Silivri Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi Cihan Demir: Bir meclis üyesinin vicdanı olması lazım

Silivri Belediyesi CHP'li Meclis Üyesi Cihan Demir: Bir meclis üyesinin vicdanı olması lazım

27.03.2026 14:56:30

CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Cihan Demir, yerel siyasette meclis üyeliğinin sadece temsil değil sorumluluk makamı olduğunu vurgulayarak vatandaşla seçimden seçime değil sürekli temas kurulması gerektiğini söyledi. Demir, ekonomik bağımsızlıktan saha çalışmalarına, parti içi tartışmalardan Roman vatandaşlara yönelik projelere kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
supersilivri.com İmtiyaz Sahibi Cem Güner ve Hürhaber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Sevginar Sali'nin birlikte hazırladığı Silivri Siyaset Meydanıröportaj serisinin konuğu CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Cihan Demir oldu. Meclis üyeliğini yalnızca siyasi bir görev değil toplumsal sorumluluk alanı olarak gördüğünü ifade eden Demir, yerel siyasette sahada olmanın önemine dikkat çekerek “Bir meclis üyesinin vicdanı olması lazım” dedi. Demir söyleşide, Silivri'de yürüttüğü çalışmaların yanı sıra parti içi süreçlere ve sosyal politika alanındaki yaklaşımına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
“SİLİVRİ'DE SİYASET YAPANLARIN KAÇI SİLİVRİ DOĞUMLU?”
Sevginar Sali: Sizi biraz tanıyalım isterim.
Cihan Demir: 1973 doğumluyum. Herkesin bildiği şey; Beykoz doğumluyum.
Cem Güner: Aslında sorulmak istenen şu: Silivri'de ne işiniz var?
Cihan Demir: Bence yerinde bir soru. Beykoz doğumluyum. Ama Beykoz'dan direkt gelmedim buraya. Başka bir ara istasyonda evlendim. Ondan sonra geldim Silivri'ye. Fakat Silivri'de siyaset yapanların kaç tanesi Silivrili? Ben buna bakarım. Şimdi diyelim ki 31 tane meclis üyesi var; 31'inin de Silivri doğumlu olması gibi bir durum yok. Silivri'nin dışında büyüyüp doğup gelen insanların burada siyaset yapma hakkı yok mu?
“2001'DE İŞ NEDENİYLE SİLİVRİ'YE GELDİM”
Cem Güner: Silivri'de ikamet meselesi de önemli. Burada yaşıyor musunuz, hayat bağınız ne zamana dayanıyor?
Cihan Demir: Kısmen yaşıyorum. Çünkü daha çocuklarımızın okulları vardı. Tabii ki üniversiteye başlamamışlardı. O süreçte gelip gidiyordum. Zaten burada ikametgâhımız olmasa oy kullanamazsınız. 2001'de işle ilgili geldim Silivri'ye. Allah rahmet eylesin Ahmet Hamoğlu'nun yanına geldim. Ondan sonra da burayı sevdim, kalmak istedim. Yer sahibi olmak istedim. İlk ticaret tecrübemi, şirketimi Silivri'de kurdum.
“İLK ŞİRKETİMİ SİLİVRİ'DE KURDUM, 12 YIL BURADA DEVAM ETTİ”
Cem Güner: Önemli olan burada yaşamak ve burada üretmek. Silivri'de yaşıyor, Silivri'den ekmek yiyorsanız mesele nettir.
Cihan Demir: Silivri'de ilk şirketimi 2003'te kurdum 2015'e kadar, yani 12 sene devam etti. 12 sene sonra şirketimi başka yerlere taşıdım. Çünkü işi geliştirmek gerekiyordu. Sadece tek bir yerde kalınca işimizi büyütme imkânımız olmadığı için şirketimizi taşıdık. Ama 2015'e kadar 12 yıl boyunca burada devam etti.
“BURADA YAŞANMIŞLIĞIM VAR”
Cem Güner: Sonuçta burada bir aidiyetiniz var. Buraya siyaset yapmaya sonradan “gökten zembille” gelmiş biri değilsiniz. Bu önemli bir mesele.
Cihan Demir: Yani burada bir yaşanmışlığım var, bir bilgim var, bir tecrübem var evet.
“AİLEDEN GELEN BİR CHP GELENEĞİ VAR”
Sevginar Sali: Cihan Demir'in siyasetle, özellikle CHP ile tanışması nasıl oldu?
Cihan Demir: Aileden gelen bir durum var. Babam CHP'liydi. Düşündüğünü söylemekten çekinmeyen biriydi. Hatta bazı olaylara karışıp gözaltına falan alınmışlığı da vardır rahmetlinin.
“SİYASETE İL BAŞKANLIĞI'NDA GÖREV ALARAK BAŞLADIM”
Cem Güner: Peki aktif siyasete giriş süreciniz nasıl gelişti?
Cihan Demir: Meclis üyeliğimden önce İl Başkanlığı'nda çalışmaya başladım. İl Başkanımız Özgür Çelik'in seçilmesiyle beraber il başkan yardımcılarının oluşturulması sürecinde görev almaya başladım. Ondan sonra partiye üyeliğim ve meclis üyeliğim geliyor. Önce parti adına sosyal politikalarda çalıştım. Sosyal Politikalar ve Kamp Koordinasyonu adı altında İl Başkanlığımız bünyesinde çalıştım. İl Başkan Yardımcısı Sinan Karaca Öztürk'le beraber görev yaptım.
“MECLİS ÜYESİ OLMAK İSTEDİĞİMİ BEN SÖYLEDİM”
Sevginar Sali: Meclis üyeliği sürecine nasıl karar verdiniz?
Cihan Demir: Sonra seçim zamanı geldiğinde bana “senin siyasete girmen lazım” dediler. Konuştuktan sonra ben de dedim ki ben meclis üyesi olmak istiyorum ve Silivri'den olmak istiyorum.
“SİLİVRİ'Yİ TANIYORUM, BU YÜZDEN SİLİVRİ'DEN OLMAK İSTEDİM”
Sevginar Sali: Neden özellikle Silivri'den meclis üyesi olmak istediniz?
Cihan Demir: Silivri'yi tanıyorum. Silivri'de birçok geçmişim var.
“MECLİS ÜYELİĞİ ANLAYIŞIMLA GÖRDÜĞÜM UYGULAMA ARASINDA FARK VAR”
Sevginar Sali: Meclis üyesi olarak Silivri'de neler yapabileceğinizi düşündünüz?
Cihan Demir: Tabi öncelikle Silivri'de meclis üyeliği ile benim kafamda kurduğum meclis üyeliğiarasında fark var. Bunu inkâr edemem. Daha çok insanlarla el ele vereceğimiz, daha çok insanların ihtiyaçlarını alıp daha yetkili mercilere iletip onların sorunlarını çözebileceğimizi düşünürdüm ben. Ama sadece belediye başkanımızın etrafında dolaşıp sağda solda gittiği her yerde olup, onunla birlikte poz vermeyi düşünmemiştim hiçbir zaman.
Cem Güner: Açık sözlü bir değerlendirme oldu bu.
Cihan Demir: Bir grup da bunu yapmıyor tabi. Ben de yapmıyorum.
“İNSANLARIN NEYE İHTİYACI OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYORUM”
Sevginar Sali: Bu insan odaklı yaklaşımınız Sosyal Politikalar alanındaki geçmişinizle de ilgili mi?
Cihan Demir: Sonuçta Sosyal Politikalar ve Kent Yoksulluğu Komisyon Başkanlığı yapmış birisiyim. Yani insanların neye ihtiyacı olduğunu, insanlara nasıl dokunulacağını, insanların sen ona dokunduğunda ne isteyeceğini çok iyi biliyorum. O yüzden de onu yapmak istiyorum.
“DOĞRUYU SÖYLEDİĞİNİZ ZAMAN ELEŞTİRİLEBİLİYORSUNUZ AMA BU GEREKLİ”
Sevginar Sali: Bu tarz yaklaşımlarınız disiplinsizlik ya da aykırılık olarak yorumlanıyor mu?
Cihan Demir: Öncelikle parti karışmıyor. İnsanlar şimdi kendi yapmadıklarını, başkası yaptığı zaman eleştirebilir. Ona ben açığım. En üstteki yetkili kişilerimize de, organlara da sordum. Dediler ki yaptığın doğru, yapmamız gereken şey bu. Keşke hepimiz yapabilsek bunu, hepimiz yapsak.
“SADECE SEÇİM ZAMANINDA GİTMEK VEFASIZLIK OLUR”
Cem Güner: Siyasette sahada sürekli olmak gerektiğini mi düşünüyorsunuz?
Cihan Demir: Gidiyorsunuz insanlara diyorsunuz ki ‘Bize oy ver'. İnsanlar diyor ki “Niye oy vereyim sana?” Anlatıyorsunuz bir şeyler. Seçimi yaptık, kazandık, döndük arkamızı gittik. Bu vefasızlık olur bence. Ben devam ettim mesela. Bayramdan önce gittim, mahalleleri geziyorum, ihtiyaç sahibi insanlara gidiyorum. Şaşırıyorlar, diyorlar ki “Seçim mi var?”
Cem Güner: Mahalle ziyaretlerinde insanlar size “niye geldiniz?” diye soruyor mu?
Cihan Demir: Tabii çünkü alışmışlar buna. Seçim zamanı gideceksin, orada derdi dinleyeceksin, oyuna talip olacaksın. Bir şekilde oy verirse tamam diyorsun. “Oh çok şükür aldık oyu” deyip bir dahaki seçime kadar gitmiyorsun.
“PARTİMİ ELEŞTİRMİYORUM, EKSİKLERİ NASIL TELAFİ EDERİZ ONU ANLATIYORUM”
Cem Güner: Bunları açık açık söylüyorsunuz diye size kızan oluyor mu?
Cihan Demir: Kızıyorlarsa yapsınlar. Ben kızacak bir şey yapmıyorum ki. Ben gidip orada partimi eleştirmiyorum. Eksiklerimiz olabilir. Bu eksikliklerimizi nasıl telafi edebileceğimizi anlatıyorum. Ben demiyorum ki o arsız, o hırsız, o uğursuz.
“VEFA TARAFINDAYIM”
Cem Güner: Yani sahada olmayı bir sorumluluk olarak mı görüyorsunuz?
Cihan Demir: Ben insanların kafasında bir şey varsa onu gidermeye çalışıyorum. Ben vefa tarafındayım bu işte. Sadece seçimden seçime gidip “bana oy ver” deyip bir şekilde ikna ediyorsun, “oh kandırdım” deyip bir dahaki seçime kadar gitmemek doğru değil.
“BİR MECLİS ÜYESİNİN VİCDANI VE VEFA DUYGUSU OLMASI LAZIM”
Sevginar Sali: Köylerde çalışmalar yapıyorsunuz. Ramazan süresince sizi daha sık gördük. Silivri Belediyesi'nin iftar çadırına sponsorluk yaptınız. Açıkçası bir meclis üyesinin böyle bir sorumluluk üstlendiğini ilk defa görüyorum. Sizce bir meclis üyesinin bunları yapabilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor? Neden diğerleri yapamıyor?
Cihan Demir: Vefa duygusu ve vicdanı olması lazım.
“ÇOK ŞÜKÜR KİMSEYE İHTİYACIM YOK”
Sevginar Sali: Yerel yöneticilerin ekonomik olarak da bağımsız olması gerektiğini düşünüyorum. Yönetecek kişinin bilgili, tecrübeli ve güçlü olması önemli.
Cihan Demir: Zengin değilim ama çok şükür kimseye bir ihtiyacım yok.
“EKONOMİK ÖZGÜRLÜK ÇOK BÜYÜK BİR ÖZGÜRLÜK”
Sevginar Sali: Ekonomik bağımsızlık yerel siyaset yapan bir meclis üyesi için ne kadar önemli?
Cihan Demir: Özgürlük, çünkü ben bir kurumun bütçesini yönetmiyorum. Bir başkasının bana sponsorluk yaptığı bir bütçeyi yönetmeye çalışmıyorum. Bana ne kadar verirlerse o kadar harcamıyorum. Ben kendim kazanıyorum. Kendi bütçemi oluşturuyorum. Kendi bütçemi yönetmeye çalışıyorum. Bu çok büyük bir özgürlük. Çünkü başkasından bir şey beklediğinizde onun dediklerini yapmak zorundasınız. Çok şükür bir planım var, bir projem var. O plan proje dahilinde kendi bütçem var. Asla ve asla hani bu zenginlik kavramı herkese göre değişir ama ekonomik bir özgürlüğüm var diyebilirim. Çünkü çok iş yapıyorum, çok çalışıyorum.
“ÇOK YOĞUN ÇALIŞIYORUM VE KAZANDIĞIMI YİNE SAHADA KULLANIYORUM”
Cem Güner: Sahadaki yoğun temponuz da dikkat çekiyor.
Cihan Demir: Hatta siz şahitsiniz buna. En son beraber iftar yaptığımız akşam başka bir programım daha vardı. Onu gecenin 11'ine erteleyip başka bir programa katıldık hep beraber. Yani ben çok yoğun çalışıyorum. Bu çalışmanın bir karşılığı olması lazım. Çok şükür bu kazancı sahada kullanmaya çalışıyorum. Çoluğumun çocuğumun rızkını heba etmeden ama insanların bana güvenip verdikleri desteklerin karşılığını hissettirmemiz lazım.
“HESABINI ÖDEYEMEYECEĞİNİZ MASAYA OTURMAYACAKSINIZ”
Sevginar Sali: İftar çadırına verdiğiniz destek de bu anlayışın bir parçası mı?
Cihan Demir: Mesela benim rahmetli babamdan öğrendiğim en önemli şeylerden biri şudur: Hesabını ödeyemeyeceğiniz masaya oturmayacaksınız. Ben de Ramazan'da görev çizelgesi yaptım. Dört kere nöbet tuttum orada. Sonuçta benim oradaki iftarda yemek yemek için oraya ihtiyacım yoktu ama o sofraya oturduysam o masanın hesabını da ödeyeceksin.
“O MASANIN HESABINI SADECE EKONOMİK OLARAK SÖYLEMİYORUM”
Sevginar Sali: Rahmetli babanızın söylediği “hesabını ödeyemeyeceğin masaya oturma” sözü aslında sadece ekonomik bir anlam taşımıyor, daha geniş bir sorumluluğu da ifade ediyor sanırım.
Cihan Demir: Tabii. O sadece ekonomik anlamda söylenmiş bir şey değil. Genel anlamda bir sorumluluk duygusunu ifade ediyor.
“BUGÜN SEÇMENİN KARŞISINA DAHA DİK ÇIKTIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM”
Cem Güner: Seçimlerin üzerinden iki yıl geçti. Bugün itibarıyla CHP grubu ve Belediye Başkanı olarak seçmenin karşısına yeniden çıkma hakkınız olduğunu düşünüyor musunuz?
Cihan Demir: Neden düşünmeyeyim? Çünkü ben şu anda insanların karşısına daha dik çıkıyorum. Başkası hakkında konuşamam ama ben grupla kendimi özdeşleştirerek söylüyorum; ben daha dik çıkıyorum.
“PARTİMİZE KARŞI HAKSIZLIK YAPILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”
Cem Güner: Bu değerlendirmeyi neye dayanarak yapıyorsunuz?
Cihan Demir: Çünkü partimize karşı şu anda birçok haksızlık yapılıyor. Hukuksuz bir şekilde, sadece ısmarlama şeylerle beraber bir sürü belediye başkanımız hakkında süreçler yürütülüyor.
“HEM İL BAŞKANLIĞI'NDA HEM SAHADA ÇALIŞIYORUM”
Cem Güner: İl düzeyinde de görevleriniz oldu. Bu süreçte nasıl bir çalışma yürüttünüz?
Cihan Demir: Evet. Sonuçta ben İl Başkanlığı adı altında da çalışıyorum. Sosyal Politikalar ve Kent Yoksulluğu Komisyonu olarak da çalışıyorum. Yani hem Silivri'de hem il düzeyinde hem de genel anlamda çalışmalar yürütüyorum. Aşağı yukarı 6 ay diyebilirim. 6 ay önce de beni parti Bayburt'a gönderdi. Ben Bayburtlu değilim ama gittim.
“VERİLEN BÜTÜN SÖZLERİ TUTMUŞ OLMAYABİLİRİZ AMA DAHA ÜÇ SENEMİZ VAR”
Cem Güner: İki yılın sonunda CHP grubu, yerel iktidarı açısından bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Cihan Demir: Çalışıyoruz. Verilen bütün sözleri tutmuş olmayabiliriz ama daha üç senemiz var. İnşallah hepsi gerçekleşir.
“BANA VERİLEN GÖREV NEYSE ONU YAPIYORUM”
Sevginar Sali: CHP'nin hem ilçe hem belediye olarak iki yıllık performansının daha iyi ilerlemesi için sizce neler yapılmalı?
Cihan Demir: Herkes üstüne düşen bir çalışma yöntemi belirlemiş, çalışıyor. Bana İlçe Başkanlığı ya da Belediye Başkanımız ne görev verirse onu yapıyorum. Kendimce de mahalle ziyaretleri yapıyorum ve olabildiğince orada yine etik davranmaya çalışıyorum. Mahallede eğer bir meclis üyesi seçilmişse o mahallelerde çalışmayı tercih etmiyorum. Yani bir mahallenin meclis üyesi varsa orada çalışmıyorum.
“GÖNLÜMÜN İLÇE BAŞKANI DEMEK BİR VEFA DUYGUSUDUR”
Sevginar Sali: CHP ilçe başkanlığı kongresi çerçevesinde tartışmalar yaşandı. İl müdahalesi olduğu söylendi. Cem Güner'le yaptığınız bir röportajda da “gönlümün ilçe başkanı İbrahim Kömür” demiştiniz. Bu süreçle ilgili bugün ne söylemek istersiniz?
Cihan Demir: Şimdi şöyle bir şey, “gönlümün başkanı”nın ne anlama geldiğini insanların bilmesi lazım. Gönlümün başkanı demek bir vefa duygusudur. Yani onu yüceltmektir. Ben geçmiş dönemde birlikte çalıştım. Bugün böyle bir şeyi nasıl inkâr ederim?
“BEN MEVCUT İLÇE BAŞKANINI YOK SAYDIM DEMEDİM”
Cem Güner: Bu sözünüz “mevcut ilçe başkanını tanımıyorum” anlamına mı geliyor şeklinde yorumlandı. Böyle bir kastınız var mıydı?
Cihan Demir: Hayır. Öyle bir şey söylemedim. “Geçmiş ilçe başkanı benim gönlümün ilçe başkanı” diyorum. Gönlümün diyorum. Bundan farklı bir anlam çıkarılması doğru değil. Benim söylediğim şey açık. Geçmiş ilçe başkanı için bir vefa ifadesi kullandım. Bunun başka bir anlamı yok.
Bakın, asla saygısız bir adam değilim. Saygısızlık yapmam. İlçe başkanımıza böyle bir saygısızlık yapmam söz konusu olabilir mi? Bunu nasıl söyleyebilirim? İnsana derler ki kardeşim nerede yaşıyorsun?
Mesela geçen, Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun inşallah. Annesi vefat ettiğinde özel mesaj yazdım İlçe Başkanımız Doruk Bulut'a. Dedim ki böyle böyle bir şeye ihtiyacınız varsa derhal yanınızdayım. Cenazeye gittim. Dedim ki ilgilenmemizi istediğiniz, yapmamızı istediğiniz benim şahsımdan bir şey var mıdır? İlçe başkanları geldi, il yöneticilerimiz geldi. Ben de aldım birçoğunu yemeğe götürdüm. Ben kendim için götürmedim ki. İlçe başkanımıza değer verdikleri için annesinin cenazesine gelmişlerdi.
“İFTARI VEREN BEN DEĞİLİM, BAĞIŞÇISIYIM”
Cem Güner: Silivri Belediyesi'nin iftar çadırında sponsoru olduğunuz iftar ile ilgili de kamuoyunda farklı yorumlar yapıldı.
Cihan Demir: Bir meclis üyesi arkadaş iftarı verdi denildi, ben iftarı vermedim. Onu bile karıştırıyorlar. Ben oradaki iftarın bağışçısıyım. İftarı veren ben değilim. İftarı veren İl Başkanlığı Trakya Balkan Rumeli Komitesi. Ben bağışçıyım. Ben kimseyi davet etmedim. Geldim, herkes gibi oturdum. O gün gelen misafirleri karşıladım, ilgilendim. Nihayetinde ben orada dört kere de nöbet tuttum. Herkese hoş geldin dedim, buyurun dedim.
“PROTESTO OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM”
Cem Güner: Bazı CHP'li siyasetçilerin gelmemesi sessiz bir protesto olarak yorumlanabilir mimi?
Cihan Demir: Ben öyle bir protesto olduğunu düşünmüyorum. Zaten ben neyi ne yapacağımı bugünü düşünerek hareket eden bir insanım.
“KENDİME GÜVENMESEYDİM BU YOLA ÇIKMAZDIM”
Sevginar Sali: İl siyasetinde üstlendiğiniz sorumluluklar nedeniyle daha özgüvenli bir profil çizdiğiniz söyleniyor. Bu değerlendirmeye katılıyor musunuz?
Cihan Demir: Kendime güvenmeseydim bu yola çıkmazdım.
“PARTİYE ÜYE OLMADAN ÖNCE DE PARTİ İÇİN ÇALIŞTIM”
Cem Güner: Silivri siyasetiyle ilgili orta ve uzun vadede başka planlarınız var mı?
Cihan Demir: Ben bir kere aileden partiliyim. Bakın ben meclis üyesi olmadan, partiye üye olmadan önce İl Başkanlığımız adı altındaki bir komisyonda çalıştım. Ben buradan bir beklenti istemeyerek çalıştım.
“PARTİM HANGİ GÖREVİ VERİRSE ONU YAPARIM”
Bana partim derse ki, nasıl Bayburt'ta git çalış dediler, bugün de derse ki;“Biz şu görev için seni düşünüyoruz, var mısın yok musun?”, o günün konusu. Ama bana derse ki “Biz seni komisyonda farklı değerlendiriyorduk, bugün sen mecliste olduktan sonra farklı bir adam çıktın, buraya kadarmış”o da başımız üstüne. Ben yine partim adına çalışırım. İhtiyaç sahibi insanların yanında olmaya devam ederim.
“OLDUĞUM GİBİ DAVRANIYORUM”
Sevginar Sali: Siyasete adım atarken kendinize verdiğiniz bir söz var mıydı?
Cihan DEMİR: Olduğum gibi davranıyorum, yaratıldığım gibi kalmaya devam edicem.
“HERKES İSTEDİĞİ DÜŞÜNCESİNİ YAZABİLİR”
Sevginar Sali: Yerel medyada hakkınızda yapılan yorumlar farklı farklı olabiliyor. Kimileri sizi göklere çıkarıyor, kimileri eleştiriyor. Bu değerlendirmelerle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Cihan Demir: Şuna dikkat ediyorum; yazabilirler, çizebilirler. Ben kimsenin kalemine müdahil olabilecek bir pozisyonda değilim. Herkes istediği düşüncesini yazabilir.
“HIRSIZLIK, MENFAAT TAKİBİ GİBİ İDDİALAR BENİM İÇİN UTANÇ VERİCİ OLUR”
Sevginar Sali: Sizi rahatsız edecek eleştiriler ne olur?
Cihan Demir: Benim için şunu yazarlarsa; “meclis üyesi oldu, birilerinin işlerini takip ediyor, oradan kazanç sağlamaya çalışıyor” denirse bu benim için utanç verici olur. Yani hiç olmayacak şeyler, hırsızlık yapıyor, onu dolandırmış gibi şeyler insani olarak kabul edilemez.
“8 NİSAN DÜNYA ROMANLAR GÜNÜ İÇİN BÜYÜK BİR ORGANİZASYON HAZIRLIYORUZ”
Cem Güner: Önümüzdeki günlerde planladığınız bir çalışma var mı?
Cihan Demir: 8 Nisan Dünya Romanlar Günü için çok büyük bir organizasyon yapıyoruz. Beyoğlu'nda yapıyoruz. Genel Başkanımız gelecek. İBB Büyükşehir Başkan Vekilimiz Nuri Aslan Bey'in katılımıyla çok büyük bir organizasyon olacak.
Şunu da söylemek isterim iftar çadırında mesela o gün Belediye Başkanımız Bora Balcıoğlu da gelemedi. Gelememesinin sebebi Kaymakamlığın Roman kardeşlerimize verdiği iftar programına katılmasıydı. Ben oradaki iftar çadırına gelmemesine, oraya gitmesini önemsiyorum. Çünkü bugüne kadar yok sayılan, sadece oy zamanı gidilen insanların hatırlanmasına katkı sunmuş olmasından dolayı sevinçliyim.
“ROMAN VATANDAŞLARIMIZA VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTMALIYIZ”
İnşallah bundan sonra da Romanları daha fazla hatırlarız. Hep beraber Romanlara verdiğimiz sözleri tutarız. Romanlar için daha fazla şey yaparız. Hazır 8 Nisan yaklaşırken bunun daha da anlamlı olduğunu düşünüyorum.
“ÜST YÖNETİME DE SORDUM, ‘DEVAM ET' DEDİLER”
Cem Güner: Yürüttüğünüz saha çalışmalarını parti yönetimiyle de paylaştınız mı?
Cihan Demir: Bir ara üst yönetime de sordum. Dedim ki ben meclis üyesi olarak yanlış yapıyor muyum? Çalışmalarımı gösterdim, programlarımı gösterdim. Dedim ki böyle yapıyorum. Dediler ki devam et.

Programın sonunda Cem Güner ve Sevginar Sali, söyleşiye katılımı ve açık değerlendirmeleri nedeniyle CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Cihan Demir'e teşekkür etti. “Silivri Siyaset Meydanı” söyleşi serisinin yeni bölümünde farklı bir konukla yeniden takipçilerle buluşacağı ifade edildi.

 

YORUM YAP