Bekârlar’ın cesaretine ve emeğine sağlık...

SİLİVRİ Öğretmenevİ ilçe-mizin en köhne, en utanç verici mekanlarından biriydi. Yıllardan beri kimler geldi, kimler geçti hiç kimse elini taşın altına koyup da adam edemedi, etmedi, “amaaan bana ne, kendimi ne diye zora sokacağım, maaşım tıkır tıkır yatıyor nasıl olsa” deyip belki de etmek istemedi. Geçmiş yıllarda şikayetlere rağmen, şunlar bunlar bir türlü aşılamadı da aşılamadı. Çamura batmış gibi debelenip durduk aynı yerde. Eğitim camiasına hiç mi hiç yakışmayan ama mecbur kaldıkları bir yerdi.
Yıllar geçti, çağ değişti, hizmet sektörü kendini sürekli yenilerken bizimki lokal anlayışından öteye gidemedi. Basık ve küçük salonunda itiş kakış yapılan organizasyonlarla kendimizi avutmaya çalıştık. Hele o menü… aman allahım her organizasyonda aynı… Ortamından, hizmetinden, menüsünden iğrenir duruma gelmiştik. Tek nefes alınan yer bahçeydi. Taa ki bir cesur yürek ortaya çıkıp, “dur” diyene kadar.
Kaymakam Faruk Bekârlar, öğrendiğim kadarıyla ailesiyle beraber ilk göreve başladığı dönemde Silivri Öğretmenevinde konaklamak zorunda kalmış. Kahve siparişinde gelen farklı farklı fincanlar, çağ dışı konaklama odaları, görünüşüyle hizmetiyle kaliteden yoksun bir mekan, hele garsonun “Nereden bileyim ben Kaymakam olduğunu” deyişi v.s. anlaşılan onun kararında epey etkili olmuş. “Ben buraya bir el atayım” diyen Kaymakam bey çok zorlu ve meşakkatli bir yolculuğa çıktı.
Ricası üzerine birçok kurum ve kişiler desteğini çok şükür esirgemedi. Zorlu süreçte çoğu işlerde olduğu gibi müteahhit de nazını yapmayı ihmal etmedi. Yarı yolda kalmak veya sürecin daha da uzaması, en çok işlerin yapıldığı yaz döneminden daha da büyük zararla çıkmak da vardı. Çok şükür yaklaşık üç ayda o köhne yer “adam” edildi. Her ne kadar tavlacılar, okeyciler bize bile “Öğretmenevi kapatılıyor, öğretmenevimizi elimizden alıyorlar” diye mailler atsa da çağın gerektirdiği o olmazsa olmaz modern ve çağdaş görünüme ve yeni çalışma düzene ulaşıldı.
Aylar önce Kaymakam beyle bir araya geldiğimizde bana telefonundaki yeni fayansların döşendiği mutfak bölümü resimlerini gösterirken gözlerindeki ışıltıyı, mutlululuk ve heyecanını fark ettim. Hemen ertesi gün gidip yapılan çalışmaları yerinde gördüm. O da ne?! Resmen harabe! Henüz tek yapılan yer mutfaktaki beyaz fayanslar. Bu bile kendisini nasıl da mutlu etmiş! Tabi gece gündüz başında olunca, o sancılı çalışmaları, yıkımı adım adım izleyince, o mutfaktaki başlangıç bile muhteşem gelmiş.
Kaymakam beyin ısrarı ve yoğun çabası üzerine çalışmalar daha sonra hızlandı. İkinci kez gittiğimde daha da yol alınmıştı. Ve bekledim. Hele bir tamamlansın. Silivri Belediyesi Mimarlarından Sibel Alataş olağanüstü bir iş çıkardı. Öğretmenlerimizin de dediği gibi “uzay üstü” bir mekân kazandırıldı. Dekorasyon muhteşem ötesi… Onca telaşa, çabaya, emeğe bir yandan da maddi zarara değdi. Silivri sahilinde o şıklıkta bir mekân neredeyse yok. Sibel hanımın emeğine ve yüreğine sağlık.
Tabi bu süreçte Kurum Müdürü Kürşat Türkoğlu'nun da emekleri çok büyük. Kendisi çok zor bir sınavı başarıyla verdi. Emeği, çabası, sabrı için ayrıca teşekkürü hak ediyor.
Ve tabi ki hayırseverlere de teşekkürler. Duyarlı davranıp “Çorbada bizim de tuzumuz olsun” dediler. Çimentosuyla, fayansıyla… kim hangi alanda hizmet veriyorsa katkısını sundu.
İyi ki Faruk Bekârlar, Silivri'ye atanmış. İyi ki elini de taşın altına koydu da Silivri'ye layık bir Öğretmenevi kavuşturuldu. O köhne yerden çok lüks bir mekân çıktı. Tüm eğitim camiasına hayırlı uğurlu olsun.
Şimdiden kesip biçmeler başlamış. Tadilatına başlandığı zamanki gibi... O zaman da “Ne gerek var? Değer mi?” dendi. Servis konusunda henüz tatmin olamayabilirsiniz. Siparişlerinizi özellikle Dünya Mutfağı eserlerini biraz bekleyebilirsiniz. Takdir edersiniz ki ödüllü şefe ayak uydurmak zor. Dört yardımcısı var ancak işi öğrenmeleri biraz zaman alacak. Çalışma düzeninin oturması, kadronun kaynaşması sürebilir ama başaracaklarından eminim. Nereden ne-reye gelindiğini gördüm ya, gönlüm böyle ağır eleştirileri kaldırmıyor. İnanın siz de benim yerimde olsaydınız sizin de kaldırmazdı. Sabırlı ve anlayışlı olmalıyız. Sahip çıkılmalı, aylardır maddi ve manevi çekilen sıkıntılar umarım karşılığını bulur. Bari bundan sonra el ele verip üzerimize düşeni yapalım.
Teşekkürler sayın Kaymakamım, iyi ki varsınız, iyi ki Silivri'desiniz. Sizi iyi karşılayamadık, umarım bundan sonra her şey çok daha güzel olur. Cesaretinize, sabrınıza, çabanıza ve emeğinize sağlık.

YORUM YAP