Boy: En özel günlerinin güzel geçmesi için çalışıyoruz

Boy: En özel günlerinin güzel geçmesi için çalışıyoruz

13.02.2020 13:55:14

Silivri SİAD ile Küpe FM işbirliğinde hazırlanan, Turhan Alyakut tarafından sunulan “İş Dünyası”nın bu haftaki konuğu SİAD Yönetim Kurulu üyesi, Silivri Polis Teşkilatı Güçlendirme ve Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, eski meclis üyesi, Saraylar Turizm Ticaret Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Boy ve eşi Gülsen Boy oldu.
İşletme mezunu olarak baba mesleğini devam ettiren Boy, açtıkları düğün salonları ve Silivri'de marka haline getirdikleri işletmesiyle ilgili süreci anlattı.

BOY: BABA MESLEĞİNİ GELİŞTİREREK DEVAM ETTİRDİK
Turhan ALYAKUT: Çok zor bir sektörde çalışıyorsunuz. Organizasyon işi yapıyorsunuz. Kalabalık insanları ağırlıyorsunuz ve onların mutlu olmaları gerekiyor. Saraylar Turizm adı altında yaptığınız işi biraz bize anlatır mısınız?
Erdoğan BOY: Öncelikle kendimi tanıtayım. 1955 Erzincan doğumluyum. 1986 yılından beri Silivri'deyiz. Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. Evliyim, iki kızım ve dünya tatlısı iki torunum var. Allah herkese bağışlasın. Sektöre baba mesleği olarak ilk 1976 yılında Mecidiyeköy'de girmiştik. Mutlu 1 Düğün Salonu, sonra Mutlu 2 Düğün Salonu, daha sonra Bahçelievler'de Mutlu 3, Güzel Mutlu Düğün Salonu oldu. Ardından yine aynı sektörün paralelinde Bakırköy'de Kafe Milano açıldı. Zaten İşletme Mezunuyum. İşletmecilik bizim işimiz diyerek bu işe sarıldık. 1986 Yılında rahmetli babam Silivri'de Bakır Saray'ı açtı, ben gelince onu Beyaz Saray'a çevirdim. Meşakkatli bir süreçten sonra Silivri'de tanınmış bir marka haline getirdik. Hala bile eski yeri tariflerde Beyaz Saray'ın arkası diye geçer. Demek ki güzel izler bırakmışız.

“İŞİNİ SEVERSEN, YORULMAZSIN”
Turhan ALYAKUT: İnsanlarla iletişimin olduğu sektör çok zor. Siz bir de hizmet veriyorsunuz. Babanızın bu işi yapıyor alması ve işletme mezunu
olmanızdan dolayı bu iş bir zorunluluk olarak başlamadı herhalde?
Erdoğan BOY: Değil, zaten şöyle bir söz var; “Eğer çalıştığın işte yorulmak istemiyorsan seveceğin işi yapacaksın.” Bir kere iş tercihinde bu çok önemli. Zevkle şevkle çalışacaksın. O zaman daha verimli olabilirsin ve yorulmazsın.

“İNSANLARIN EN MUTLU ANINA TANIKLIK ETMEK DAHA BÜYÜK ÖZEN VE TİTİZLİK GEREKTİRİYOR”
Tabi bu sektörün içine girdiğin zaman da insanların en mutlu anına tanıklık ediyorsun. Dolayısıyla daha titiz olman ve daha büyük özen göstermen lazım. İşimi seviyorum, severek yapıyorum. Onun için de yorulmuyorum.

MEKANLARIMIZDAKİ ORGANİZASYONLAR
Turhan ALYAKUT: Düğünler dışında mekânlarınız ne tür hizmetler veriyor?
Erdoğan BOY: Hizmet çeşitliliğimiz özellikle Mega Saray kurulduktan sonra başladı. Burayı ben kurdum. Genelde bir mekân tutulup düğün salonuna çevrilir. Ben buranın arsasını bir arkadaşımla birlikte aldım. Kafamdaki projeyi hayata geçirmek istedim. Burada şirketlerin organizasyonları oluyor. Bir tarafta seminerler olduğunda, diğer tarafta yemeğe geçebiliyoruz, salonu ikiye ayırabiliyoruz. Salonun tamamını açtığımız zaman kongre, konferans salonu olabiliyor. Belki de Türkiye'de ilk defa bir düğün salonunun içinde biz SİAD olarak mini fuar düzenledik. Çok da güzel oldu.

“MEKANLARIMIZ BİRBİRİNİN DEVAMI”
Turhan ALYAKUT: Millet olarak gösterişi severiz. Beyaz Saray, Mega Saray, “saray” isminin kullanılması daha önceki dönemlerde yaptığınız işle ilgili Mutlu 1, Mutlu 2 Düğün Salonları v.s ismi seçerken böyle bir sebep var mı?
Erdoğan BOY: Beyaz Saray'ın eski ismi Bakır Saray'dı. Ben de bakırları kaldırdım her tarafı beyaza boyadım ve Beyaz Saray olarak ismini değiştirdim. Beyaz Saray'ı da Mega Saray'a dönüştürdük. Daha büyük bir yer olduğu için başına “mega” ismini koyduk. İnsanların Mega Saray'ın da Beyaz Saray'a ait olduğunu bilmesi için “saray” ismini devam ettirdim. Yeni açılan yerimiz Mega Country'ye de “mega” kelimesini taşıyarak müşterilerimizin buranın devamının olduğunu bilmelerini sağladık.

“PERSONELİME EMPATİ YAPMALARINI, HASSASİYETLE DAVRANMALARINI TAVSİYE EDİYORUM”
Turhan ALYAKUT: Düğün, nişan, kına gibi organizasyonlarda insanların en mutlu anlarında yanlarında oluyorsunuz. Belki de insanlar hayatları boyunca hayal ettikleri o en özel anlarda her şeylerini size emanet etmiş oluyorlar. Dolayısıyla küçük bir aksaklık, insanların o hayalini yerle bir edebilir. Nasıl hazırlanıyorsunuz? Siz mi fikir veriyorsunuz, yoksa müşteriler mi? Süreci nasıl planlıyorsunuz?
Erdoğan BOY: İki aşama var. Birinci aşamada düğün sahipleriyle görüşüp nasıl bir şey istediklerini öğreniyoruz. Hizmet yelpazemiz çok geniş. Kuru pastadan en ağır yemeğine kadar sunumlarımız oluyor. İkinci aşamada personelimizle yaptığımız toplantılarda onlara empati yapmalarını tavsiye ediyorum. Düğüm sahipleri mekânımıza gelinceye kadar birçok meşakkatle karşı karşıya kalıyor. Bazen akrabaları da düğüne müdahale edebiliyor. Düğüne bir hafta kala düğün iptal edilebiliyor. Sebep; gelin hanımın halası karışmış, çeyiz alımında işler karışmış. Düğün sahiplerine kendi evleri gibi rahat hissetmelerini sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Bazı ters söylemler olabiliyor, onları anlayışla karşılamaları için personelimize tembihlerde bulunuyorum. En özel günlerinin güzel geçmesi için personelimin yardımcı olmasını istiyorum. Bu hassasiyetle düğünlerimiz genelde güzel geçiyor. Onun için adam çocuğuyla geliyor, “Benim düğünüm burada olmuştu, oğlumun da burada olmasını istiyorum” diyor. Bunlar çok hoş şeyler.

“KIR BAHÇEMİZDE KAPALI ALANIMIZ DA VAR”
Turhan ALYAKUT: Olası kriz durumlar için bir takım hazırlığınız var mı? Diyelim ki düğünü bahçede planladılar, hava durumuna bakmamışlar, geldiler ve yağmur başladı. Ne olacak?
Erdoğan BOY: Birinci hedefimiz para kazanmak değil, müşteri memnuniyetidir. Onların en özel ve güzel günlerinde onlara yardımcı olmaktır. Tüm bu olasılıkları göz önünde bulunduruyoruz. İki işletme prensibim vardır; ya yere göre iş, ya işe göre yer. Mega Saray'ı kendi işime göre bir yer yaptım. Daha sonra işime göre bir yer aradım ve Mega Country'yi buldum. Mege Country'yi aldığımızda kapalı restoran bölümü vardı. Ancak çok küçüktü. Büyük tadilatlarla 450 kişilik kapalı alan haline getirdik. Yağmur olasılığına karşılık burayı daima boş tutuyoruz. Böyle bir günde, nitekim geçen sene oldu da, orayı kullanıyoruz. Çok da memnun kaldılar. Aksi halde düğün harap oluyor. Bu imkan birçok kır bahçesinde yok.

“KAPIDAKİ TAKI SİSTEMİYLE BU İŞİ ÇÖZMUŞ DURUMDAYIZ”
Turhan ALYAKUT: Misafirleri en çok mutsuz eden uzayan takı takma durumudur, onlar bir an evvel dans etmek ister. Düğün sahipleri için de ne kadar uzarsa o kadar iyi diye bakar.
Erdoğan BOY: Davetliler bize de serzenişte bulunurlar. Takı bizim en güzel geleneklerimizden biridir. Genç evlilere karınca kararınca katkıda bulunmak istenir. Son zamanlarda yeni bir moda yayıldı. Gelin ve damadı ikna ettiğimiz müddetçe biz de uygulamaya çalışıyoruz. Girişte düğünden önce gelin ve damat bekliyor, her gelen davetli takısını takıyor ve içeri geçiyor. Cumartesi akşamları insanlarımız birkaç tane düğüne davetli olabiliyor. Kapıda takısını takar gençleri ve ailelerini tebrik eder ve müsaade ister. Oradan başka bir düğüne gider. Büyük bir oranda kapıdaki takı sistemiyle bu işi çözmüş durumdayız.

“MANTIK ÇERÇEVESİNDE O DÜĞÜNÜ EN İYİ ŞEKİLDE ORGANİZE ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Turhan ALYAKUT: Anladığım kadarıyla birçok sektörde olduğu gibi sizde de moda var. Akım zaman zaman değişiyor. Görüyorum, birçok yerde haber oluyor, gelini tahterevalliyle getiriyorlar yada makara sistemi kurup kayıkla getiriyorlar. İstenmeyen kazalar da oluyor. Trendlerin değiştiği bir dünyada siz kendinizi yeniliklere nasıl hazırlıyorsunuz? Düğün sahiplerine sizin de önerdiğiniz veya önermediğiniz şeyler oluyor mu?
Erdoğan BOY: Mutlaka oluyor. Her şeyi kabul edebilecek durumda değiliz. Risk durumu olan şeyleri mutlaka onlarla paylaşıyor, uyarıyor ve ikna etmeye çalışıyoruz. Mantık çerçevesinde o geceyi en iyi şekilde organize etmeye çalışıyoruz.

Turhan ALYAKUT: Mekân ne kadar önce kiralanıyor? Son dakikada gelenler de oluyor mu?
Erdoğan BOY: Gelin ve damat adayı aileleriyle düğün kararı aldıktan sonra o ay içerisinde salon için müracaat etmeleri gerekiyor. Yaklaşık 4-5-6 ay bazen 1 sene bile olabiliyor.

Turhan ALYAKUT: Bir sene sonraya gün almak fiyat olarak avantajlı oluyor mu?
Erdoğan BOY: Onlar için oluyor da bizim için pek avantajlı olmuyor çünkü 6 ay sonrasına verdiğimiz düğün anlaştığımız gün itibariyle sabittir. Ondan sonra pasta gibi birçok şeye zam gelebilir. Konuştuğumuz sabit kalıyor.

“PİYASAYI TETİKLEYEN ÖNCÜ SEKTÖR BİZİZ”
Turhan ALYAKUT: Düğün planlandığı zaman kum saati gibi maliyet katlanarak artıyor. Düğün yapmak çok masraflı bir iş. En önemli gider de düğün salonu kiralamak diye düşünüyorum.
Erdoğan BOY: Sektörde bütçeye, talebe göre çok farklı işletmelerimiz var. İnsanlar tercih etmekte serbestler. Yeni çıkan konseptler, yeni çıkan masa ve sandalyeler var. Damat da kesesine bakıyor.
Öncelikle işimizle ilgili bir şey paylaşmak isterim. Piyasayı tetikleyen sektör inşaat sektörüdür. Düğün salonu işleten bütün dostlarıma selamlar gönderiyorum. Asıl onun bir adım öncesi bizleriz. Ev almanın yolu evlenmeden geçer. Ondan sonra evlensinler. Sadece inşaat sektörü değil, tekstil sektörü, mobilya sektörü v.s. neredeyse bütün sektörler orada.

“SİLİVRİLİ HEMŞERİLERİMLE İFTİHAR EDİYORUM”
Silivri'de en çok iftihar ettiğim şeyde Silivrili vatandaşlarımızla kucaklaşmamız, karşılıklı samimiyet ve güven. Mega Saray'ı kurarken Beyaz Saray'a 6-7 ay öncesine düğünler vermiştik ancak dümdüz bir alanda bir direk dahi çakılmamıştı. Ortada ne bina, ne salon var. Gece gündüz çalışarak zamanında teslim ettik. Düğün sahipleri gelmeye başladı, hayatımın en güzel anlarından bir tanesiydi. Sevgili hemşerilerime şükranlarımı iletiyorum.

“UCUZ FİYATLARI TERCİH EDENLER ONUN RİSKLERİNE DE KATLANACAK”
Turhan ALYAKUT: Sizin gibi sektörde emek vererek, çabalayarak, uzun yıllarını vererek bir şeylerini başarmış olan insanlar var ama bir taraftan da her sektörde olduğu gibi merdiven altı dediğimiz, aynı yatırımı, aynı özeni göstermeyen, aynı tecrübeyi yansıtmadan sadece para kazanmak amacıyla yapılan işler var. Dönüp baktığımızda her sokakta bir organizasyon firması görebiliyoruz. Sizin sektörü olumsuz etkileyen neler var?
Erdoğan BOY: Bu müşterilerin tercihleriyle ilgili bir şey. Daha ucuz fiyatları tercih edenler tabi ki onun risklerine de katlanacak.

“AİLE OLABİLMEK ÇOK ÇOK ÖNEMLİ”
Turhan ALYAKUT: Evlenecek gençlere ne önerirsiniz?
Erdoğan BOY: Öncelikle evlenirken çok iyi karar vermelerini öneriyorum. Tekrar tekrar düşünüp ondan sonra evlensinler. Toplumun en temel taşı ailedir. Aile yapısı ne kadar sağlam olursa inşası o kadar sağlam olur. Evlenmek, yuva kurmak önemli ama aile olabilmek çok çok önemli. Bunu kanıtlamak için buraya eşimle birlikte geldik. Unutmasınlar, hiçbir arkadaş aileden daha öncelikli olamaz.

“ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Silivri SİAD ailesine, Küpe FM ailesine ve Basın Komisyonu Başkanımız Dilek Sırdaş'a, bize bu fırsatı verdikleri için, hatta bizim röportajları tam sayfa olarak veren Hürhaber ailesine ve Sevginar hanıma çok teşekkür ediyorum.
Renginar SALİ


YORUM YAP