden önce, sapağı görünce merak ettim, Kara, kuru, dişsiz kahvecinin söyledikleri doğruysa, altı yüz yıllık bir çınar ağacının gölgesinde çayımı karıştırıyorum...
Tekirdağ’ın Naip Köyü’ndeyim...
Kiraz Festivali’nin 46 yıl önce Kiraz Cümbüşü adıyla yapılmaya başlandığı yerdeyim...

Daha önce Naip’e gelmemem ne garip!
Her şeyin zamanı var, derler ya! Onun gibi bir şey sanırım...
Trakya’da şimdiye kadar gördüğüm hiçbir köye benzemiyor burası...

&&&

Dar sokaklarda yürürken cephesi dar, beyaz sıvaları dökülmüş, ahşap çatısı çökmüş, oturanlarının yıllar önce kaderine terk ettiği veya öteki dünyaya göç ettiği kerpiç bir evin önünde duruyor, merak duyguma yenilip başımı eskiden camların olduğu boşluktan içeriye uzatıyorum...
Keskin küf ve terk edilmişliğin kokusu geliyor burnuma...
Sol tarafımdaki duvarın ortasına çakılmış küflü çividen, eskiden tam o çivinin altında aynalı bir karyola olduğunu çıkarıyorum...
Kenarları dantel bembeyaz yatak örtüleri, iki kişilik bir yastık... Çiviye asılı Kuranı Kerim...
Cam kenarında sedir... Sedirde gergef işlerken, ürkek gözlerle tülün arkasından sokağı gözleyen, yüzünü gözümün önüne getiremediğim başörtülü kadın... Köşede oymalı ceviz çeyiz sandığı...
Tam karşıda mutfak... Raflarda beyaz bez torbalar içinde erişte, tarhana... Cam şişelerde reçelin her türlüsü, toprak küplerde lahana turşusu...
Üzerinde dibi kararmış çaydanlığın fokurdadığı ekmekli soba... Baş döndüren börek kokusu...

&&&

Köyün ismi nereden geliyor diye meraklanıp araştırdım...
Naip; tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse manasına gelen Arapça bir kelime...
Acaba köyde daha önce devleti vekâleten yöneten biri mi yaşamış diye düşünürken internette şöyle bir cümleye rastladım;
“Köy adını kralın oğlu Naib beyden almıştır fakat daha sonra Naip olarak değişmiştir”
Kral kim? Naib Bey kim? Belli değil!

&&&

Sanal ortamda Naip’le ilgili çok fazla bilgi yok ama onlarca satılık bağ, bahçe ilanı var...
Şehirlerde yaşayan pek çok insanı, günün birinde köy hayatına dönme hayalleri ayakta tutarken, böylesine güzel bir köyde toprağı olanların elden çıkartmaya çalışması anlaşılmaz değil mi?
Hamiş: Yolunuz Tekirdağ’a düşerse ve Naip’e giderseniz  “Trakya’da şimdiye kadar gördüğüm hiçbir köye benzemiyor burası...” demekle neyi kastettiğimi daha iyi anlayacaksınız!
Hamiş 1: Fotoğraf makineniz mutlaka yanınızda olsun! 

YORUM YAP