Hazal Başaran

Kalp herkeste var; yürek başka bir şey...

Erzincan Orduevi'nin girişinde yaşanan insanlık dışı vahşet, vicdanı olan herkesi derinden sarstı. Giden canımız geri gelmeyecek ama… Oradaki kötü muameleye dikkat çekici biçimde tepkisiz kalanlar da dâhil olmak üzere işkenceci katile ibretlik ceza verilirse sahipsiz hayvanlara yönelik katliam, tecavüz, eziyet gibi eylemlere kalkışan sorunluların cesareti kırılmış olur.
2018'e gireceğiz, ne acıdır ki ülkemizde hayvan öldürmek hala Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendiriliyor. Hayvanlara zarar verenler az bir para cezası ile işin içinden sıyrılıyor. Ödül gibi ceza!
Hayvanlar mal değil, can sayılmalı. Hayvanlara karşı işlenen suçların Kabahatler Kanunu kapsamından çıkarılıp Türk Ceza Kanunu dâhilinde ele alınmasını istiyoruz. Kötülüklerin yapanın yanına kar kalacağı gerçeği canımızı çok yaktı, hala da yakmaya devam ediyor. Çok mu şey istiyoruz anlamıyorum ki, yeter artık duyun sesimizi.
Yeni yasal düzenlemeyle birlikte Hayvanları Koruma Kanunu, Türk Ceza Kanuna geçecekmiş. Hayvana işkence edenlere hapis cezası gelecekmiş. Miş miş miş. Peş peşe çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin veya torba yasaların içine koyun gitsin işte. Yorulduk beklemekten, laf değil icraat istiyoruz artık. Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu'nun bu konuda umutlandıran girişimleri var. Hayvanlara daha geniş haklar tanıyan yasal düzenlemeyi gündeme aldıklarını müjdelemişti. Hükümetimizden beklentimiz açık; hayvanları öldüren, istismar eden, şiddet uygulayanların caydırıcı bir şekilde cezalandırılması…
Masum bir kediyi hedef alan bu insanlık dışı vahşeti lanetliyor, Hayvanları Koruma Kanunu ve Yönetmeliğindeki yetersizliğin en kısa sürede giderilmesini yürekten temenni ediyorum.
DOST

Türkiye bir sadist tarafından kediciğin hunharca öldürülmesini konuşurken sizlere Silivri'mizden yürek ısıtan bir haber vermek istiyorum. Hem kendi hayatını hem de çevresinde dokunduğu muhtaç kedi ve köpek dostlarımızın hayatını sevgi ile dolduran Orhan Yirik ağabeyle tanışın istedim.
Orhan Yirik, emekli ambulans şoförü. Yaklaşık 30 yıldır balıkçılık yapıyor. Balıkçı barakalarındaki onlarca hayvanı yıllardır kendi sınırlı imkânı ile besliyor. Zaman zaman arabasıyla yollara düşüp köy ve mahallelerdeki ormana terk edilen köpeklere mama götürüyor. Yirik'i tanıyanlar, “O'nun sayesinde bu kadar hayvanın karnı doyuyor. Kediler de farelere geçit vermiyor, ağ depolarına fare giremiyor” diyor. Hayvanlar da sevildiklerinin farkında. Her geldiğinde O'na minnettarlıklarının bir ifadesi olarak resmen karşılama töreni yapıyorlarmış.
İyi haber duymaya o kadar özlem duyuyoruz ki… İlaç gibi geldi. Sevgi mucize gibi bir şey; dokunduğu her yeri güzelleştiriyor, hayat veriyor… Çok yaşa koca yürekli Orhan ağabey, Allah sana uzun ömürler versin.
Ülkemizden huzur ve refah, yüreklerimizden merhamet ve sevgi eksik olmasın...
Şimdilik hoşça kalın.

 

*5 Aralık Salı günü yayımlanmıştır. 

YORUM YAP