CHP’den Özgecan Yasası eylemi

CHP’den Özgecan Yasası eylemi

12.03.2016 11:50:32

BAŞTARAFI 1'DEKÖSE: KARDEŞÇE VE İNSANCA YAŞAMAK HAKKIMIZ
CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Elif Yılmazer, önce CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse'nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı basın açıklamasını okudu. Bildiride aynen şu ifadelere yer verildi: “8 Mart'ın tarihi kökenine 'de atıf yaparak, 1857 yılının 8 Mart'ında daha iyi çalışma koşunları isteyerek greve başlayan, sayıları 40 bini bulan Emekçi kadınlarımızın manevi şahıslarında selamlıyoruz. Bu grev sırasında o fabrikada çıkan yangın nedeniyle can veren 129 kadın işçiyi hüzünle anıyoruz. 8 Mart'ın derinliğini anlamaya çalışırken, kadının yeri bakımından ülkemizin tarihinde de bir haftalık bir geri gidişle içinde olduğumuz Mart ayının önemine de değinmek isteriz. Ülkemizde kadının çağdaş ve özgür bir birey olması konusunda öncü olan Kurucu Genel Başkanımız Mustafa Kemal Atatürk'ün 1923 yılının 1 Mart'ında Latife Hanım'ı yasama dönemi açılışı nedeniyle yapılan oturumu izlemesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirerek o dönemin koşullarında nasıl bir çığır açtığını hatırlatıyoruz. Yine 1935 1 Mart'ında Türkiye Büyük Millet Meclisi 5. Dönemi çalışmalarına başlarken ilk kez 18 kadının milletvekili olarak meclis sıralarında yer aldığını belirtiyor, bu dev adımları atan Ulu Önderimizi şükran ve minnetle anıyoruz. Kadın gördüğü şiddetle, uğradığı haksızlıklarla, çileli koşullarıyla değil, toplum içindeki başarısıyla, fedakâr duruşuyla, yeni nesillerin yetişmesindeki olmazsa olmazlığıyla anılacağı bit Türkiye için çalışıyoruz.
Tüm çabamız kadınların insan hakları temelinde siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesi, toplumun bu gelişimi benimsemesi ve içselleştirmesi, bu değişim ve gelişimin de kadının ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarıyla taçlandırması içindir. Kadının ayak seslerinin duyulmadığı, kadının eliyle yoğurmadığı hiçbir mücadele başarıya ulaşmamıştır. Bu nedendir ki kadın, omuzlarındaki yükün farkında olarak tüm amaç tavrıyla sorunlu tüm kesimlerin sorumluluğunu kucaklamaktadır. Yasta değil isyandayız emekten yana sokaktayız. İşte tam bu sebepten; “ÖZGECAN YASASI” bir an önce TBMM'den çıksın istiyoruz. Bugün güçlü kadın güçlü toplum için hukuksuzluğa, şiddete kurban ettiğimiz tüm kadınlar için sokaktayız. Ve biz biliyoruz ki! Birlikte, isek güçlüyüz sen yoksan bir eksiğiz. Bizim eşit, özgür, mutlu, barış içerisinde kardeşçe ve insanca yaşamak hakkımızdır. Hak ettiklerimiz için mücadeleye devam, çağdaşlık ve demokrasi bizim vazgeçilmezimizdir. Bu düşüncelerle, omuzumuzdaki yük, yüreğimizdeki sevgi ve zihin dünyamızın tüm berraklığıyla sizleri selamlıyor, kadınlarımızın direnç ve emek kokan kadınlar gününü kutluyoruz.


YILMAZER: ALINAN ÖNLEMLER YETERLİ DEĞİL
Yılmazer akabinde kendi adına hazırladığı basın açıklamasını kamuoyuna deklare etti. “İyi yönetilmeyen Türkiye'de kadın olmanın ne denli zor olduğunu hepimiz biliyoruz” diye başlayan açıklama şöyle devam ediyor: “ Kadına yönelik yapılan baskıların gölgesinde eşitlik ve demokrasi mücadelesi vermek olduğunun farkındayız. Kadının her alanda, her şekilde şiddetten korunması için yasalar ve alınan önlemler yeterli değil. Tersine yetkililer tarafından cinsiyet ayrımcılığını körükleyen, kadını kısıtlayıcı tehditkâr söylemler her geçen gün artıyor. Kadınlar hayatın her alanında şiddetle karşı karşıya. Biz kadınlar hakkımız olan “Yaşam Hakkımızı” elimizden alanlarla mücadelemizi omuz omuza sürdürmekte kararlıyız. Bu ülkede kadın olmanın zorluklarını birlikte omuzlayacağız. Biz artık iş bulamam korkusu yaşamak, geleceğimiz için kaygı duymak istemiyoruz. Bizler erkek egemen değil Eşit egemen toplum istiyoruz!
6 yaşındaki kız çocuklarımıza evlenecek kadın gözüyle bakılmasını istemiyoruz. Sokaklarda dolaşırken özgürlüğümüzün kısıtlandığını hissetmek istemiyoruz. Kadını eşit yurttaş görmeyip devletin her kademesinde dile getirilmesi, yaşadığımız olumsuzluklar ve kadını ve kapatmayı hedefleyen zihniyetler, mahalle baskıları, kadın cinayetleri bu ülkede kadın olarak yaşamayı zor hale getiriyor. Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu olan Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına asla izin vermeyeceğiz. Daha iyi bir hayat, daha yaşanır bir dünya, eşitlik refah ve huzur hepinizin hakkı. Mücadelemize özgür, eşitlik mücadelesi veren, geleceğe yön veren ve umut olan duyarlı bireyler yetiştirerek devam edeceğiz. Sosyal ve ekonomik şartların iyileştirildiği rahat ve huzurlu bir ülkede yaşamak dileğiyle Tüm katılımcılarımızı saygı ve sevgiyle selamlıyoruz.”
Hazal BAŞARAN


YORUM YAP